YORULAN OYUNCUYU TESPİT ETMEK
Bu yazıya, komik bir hikaye ile başlamak isitiyorum.
Aşağıda anlatmaya çalışacağım sistemi takıma yerleştirirken, oynadığımız hazırlık maçlarında yanımdaki yardımcı koça, maç içinde benim göremediğim yorulan bir oyuncu tespit ederse hemen bana bildirmesini söylerim.
Yurt dışındaki bir hazırlık maçına,daha önce benimle çalışmamış yeni bir yardımcı koç gelmişti. Maçın başında her zaman ki gibi "yorulan varsa bana söyle" demiştim.
Maçın oldukça heyecanlı bir anında yardımcı koç bana döndü ve "abi zona dönelim mi ?" dedi.
Henüz ilk milli maçına çıkan bu genç koç “yorulan varsa, söyle ” lafını “yorumun varsa, söyle ” şeklinde anlamış...
SİZ SADECE KOŞUN YETER
Aslında
her şey yıllar önce, sanırım 2005 yılındaki bir dost yemeği sırasında, milli
takım oyuncularının yaptıkları antrenmanlardan dolayı çok yorgun düştüklerini ,
bu nedenle ikaza gerek olmaksızın akşamları erkenden yattıklarını ,yine bu ağır
antrenmanları kaldırabilmek için kendiliklerinden yemelerine içmelerine çok dikkat ettiklerini (
Zayıflamak için perhiz yapanların perhizi bıraktıklarını ) maçlar sırasında çok
yoruldukları için kendi yerleri bile olsa oyuna arkadaşları girerken mutlu olduklarını , şaka bile
olsa yorgunluktan yere düşmemek için birbirlerine yaslandıklarını ,destek
verdiklerini anlatırken genç antrenör arkadaşımın:
“Abi sen bir taktik veya bir
stratejiden bahsetmiyorsun, sen bir ülkenin spor kültürünü değiştirmekten
bahsediyorsun. “ demesiyle başladı.
Açıkçası
o zamanlar bu yorum bana çok iddialı gelmişti. Yapmak istediğim rakipler ile
kıyaslandığında çok daha güçsüz olan takımıma alışılmadık bir sistemi
yerleştirmekti.
Sistem
yerleşti ve o zamanlar için oldukça önemli bir başarı kazanmamızı sağladı.
Aradan uzun
zaman geçti bu süre içinde çok farklı kulvarlarda yarıştım, bahsettiğim sistemin bir iki
parçasını kullandım ve sayısız yararını gördüm ancak o dönemde yaptıklarımın daha
sonra doğurduğu sonuçları ve arkadaşımın bu yorumunu hiç bir zaman unutmadım.
İnsan
belirli bir yaşa geldiği zaman yaşadığı tecrübeler sayesinde resmin tümünü daha
rahat görebiliyor.
Genç
arkadaşımın sorusuna cevabımı gecikmeli de olsa şimdi
verebiliyorum ;
Ben o zamanlar öyle bir
stratejiden bahsetmişim ki , o dönemi yaşayan oyuncuların spor kültürü kendiliğinden değişmiş ve kendinden sonra gelen gençlere de öğretmişler.
Bunu o zaman takımda ve
çalışmalarda yer alan oyuncuların bu kadar uzun süre geçmesine rağmen ( kendilerine bakmaları sayesinde ) halen Avrupa çapında
oyuncu olmalarına bağlıyorum.
ALT YAPIDAKİ SORUNLAR
Özellikle
alt yapılarda sorunların başında, maç kazanmak için bireysel oyuncu eğitiminin ihmal edilmesi gelir.
Yeteri
kadar eğitim almamış az sayıdaki oyunculardan oluşan kısıtlı rotasyonla oynamak, otomatikman oyuncu sayısının artmasına mani
olur.
Basketbol
zor spordur ,hem oyuncuya göre teknik
vermek hem de takıma göre düzenleri seçmek
çok kolay değildir.
Oyuncular bu nedenle ulaşabilecekleri maksimum seviyeye ulaşamazken, takımlar yanlış
seçimler nedeni ile umdukları sonuçları
alamazlar.
Hem
oyuncu eğitimini hızlandırmak hem de oyuncu sayısını artırmak için alt yapıya
değişik bir bakış açısı getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
İHTİSASLAŞMAYA BAŞLAMADAN ZAMANI
YAKALAMAK
Ortada kaçınılmaz
bir gerçek var ki, basketbol hücumda her geçen gün daha da hızlanırken,
savunmada da daha fazla agresifleşiyor.
O zaman alt yapı takımlarında oyunun temposunu
artırmanız halinde neler kazanabiliriz? Bir bakalım;
Yavaş
tempoda oynamaya alışkın bir oyuncuya yüksek tempolu basketbolda rol vermek çok
kolay değilken, yüksek tempoya alışmış oyunculara yavaş tempo içinde bir rol
vermek daha kolaydır.
Oyunu
hızlandırmak için agresif savunma yapmak gerekir.
Hem hızlı
hücum hem de agresif savunma, kullanılan top miktarını artırır ancak böyle bir
basketbolu sekiz kişilik rotasyonla oynamanız imkansızdır.
Rotasyonun artması daha fazla oyuncunun tecrübe kazanmasını ve yetişmesini sağlar.
Rotasyonun artması daha fazla oyuncunun tecrübe kazanmasını ve yetişmesini sağlar.
Oyuncular
yorulduklarında hata yaparlar daha fazla hata yapmamak için daha çok
çalışırlar.
Oyuncular
yorulduklarında gönüllü olarak sürelerini arkadaşları ile paylaşırlar.
Yüksek
tempo ve agresif savunma oyuncuların kondisyonlarını basketbol sahasında
geliştirmelerine yardımcı olur.
Hızlı
hücum çok pozisyon demektir, çok pozisyon ise tüm oyuncuların daha fazla tekrar
yapmasını ve daha çabuk öğrenmesini sağlar.
Çok şikayet edilen zone savunmalara karşı önemli bir silahtır.
Çok şikayet edilen zone savunmalara karşı önemli bir silahtır.
Hızlı
hücumda rakibi eksik yakaladığınız için basit temel teknik hareketleri
uygularsınız,
Örneğin; koşabilen acemi bir uzun oyuncu yavaş tempoda hücum
ribaunduna girdiğinde kolayca box edilirken, hızlı tempoda koştuğu takdirde üç beş tane
hücum ribaundu alabilir ,acemi oyuncu bu durumda takıma katkı verebildiğini
anlar ve kendini takımın parçası gibi hisseder ancak oyuncuların koşabilmesi ve
bu hareketleri hızlı yapmaları gerekir.
Bu da çok çalışmakla ilgili bir
durumdur.
Hızlı
hücum ve agresif savunma yapmak yarı saha basketboluna göre daha kolaydır ancak
çok yorucudur.
Bu
sebeple hızlı hücum, basketbol öğretimini kolaylaştırır.
Böylece
daha fazla eğitici yetiştirebilirsiniz.
Oyuncularınızın
hızlı hücumu ve agresif savunmayı tüm maça yayabilecek gücü olduğu takdirde,
temel teknikleri rakip oyunculara göre daha zayıf olsa bile her zaman maça
ortak olabilirler.
Alt yapıda bu oyun tarzını maç
kazanmak için bir strateji gibi kullanırken, aynı süreçte oyuncularınıza
antrenmanlarda yarı saha basketbolu için gerekli olan temel teknikleri ve set
hücumu için gerekli bilgileri aktarabilirsiniz.
Ve son
olarak, oyuncularınız daha fazla oynamak için bir sporcu gibi yaşamaları
gerektiğinin bilincine varırlar.





Yorumlar
Yorum Gönder