Ana içeriğe atla

NE KADAR GÖREBİLİYORSANIZ SİZİN İÇİN HEPSİ O KADARDIR





Avrupa’nın önemli futbol kolejlerinden birinde “ benim oynadığım günlerde...“ veya benim futbolum...” diyen koçlara geçerli not vermiyorlarmış.

Oyun gelişiyor, oyun tarzı değişiyor, bilgiler ve öğretim metotları  derinleşiyor . İnanılmaz kabiliyetli ve yetenekli oyuncular yetişiyor.

Pivotların şut atması garip karşılanırdı ancak bugün çeşitli liglerde bu özellikleri ile ön plana çıkan onlarca pivot var.

Yine kısa süre önce çok fazla top kullanan oyun kurucular rahatsızlık verirdi. 

"Bugün bizim için doğru olanlar dün doğru değildi." 

Artık yaşlandığımızı kabul edip, öğrenmeye araştırmaya devam etmek gerek.





Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz neticede son yıllarda oyunu hep topu taşıyabilen oyuncular domine ediyor .

Forvetler çizilmiş setlerde ve hızlı hücumlarda pasları oyun kuruculardan alırken, pivotlar dışarıdan içeriye hareketlenerek oyun kuruculardan aldıkları asistler  ile sayı buluyorlar.



Türkiye’de Granger,  Heurtel , Doğuş ,Dixon, Suloukas, Wanamaker , Wilbekin, Thomas, Roll, Kenan’nın performansları belirleyici olurken  , NBA ‘de oyun kurucu kısalar Russell West brook , James Harden ,İsaiah Thomas  gibi oyuncular ligi domine ediyorlar.




SINIRLARI KİM ÇİZİYOR

Çoğumuz basketbol maçlarını izlerken oyuncuların belirli sınırlar içinde hareket ettiklerinin farkına varmayız.

Bu sınırların büyük kısmı koçlar tarafından çizilse de bir kısmını da oyuncunun kendisi belirler.

Oyuncuların koçun koyduğu sınırların içinde rahat hareket edebileceği bazı alanlar vardır. 
Maalesef birçok oyuncu risk almaz veya bu durumun farkında değildir.



Sınırını belirleyen oyuncunun ilerlemesi bitmiştir, onlar artık sadece bulunduğu pozisyonu korumak için çaba gösterirler. 

Nedir bu sınırlar?

Teknik terimleri bir yana bırakacak olursak, maç içinde herkesin anlayacağı bazı sözcükler kullanılır.

Topu getirmek , oyunu kurmak, pozisyon yaratmak.

Sınırlarını belirlemiş oyuncu topu bir şekilde karşı sahaya getirebilir.

Sınırlarını belirlemiş oyuncu pası vererek oyunu kurmaya başlayabilir.

Sınırlarını belirlemiş oyuncu bir şeyler yaratma konusunda pek istekli olmasa da belki şansını deneyebilir.


Gelişmeye açık olan oyuncu, top kaybetme riski olmadan karşı sahaya hızlı geçer . 
Ve bu sırada kolay bir asist veya atış varsa değerlendirir.

Gelişmeye açık olan oyuncu ,oyunun kurulmasına mani olmaya çalışan savunmaları cezalandırır ve oyunu kurarken iki üç hamle sonrasını planlar .

Gelişmeye açık oyuncunun bir şeyler yaratmak için her zaman kafasında bir plan vardır ve yaptığı her hareket bu amaca yöneliktir.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...