Veliler, çocuklarının takımda sivrilmesini beklerken, koçlar rakipleri yenmeyi düşünüyor, bu sarmalın içinde mücadele eden gençler ise çok ciddi bir baskı altında kalıyorlar.
" Önemli değil, geçer " sözcüğü yerine, sorunları çözmek ve çocuklara yardım etmek için bilgi sahibi olmalıyız.
NCAA FİNALİ İÇİN SAHAYA ÇIKMAK BİLE İLGİMİ ÇEKMEDİ
Hikaye iki defa NCAA finali oynayan bir kadın basketbolcudan; lise takımında son derece başarılı olan bu oyuncu , çok istediği bir kolej takımından burs alıyor.
Sezona büyük hayallerle başlıyor ancak maçlar başladığı zaman hem beklediği
kadar süre alamıyor, hem de tecrübeli oyuncuların karşısında çaresiz durumlara
düşüyor. Süre ilerledikçe durum daha da kötüleşiyor ve artık çok sevdiği
basketboldan zevk almamaya başlıyor.
Hatta takımı ile birlikte yıllardır hayallerini süsleyen Final Four’a
katılmasına rağmen, kendisi için bir gelecek görmediğinden ve kendini takımın bir parçası olarak
hissetmediğinden dönüşte koçuna basketbolu bırakmak istediğini iletiyor.
Okulun psikoloğu ile yaptığı görüşme sonrası aldığı cevap,
“ Tatil için eve döndüğünde sadece ne kadar iyi bir basketbolcu olduğunu
düşün bu senin için yeterli çünkü sadece sürekli olarak negatif şeyleri
düşünüyorsun ve artık iyi taraflarını hiç göremiyorsun ..”
Cevap ve tavsiyeden hiç tatmin olmayan genç oyuncu, bu görüşmeden
tek bir şey öğrendim , “psikolog benim nasıl düşündüğümü ve farklı düşünmem
gerektiğini bana söyledi” gerçekten buna ihtiyacım vardı, çünkü daha evvel problemimi
paylaştığım arkadaşlarım “takma kafana
geçer” derken, bugüne kadar kimse ne yapmam gerektiğini bana söylemedi.”
diyor.
Tatil için eve döndükten sonra her Amerikalı genç gibi mezun olduğu
lisenin salonunda birçok oyuncu ile birlikte antrenmanlara başlıyor. Ve bu antrenmanlar sırasında bir yöntem
uygulamaya karar veriyor.
Her akşam bir kağıda, o gün antrenmanda yaptığı en iyi 10 şeyi yazmak.
İlk günler kendini iyi hissettiren, sadece kıyafetinin güzelliği , ayakkabı
bağının çözülmemesi gibi konular oluyor, antrenmandan ise aklında kalanlar sadece
girmeyen şutları ve tek pota maçlarda kaptırdığı toplar..
Bir süre sonra verdiği çok güzel bir pası aklında tutmak için kendini
zorluyor ve eve gidince hemen notlarına ilave ediyor.
Diyor ki; “işte o günden sonra iyi yaptıklarımı görmeye başladım, hatta
yaptığım iyi şeylerin hatalarımdan çok daha fazla olduğunu anladım.”
Ben psikolog değilim ancak insanların karamsarlığa kapıldıkları zaman iyi şeyleri değil de sadece kötüleri gördüklerini çok iyi biliyorum.
Örneğin bir maçta iki üç şutunuz girmez ve hala oyundaysanız, aklınız sürekli olarak girmeyen şutlara takılır, halbuki sahada kalmanızın nedeni belki de yaptığınız harika savunma ve aldığınız müthiş ribauntlardır...bunu hiç düşünmezsiniz, düşünseniz bile önemsemezsiniz ve bir süre sonra enerjiniz düşer savunma yapamaz ve ribaunt alamaz hale gelirsiniz..
Örneğin bir maçta iki üç şutunuz girmez ve hala oyundaysanız, aklınız sürekli olarak girmeyen şutlara takılır, halbuki sahada kalmanızın nedeni belki de yaptığınız harika savunma ve aldığınız müthiş ribauntlardır...bunu hiç düşünmezsiniz, düşünseniz bile önemsemezsiniz ve bir süre sonra enerjiniz düşer savunma yapamaz ve ribaunt alamaz hale gelirsiniz..
Dikkat ederseniz bazıları, bu salon çok soğuk , soyunma odaları çok dar
,parkeler kayıyor ve bu hakem kötü, gibi sorunlarla sahaya gelirler.
Bu tarz konuşmalar o oyuncuların gerçekten odaklanmaları gereken konudan uzak
olduğunu gösterir.
Gerçekten odaklanacak konular ise savunmada tutacağınız oyuncunun
özellikleri, hücum düzenleriniz olmalıdır.
Ancak bu durumu avantaja çevirmek sizin elinizdedir; diğerleri bu tarz
konularla vakit kaybederken siz sadece basketbola odaklanır ve bunu sürdürmeyi
başarırsanız rakiplerinizin önüne geçmiş olursunuz.




Yorumlar
Yorum Gönder