Ana içeriğe atla

SARUNAS JASIKEVICIUS



1976 yılının Mart ayında , tam olarak 5 Mart’ta . Kaunas’ta doğdum Ancak bu günün benim için özel olması dışında ,Vladimir Kliçko’nun ( Ukraynalı ağır sıklet boks şampiyonu ) ,Payton Maning’in ( Amerikan futbol oyuncusu ) ve Jennifer Capriati’nin de  ( Amerikalı, üç kez Grand Slam kazanmış tenis oyuncusu ) aynı yıl bu ayda doğmuş olmaları gibi tuhaf bir gerçekte var.




Mike D’Antoni ve juan Antonio Corbolan gibi adamlar iyiydi
ama fazla naziklerdi ,hep “doğru" olanı yapıyorlardı ama oyunlarında hiç heyecan yoktu. Bıkkınlık veriyorlardı . 
Oysa Magic ve Drazen’i izlemek bambaşka bir şeydi.

Sonra ,ulusal genç düzeyde yeni bir sürece öncülük edecek olan Jonas Kazlauaskas adındaki adam geldi.

Kazluaskas ,bana övgüler yağdırıyor ve beni gerçekten heyecanlandırıyordu. 
Önemli biri olabilirim diye düşündüm ve bu düşünce antrenman şeklimi değiştirmeme yardımcı oldu. 
Artık kolay kaçmak kaytarmak yoktu.

Kaslarımın yapmama izin vermediği şeyi ,kafamı kullanarak yapmaktan başka seçeneğim yoktu.

1993 ,ülkemdeki spor için tarihi bir yıl oldu ve biz ,16 yaş altı Avrupa Şampiyonası da yeni doğmuş ülkemizi temsilen Türkiye’nin Trabzon şehrine gittik.

Ayrıca ,Mannheim’da ,bana büyük ekonomik fırsatlar sunabileceğini ve kolayca Türk vatandaşlığına  girmeme yardım edebileceğini söyleyen Türk bir aracı ile tanıştım. Benimle ve diğer arkadaşlarım Jurkunas ve Marciulionis’le  ilgilendi.

Sadece Yunanlılar değil , herkes bizden daha iriydi. 
Türkiye de aynıydı .Ayrıca ,oyun sırasında ,daha önce hiç görmediğimiz bir şey yaptılar . Saha genelinde baskı ..
Bunun ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz  yoktu, taktiklere hala fazlasıyla yabacıydık.

Hedeflenmiş kurbanlar gibi görünüyorduk ama küçük bir ayrıntı vardı , biz iyiydik. Çok iyi . 

Ve Mannheim’da her şey içgüdüseldi ,bir rakipten iki kez top çalmak  da dahil. İkini sıkıştırma kavramı hakkında bilgimiz yoktu ama onları birçok kez top kaybına zorladık . Bu arada ,üçlükleri atmaya devam ettik. 
Nasıl mı ? Fikrim yok ama yine de Litvanya tarzı .


Başlangıçtaki korkumuzu yendikten sonra hızlandık ve iyi oynamaya , hücumda çok sayı yapmaya, eğlenmeye ve en önemlisi kazanmaya başladık.

Sadece ABD finalde bizi durdurdu ama onlarda son saniyeye kadar ter dökmek zorunda kaldılar.

Turnuva sonunda Kazlauskas bize dedi ki ; “Artık herkes sizin kim oluğunuzu biliyor ve siz de biliyorsunuz”




Rob Meurs ile tanıştık. Rob, bana ve arkadaşlarıma “ABD” konusunu açtı. 
Stepas ve Rob dürüst ve adil insanlardı ve Zalgiris’le doğrudan konuştular.

Kolej basketbolu deliliği söz konusu olduğunda insan, sadece turnuvayı değil, bunları da, her üniversitelinin tattığı aidiyet duygusunu ve sevgiyi de konuşmalı.



Artık tamamlayıcı oyuncu değildim ,oyun kurucuydum ve takım arkadaşlarımı yönlendirmem gerekiyordu. Oysa benimle birlikte sahada takım ,lunapark treninde gibiydi . Bir yukarı bir aşağı .

Kazlauskas, bu duruma göz önüne alarak beni, genelde atılım oyuncusu diye adlandırılan görevde oynatmaya başladı. Atılım oyuncusu ,sadece zor durumlarda oyuna giriyordu .Mesela 10 sayı gerideyken, bir şok gerektiğinde.



Neven Spahija beni ısrarla istedi . Bana 300.000  usd gibi bir rakam teklif eden Fenerbahçe de vardı ama benim gönlüm Euroleuge’den yanaydı.

Tim Hardaway’i yakından göreceğim için çok heyecanlıydım. MJ emekli olduktan sonra favorim o olmuştu neden mi? Çünkü CROSSOVER’i sanata dönüştürmüştü.

Don’un ( Nelson) oğluydu . Savunmadan sorumluydu ve çok da güçlüydü. Ayrıca da kendi yöntemini oluşturmuştu ; bir oyunda en az 10 top kazandıran herkese 100 usd verecekti
Düşünürseniz aptalca bir yöntem ama işe yarıyordu; para için değil tabii ,iddia uğruna . bu yöntem milli takımda uzun süre uygulandı.
Donie ,on yıldır Litvanya’da çalışıyordu ..

Barselona’ya geldikten sonra orada kalmayı hak etmenin ne kadar zor olduğunu anlıyorsunuz.



Alio Garcia Reneses , çok farklı bir koç. Sesini yükseltmeden saygı kazandırıyor. Beceremezseniz, ertesi gün özür dilersiniz ve takım meneceri, uzun nasihatlerle vakit kaybetmeden cezanızı keser. 
Bir sorunu çözmek istediği zaman hep birebir diyalog tercih eder; oyuncularını ,akranlarının önünde asla utandırmaz. 
 bir zamanın insanı ,başka zamanın koçudur. Tüm bunların dışında, kariyerimin o zamanı için mükemmel bir teknik direktördü.



Avrupa şampiyonası kötü gitti ,her zamankinden kötü oynadım ama büyük ders çıkardım: Fiziksel hazırlığın önemi. 
Aşırı yorgunluk halinde oynamamak daha iyi ; takım için sorun olmamak daha iyi.

CRUYFF

Onun seviyesindeki insanlar ile konuşunca ulaşılması en zor şeylerin aslında yapılması en kolay şeyler olduğunu fark ediyorsunuz . İfade tarzının inceliği etkileyiciydi; örneğin, Barcelona futbol felsefesinin doğuşunun anlatışı. “ Futbolda en önemli şey top, öyle değil mi? Top sizdeyse ,diğer takımda değildir.” Bu kadar. 
Bu sözleri her geri zekalı söyleyebilir ama onları bir yaşam tarzı haline getirebilen azdır. Cruyff bunu başaranlardan biri.



Pesicle çalışırken özgürlük yoktu .
Obradoviç için oynadığı Pana’dan Bodiroga geldi ve bize hiç değilse maçlardan sonra nefes alması için Pesic’le görüşmeyi denedi. 
Dejan çok oynuyor ve her zaman ,Atina’da olduğu gibi en büyük sorumluluğu o taşıyordu ama Obradoviç ona farklı davranıp biraz enerji toplamasına müsaade ederken Pesic , bunu duymak istemedi  ve ikili sert bir polemiğe girdi.
İki gün sonra burada maçımız var . Şimdi burada çalış , evde dinlenirsin. Pesic, bu sözle tartışmaya son noktayı koydu.

Hentbol takım antrenörü Valero Rivera ( antrenman saatlerini önemsemeyen Pesic’le bir iki defa münakaşa etmişti .)  Daha sonra sportif direktör olduktan sonra Pesic’i zevk kovacaktı.


Hayatta ve basketbolda sağlam bir ders aldım: Ne kadar sıkı çalışmış ve kendinizi ne kadar adamış olursanız olun, işler değişebiliyor. Bir tür depresyona girdim, uzun süre kötü hissettim.

Bir yıl Pesic’le çalıştıktan sonra  ,büyük bir teknik direktör olan ama Pesic’den de sert kabul edilen Dusko İvanovic ihtimali bana cazip gelmedi.


 

Macabi bana arka çıkıyordu: Tuhaf bir çıkmazda olan David Blatt ile telefonda görüştüm. Pini Gershon iki yıl sonra baş antrenör olarak geri dönmüştü ve yerini doldurup 2002 yılında FiNAL Four’u kazanan Blatt şimdi onun yardımcısı konumunu almıştı.
Az rastlanır bir durum ama Maccabi hakkında kitaplar doldurulur.

O kulüp ne kadar kurumsal ,önemli ve otoriter olursa olsun , gerçekten bir aile.

David ,mükemmel bir iş veren, her zaman doğru şeyi , ikna olmak için duymak istediğiniz şeyi söyleyen harika bir konuşmacı. 
Beni ikna etti. İmzayı atma kararı ile ,sıkıntıdan kurtuldum ve bu , Avrupa Şampiyonası’nın başlamasından hemen önce oldu.



Maccabi’de her şey çok farklıydı : Pesic, rakiplerini onlardan daha sıkı çalışarak yenmek istiyorsa , Blatt ,rakiplerinden daha fazla düşünerek kazanmak işitiyordu.

O kadar çok karışık savunmamızın ve sahte alan savunması oyunumuzun olması bu yüzdendi. Belli bir mantık söz konusuydu. Gershon bunu bize şöyle açıkladı .

“ Her takımın taktiklerinde adam adama savunmaya karşı 40 ya da 50 bölge savunmasına karşı sadece 2 ya da 3 hareket var . Kaç harekete karşı koymak istersiniz. Tek tuhaf teorisi bu değildi: Bir tane daha var: “Hakemler her maçta 30 faul verir. 30 faulde yapsanız 80 faulde yapsanız fark etmez , onlar her zaman 30’u sayar: Çok fazlasını yapabilirsiniz..



Dusan Ivkovic örgütleme ve sertlikle aynı anlama geliyordu . hızı nasıl kontrol edeceklerini ve hatta taktik faul kullanarak bizi ofansif oynamaktan nasıl alıkoyacaklarını iyi biliyorlardı.

Alexander Gomelsky CSKA nın başkanıydı ve sezonun en iyi oyuncularının ödüllerinin verildiği  törende beni kenara çekip “ Saras, sana aşığım. Bu Fianal Four’un sonunda yapman gereken tek şey sözleşmeye yazacağımız miktarı bize söylemen” dedi. 
Böyle bir şey duymak nasıl bir duygu  mu? Oyunun babalarından birinin size bu sözleri söylemesi? En basitinden , gurur verici.




ABD karşısında oyuna iyi başlamadık ama onların atıcıları yoktu ve biz savunmada iyi oynuyorduk. Kısa sürede geri döndük ve üç sayılık bir atışla oyuna devam ettik. 
LeBron gibi kısa forvete karşı savunma yapmak çocuk oyuncağıydı; Alanı daralttık , o da dışarıdan atış yapmak zorunda kaldı, işte bu kadar.

Duncan 3 saniye koridorundan çıkamıyordu bu da bana pick and roll hücumuyla iyi bir atış imkanı veriyordu.
Nihayet zafer geldi.

Amerikalı basketbol ajanları Avrupa’ya cüsse aramaya geliyorlardı ,teknik özelliklere bakmaya değil.
Bir oyun kurucunun fark edilmesi zordu ama bacaklarınız koşuyor kafanız çalışıyorsa , kanat açıklığına neden ihtiyacınız olsun ki?
İnsanlar basketbolu çok zorlaştırıyorlar.

Molada tahtayı aldı ve Sarunas için S ,Siskauskas için S Songolya için S Stombergas için S yazdı ve sonra hücum çizmeye başladı . Sahaya döndüğümüzde “Hangi S benim??” diye düşünüyorduk. Sanırım paniğe kapıldı ve çalışma tarzını İsveç 2003’tekine kıyasla bu kadar değiştirmesine hiç anlam veremedim.

Çok geçmeden Obradovic’i keşfettim: inanılmaz gibi görünse de sadece birkaç hafta içinde tüm oyun sistemini değiştirmişti. Araştırdığımız ve üzerine çalıştığımız hiçbir şeyi yapmıyorlardı. Parker’a yönelik teke tek planı tamamen elenmişti, onu sürekli çift guard oynatıyordu.



NBA

Yirmi dokuz yaşında , onca başarı elde etmiş biri olarak üniversiteden ya da liseden gelen tüm o yeni yetmelerin arasında olmak bana saçma geldi.. benimle birlikte toplam dört yabancı oyuncuyduk. Ben, Fabricio Oberto, Andrew Bogut ve hemşerim Linas Kleiza.
 Böyle bir şey NBA dünyasındaki düzenlemenin seviyesini gösteriyor. Hiçbir şey şansa bırakılmaz ve oyuncular hayatla profesyonel olarak yüzleşmeye hazırdırlar.

Kaçınızın silahı var ? diye sordular . Aptalca bir soru olduğunu düşündüm ; karşılık olarak altmış kadar kişi el kaldırdı . Beni her şeyden çok bu etkiledi galiba.



 

Jermaine O’Nail seriyi şampiyonluğa götürecek yıldız değildi belki ama iyiydi. Diğerleriyse Carlisle’yi paramparça edebilecek kişilikteydi: Stephen Jackson, Jemaal Tinsley, Ron Artest... Rick fazla hoş görülüydü ; böyle bir gurubu yönetmek için çok sert ve titiz bir teknik direktör gerekirdi. 

Bir gün Tinsley ayağında parmak arası terlikle geldi ve Carlisle’ye antrenmana hazır olduğunu söyledi . Koç ,içkili olduğunu anladı ve eve gitmesini söyledi . Aldığı cevap şuydu: “Eve sen git; ben antrenman yapıyorum !”


Carlisle’nin de garip davranışları vardı. Mesela ,maçlardan önce o da oyuncular gibi ayak bileklerini bandajlardı.

Pat Riley’in bir sözünü hep hatırlarım: “Sıkı çalışma ve kararlılık size hiçbir şeyi garantilemez ama çalışmanız ve karalılığınız yoksa , şansınız da yoktur.”


Obradovic böyledir , yeri geldiğinde sizi fazlasıyla zorlar ama gerekli olduğunda ayağını gaz pedalından çekmesini de bilir.


Eski Sırp ustadan , yani Pesic’ten biraz farklıdır mesela..

Dimitris, taktik açıklamalarının yanı sıra motivasyon konuşmalarını da seviyordu ama bazen o kadar çok üzerinde duruyordu ki ,çok konuşkan olmayan Obradovic sıkılırdı .” Tamam Dimitris,anladılar. Sıkı onlayacaklar, rahat ol !” Obradovic ,ile İtoudis’i tamamlayan farklı yönlerden biriydi bu: Biri az konuşan bir adamdı ,diğeri biraz dilbaz.

GENÇ OYUNUYA TAVSİYE

Genç bir oyuncuya tavsiyede bulunacak olsam yine aynı yerden bakardım. “Şu anda paraya bakma . Doğru takımı ,seni ortaya çıkaracak ve sana iyi koçlar sağlayacak şampiyonaları ara. Kendine iyi bir isim yap.” Hepsi bu.



Kazanmak asla tesadüf değildir, tesadüfen şampiyon olamazsınız. Basketbolda eleme maçları var ama normal sezondan sonra her şeyin sıfırlandığı doğru değil. Kazanmanızı sağlayan şey, tüm sezondaki çalışmalarınız ve her maça dönük ciddiyetinizdir.




Trifunovic’ten memnun olmayan çok oyuncu vardı ve memnuniyetsizliklerinin başlıca sebebi de kendi istatistikleriyle ilgilenmeleriydi. Bana öyle geliyordu ki, içlerinden biri de kendisiyle büyük bir tartışma yaşadığım Kenan Bajramovic’ti.



Aramın çok iyi olduğu Koç Neven Spahija beni aradı .Beni İstanbul’a ,Fenerbahçe’ye istiyordu.
Üstün bir performans sergilediğim maçta Türkiye kupasını kazandık. 
Fenerbahçe’de oynamaktan memnundum; garibime giden tek şey, koçun stratejisiydi: Performansım nasıl olursa olsun ,oyunda kaldığım dakikalar hep aynıydı. Hoş her koçun kendi yöntemleri var.



Türkler oyunculara gerçek süper star gibi davranıyorlar ,eleştiri kabul etmiyorlardı ve spor salonunda çalışmak konusundaki alışkanlıkları çok tuhaftı.
Benim hiç bir zaman terk etmediğim ,alışagelmiş bir programım vardı. Antrenmandan sonra çalışmak için kaldığım ya da tek başıma spor salonuna geldiğimi gören birinin bana şaşkın şaşkın bakması alışık olmadığım bir şeydi.



Litvanya’da basketbol sahada oynanır ama aynı zamanda gazetelerde ,barda ve süper markette de.. Herkesin bir fikri vardır.

Atina’dan uzak kaldığım o sezon Pana maiyetiyle özellikle Itoudis ile hiç irtibatımı kesmedim. Her zaman olduğu gibi, çoğunlukla basketboldan konuşuyorduk. Taktiklere deli oluyorduk, hala da öyleyiz.

Obradovic değişmişti. Her zaman çok istekliydi ama daha fazla nefes almanıza izin veriyor ve detaylara daha çok dikkat ediyordu. 

Bu takımın hata yapma payı olmayacağını biliyordu ve hataya izin vermeyecekti. Düşük düzeyli oyuncuları yetiştirmenin onun için zor olduğunu ve  bu durumun onu daha da sertleştirdiğini düşünüyorum. Uygulamadaki hatalarımız için daha fazla ceza alıyorduk; her hata, bir kısa mesafe koşusuna mal oluyordu . Ve Obradovic bu cezayı sürekli ikiye katlıyordu. Bir idmandaki rekor, otuz altı kısa mesafe koşusu oldu. 

Maçı kaybettiğimiz zaman . Obradovic ile saatlerce video izlemeyi beklemeliydik. Onun eğitim yöntemi de buydu . Her şeyi bütün oyunları tek tek analiz ederdi.

Obradovic her zaman size kazanmanın  mümkün olduğu hissini verir.

Hayatımda Spanoulis’ten daha sıkı çalışan birkaç oyuncu gördüm.

Bütün zaferler sadece bir gün sürer.


KOÇLUK İLE İLGİLİ FİKİRLER TAVSİYELER 

Kaderimin koçluk olacağını biliyordum ve bu teklif doğrudan Kaunas’dan geldi GM Motiejunas ,Krapikas’ın beni asistanı olarak istediğini söyledi.

Aklımdan geçenleri açıkça söylemekten, hatta gerekirse bağırmaktan hiç utanmadım : Ben her zaman kazanmak istedim ve eğer başarıyla aramdaki mesafeyi azaltabilecekse, bir şeyleri saklama fikrini kabul edemem.

Sadece kendimiz için değil ,basketbolu seven herkes için oynadığımızı unutmamalı ve basketbolu gitgide daha fazla insana sevdirdiğimizden emin olmalıyız.

Kazanmak için tek bir yol yoktur kazanmanın yolları vardır.

Kendinizi sürekli yeniden keşfetmek, büyük resmi akılda tutmak gerek ama sadece yıldan yıla değil ,aydan aya ya da haftadan haftaya da farklı ihtiyaçların olduğunu dikkate almalısınız . Yapılacaklar günden güne değişebilir. Her durumun , hazırlanacak her maçın ,her yolculuğun ele alınacak kendine özgü sorunları olur . Fikirlere ihtiyaç  duymanızın nedeni budur ve fikirler bulabilmek için beyninizi de tüm hayatım boyunca kaslarımı çalıştırdığım şekilde çalıştırmak zorundasınız.

Sahada yalnızsınız ama hazırlık ve planlama bir takım işidir. Basketbolda kadro, bir takımda birçok kişiden oluşan ancak tek kişi olan baş antrenörün gerçek uzantısıdır .
İş arkadaşları olarak profesyonel ve kişisel açıdan aynı dili konuşmak önemlidir.

Pini Gershon ile aynı karalılığa, müthiş ikili Obradovic ve İtoudis’in müthiş uyumuna ,yeni şeyler denemekten korkmayan Xavi Pascual’ın deneme cesaretine sahip olmak istersiniz.
Bu açıdan bakıldığında belki de en iyisi Xavi Pascual. Kendinizi zorlamak için güce, güvenmek için cesarete, dinlemek ve insanların konuşmasına izin vermek için tevazuya ihtiyacınız var. Yalnızca tek bir sesi duymaya alışmamak oyuncular için önemlidir.







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...