Siz ilk defa basketbol sahasına çıkan çocukların ısınmak için nasıl koştuklarını izlediniz mi?
Eğer izlemediyseniz ben söyleyeyim , yavaş tempoda takımla birlikte koşacakları yerde birbirlerini geçmek için tüm güçleri ile koşarlar.
Çünkü onlar çalışmaya değil yarışmaya gelmiştir ve henüz yarışmaya hazırlanmak nedir bilemezler.
Eğer mani olmazsanız yorulana kadar koşmaya devam ederler ve antrenman yapacak güçleri kalmaz.
İşte, basketbola yeni başlayan çocukların daha ısınma sırasında başlayan bu yarışma isteğine, veliler, yöneticiler ve mecburen! koçlar da dahil olunca önümüze çok ciddi bir sorun çıkıyor.
Birlikte yeterli takım çalışması yapmadan ve basketbol oyununu henüz öğrenmeden maç yapmaya başlayan çocuklar daha yolun başında yıpranmaya başlıyorlar.
İşin üzücü tarafı, veliler ve koçlar sanki sahada gerçekten basketbolu bilen donanımlı oyuncular varmışçasına bu mücadeleye katılıyorlar.
Psikologlara göre aynı sorun okullarımızda da mevcut
Mark Von Vugt kitabında “ Biz anne babalar çocuklarımıza birlikte yaşamayı ve çalışmayı öğretmek yerine daha çok bilgi sahibi olmalarını ve birbirleri ile rekabet etmelerini tercih ediyoruz “ diyor .
Mark Von Vugt kitabında “ Biz anne babalar çocuklarımıza birlikte yaşamayı ve çalışmayı öğretmek yerine daha çok bilgi sahibi olmalarını ve birbirleri ile rekabet etmelerini tercih ediyoruz “ diyor .
Rekabet kaçınılmaz. Ancak başarılı olmak için birlikte çalışmakta öyle..
O zaman klasik bir basketbol maçını alıp antrenmanlarımıza taşıyacağımız yerde ,
onu gençlerin eğitimi ve gelişimi için farklı biçimlerde kullanmak daha akıllıca olmaz mı?
Örneğin : Antrenmanlarda ödül olarak beşe beş maç yapmak yerine, ikiye iki turnuvalar yapmak ,sizce oyuncuların gelişimi ve eğitimi için daha yararlı olmaz mı?


Yorumlar
Yorum Gönder