TÜBAD- TBF ortaklığında yapılan antrenör seminerinde , TÜBAD başkanı sevgili Çetin Yılmaz’ın harika konuşmasını dinlediniz mi bilmiyorum ?
Ancak her cümlesi ayrı değer taşıyan bu sunumun, özellikle maç seyrederken aklıma gelen özel bir bölümü var;
Hikaye Çetin Yılmaz’ın A takım çalıştırdığı bir dönemde cereyan ediyor , o sezon Çetin , Çukurova takımında antrenörlük yaparken sayın İbrahim Ortaç takımın yöneticisi.
Bir hafta sonu, Çukurova takımı çok önemli bir maçı kazanıyor ve Türkiye Ligi’nde liderliğe yükseliyor.
Maç akşamı Çetin Yılmaz çok sevinçli ,ancak İbrahim Ortaç ona; ( Tam olarak doğru kelimeleri hatırlayamasam da) “ Bu senin yaptığın antrenörlük değil, tüm maç hep bağırdın çağırdın hiç susmadın ne zaman düşündün ki.. “ diyor.
Çetin, o anda bu cümleye bir anlam vermiyor ve pek fazla da üzerinde durmuyor ancak daha sonra , İbrahim Ortaç’ın neden böyle bir şey söylediğini düşününce, belki de tüm iyi antrenörlerin öğrenmesi gereken bir gerçeği anlıyor.
Her hata ve her yanlıştan sonra oyunculara bağırdığınız takdirde düşünmeye zamanız kalmaz.
Hataları oluşturan olaylar ; doğruyu yaparken ortaya çıkan negatif olaylardır. Doğruyu yaparken yaşanan kazalardır, örneğin, son saniyede ayağı kayan bir oyuncunun turnike kaçırması veya terli bir elden kaçan top, bu tarz olaylar hep olur ve olacaktır.
Yanlış ise başka şeydir örneğin, -çok özel bir durum yoksa- pivot oyuncunuzun pota altından topu kullanma imkanı varken dış atış yapması bir hatadır. Veya perdeleme yapacak olan oyuncu perdeleme yapmadan içeri devriliyorsa bu da bir hatadır ve ikaz edilmesi şarttır.



Yorumlar
Yorum Gönder