Geçtiğimiz seneye kadar, Türkiye'de Fenerbahçe basketbol takımında oynayan Datome'nin kitabı çıktığında açıkçası hiç ilgilenmedim. Önce Dixon sonra Obradovic'in de kitapları çıkmıştı ve arkadaşlara sorduğumda bu kitapların çok da ilginç olmadıklarını söylemişlerdi.
Geçtiğimiz hafta, hem basketboldan, hem de yazarlıktan iyi anlayan bir arkadaşım bu kitabın farklı olduğunu , Datome'nin farklı bir kişilik olduğunu diğer sporculara pek benzemediğini söyledi.
Aynı gün kitabı aldım ve üç gün sonunda bitti. Tabii altını çizdiğim birçok cümle de yanımda kar kaldı .
Datome'nin, kitabı birlikte yazdığı arkadaşı bu eserin diğer kitaplar ile arasındaki farkı şöyle anlatıyor.
"Datome bu kitabın üzerine çalışmaya değer şey olduğunu söyledi, "Biyografi olmadığı sürece tabii, yoksa yalandan kendini övenler arasında adım geçsin istemem" dedi.
Gitar çalan, resim yapan, kitap okuyan ( tam anlamıyla bir kitap kurdu ) bize istanbulu birçok İstanbuldan daha iyi anlatan bu özel sporcunun hayatından kesitleri okurken .
Bazı konularda ,özellikle İtalyan basketbolundaki genç oyuncuların eğitimi ile ilgili görüşlerini ilgi ile okuyacaksınız.
Kariyerim boyunca yalan söylemeye ihtiyaç duymadım. Her zaman hakikatin silahını kullanmayı tercih ettim.
OBRADOVİÇ
Soyunma odası , kıskançlıktan arınmış, herkesin birbirine yardım etmeye hazır bulunduğu sakin bir yer olmalı.
Obradoviç
Onun için maddiyat , duygusal bir amaca ulaşmak için kullanılan bir araç olmaktan başka bir anlam ifade etmiyordu.
Maça iyi hazırlanmanın faydası olur, iyi antrenman esastır.
Ancak en sıradan maçta bile, her sonucu izlemeye değer kılan , beklenmedik ve öngörülemeyen bir bilinmeyen vardır.
Aklımda lan tek şey zaferin ilk adımı yenilgiyi kabullenmek onu hazmettmek olduğuydu.
Hayal kırıklığı sizi kendinizi aşmaya ve geliştirmeye iten bir hatırlatmadır adeta. Çünkü bu duyguyu yeniden tatmak istemiyorsanız , mağlubiyetten kaçmak için her şeyi yaparsınız.
Koç maçtan önceki antrenmanlar sırasında , ses sistemine Panathinaikos taraftarlarının tezahürat dolu bir kayıt cihazı bağladı ve sesini de sonuna kadar açtı. Birkaç metrelik mesafeden bile birbirimizi duymadık . Sadece bakışlarımızla ve mimiklerimizle anlaşabiliyorduk.
Buna daha fazla katlıda bulunmak istedim , ancak takım sporunda her zaman daha iyi durumda olanı ön plana çıkarmak doğrudur.
Zaferi yenilgiden ayıran çizginin inceliği çok şaşırtıcı . Ufacık bir ayrıntı, bütün bir kariyeri ne kadar değiştirebiliyor.
Herkes olacaklara hazırlıklıdır . Herkes rakiplerini izler . Aşağı yukarı herkes, bell başlı durumlarda nasıl savunma yapacağını bilir. Ama asıl fark yaratan şey ayrıntılardadır.
Bach'ın gölgesinin Paul McCartney'nin gitarının arkasına nasıl gizlendiğini açıkladı.
Umberto Eco, "Okumayanlar, yetmiş yılda yalnızca bir hayat yaşamış olurlar, o da kendi hayatlarıdır." Diyordu. ""Okuyanlar ise beş bin yıl yaşamış gibi olur. Kabil, Habil'i öldürdüğünde de yaşamıştır, Renzo Lucia'yla evlendiğinde de, Leopardi sonsuzluğa hayran kaldığında da , çünkü okumak geriye dönük bir ölümsüzlüktür.
Yazarlar Don Wilsow ve Tanzai.
Koçun işinde çoğu zaman fark yaratan onun kişiliğidir.
Herkes oyuncu olmak istiyor. Ama oyuncu olmak için herkes mücadele etmiyor.
Kariyerimde ,size kendinizi eşsiz , benzersiz bir projenin parçasıymış gibi hissettirmeyi bilen antrenörlere daima değer verdim, çünkü soyunma odasında sahip olduğunuz his bütün bir sezonu değiştirebilecek güçte , yıkıcı bir araçtır.
BONİCİOLLİ
Soyunma odasına giridi ve şunları söyledi: "Bakın çocuklar ,dün bizim otobüs şöförüyle akşam yemeğindeydim . Bana bomba taşıyan bir kamyon sürmek için orduyla Irak'a gittiğinden bahsetti . Savaş bölgesinde her an silahla vurulma, bir yere çarpma riski vardı . Farkında mısınız? Adam her an kamyonun havaya uçacağı ı bile bile bu işi kabul etmişti. Ona bunu neden yaptığını sordum . Bana şöyle cevap verdi : "Kamyonu sürmek için bana ayda beşbin euro verdiler, koç. Bunu yapmak zorunda kaldım, ailem için çok paraydı . 'O yüzden , maaşlarımızı düşünerek size şunu söyleyeceğim : Hadi gidip oynayalım . Kötü oynarsa kaybederiz . Sonra da siktir olup gideriz.'
Şutöre vereceğim tek bir tavsiye var : Her sabah spor salonuna git ve üç yüz atış yap. Bu sana iyi gelecektir.
Önemli olan bu hareketi tekrar etmektir, denemektir, otomatiğe bağlamaktır ve doğal hale getirmektir.
Atışların işlevsel olması için , hepsi aynı hazda sıralanmalıdır, tıpkı bir zincirin halkaları gibi. Hareket önemlidir , ancak çizebildiğiniz parabol ve topun rotasyonu kadar önemli değildir.
Genellikle, yorgun da olsa , en iyi halinde olmasa da tüm vücut basket atmaya hazır almalıdır , ama asıl fark yaratan psikolojik bileşendir. Kafanızın durumu ve o anın baskısı , atışın basket olup olmamasını büyük ölçüde etkiler . Bu yüzden , hayattaki diğer birçok şeyde olduğu gibi , basket atarken de koçun ve arkadaşlarınızın güvenini hissetmek önemlidir.
Basketbolla ilgilenen ve ağırlık çalışmasını küçümseyen gençelere, ağırlık çalışmanın yarasız olduğunu düşünmemelerini söylerim. Bir antrenmanı önemsiz kılarak veya yalnızca oynanan basketbolu düşünerek yol alamazsınız. Diğerleri yorulduğunda fark yaratmanızı sağlayacak olan şey, ağırlık çalışmasıdır.
Her bina bir temel üzerine kurulur. İyi bir performans da yeterli seviyede fiziksel hazırlık dayanmaktadır . O yüzden size hangi egzersizleri, hangi yüklerle ve sezonun hangi saatlerinde yapmanız gerektiğini açıklayacak birine ihtiyaç duyarsınız.
ÖZEL ANTRENMAN
Bogdan Bogdanovic ile Belgrad'da eğitmeninimiz Beta Zimonjc'le bir eğitim dönemi planlamaya karar verdik . Benim dışımda Kalinç, Guduriç ve Düveroğlu ,Bjelika, Marjanovic, Nedovic, Miçic ve Vucevic vardı.
Türkiye Kupası 'nın ARDINDAN KAZANDIĞIM cvp ödülünde ya da Jan Vesely 'nin EuroLeague'in ardından kazandığı MVP ödülünde Belgrad'da geçirdiğimiz eğitim döneminin belirleyici olduğundan eminim.
Maçlardan önce sıklıkla bir tabak domates soslu makarna , birkaç parça tavuk biraz da salata yemeyi tercih ediyorum.
Amerika 'da farklı bir spor anlayışı vardı.
Kendi kendime ,Hasta olduğumu biliyorlar, oynamak için gösterdiğim bu çabayı takdir edecekler, diye düşünüyordum.
Ama onların anlayışına göre , fiziksel bir probleminiz olduğunda durmanız , kendinizi toplamanız, iyileşmeniz ve sonra devam etmeniz gerekiyordu.
D-LİGİ
D-Ligi Amerikanın "Dante chennemi" dir.
D-Ligi çok kötü bir tecrübeydi: Süper star gibi davranan zayıf oyuncularla doluydu.
SOSYAL MEDYA
İnsanların ne düşündüğümü ve hoşlandığım şeyleri öğrenmelerini sağlamak için elimdeki farklı araçları kullanıyorum. Müzikten sanata ve kitaplara kadar farklı konularda kendimi ortaya koymak istiyorum.
Sporun güzelliği biraz da sürekli kazanmanın mümkün olmayışından gelir.
Ayaklarımızı daima yerde tutmak ve dengeyi korumak için mücadele etmeliyiz, çünkü herkes zor anlar yaşar . Önemli olan ,o zor anlarla nasıl baş ettiğinizdir, asıl fark yaratan budur.
Bir davaya bağlı olduğunuzda ve onunla yatıp onunla kalktığınız halde kendinizi en iyi şekilde ifade edemediğinizide ,yeniden varlık göstermeniz zordur özellikle taraftarın desteğini hissetmiyorsanız.
Bu durumdan spor salonunda çok çalışarak ve arkadaşlarımın ve antrenörümün desteği ve güveni sayesinde kurtulduğumu hatırlıyorum.
Çocuk olmanın güzelliği de burada yatıyor, çocukların o bilinçsizce kendinden emin halinde. Uçmaya hazırlanırken yetişkinlerin kanatlarını düzeleteceğinden kuşku duymazlar.
İTALYAN MİLLİ TAKIMLARI İÇİN DATOME'NİN DÜŞÜNCELERİ
Milli takımın gençlere yaklaşımını anlayamıyordum. Avrupa'nın başka bir yerinde, ellerinde gelecek vadeden bir oyuncu varsa , kendine güvenini artırmak için ona özel bir eğitim verir, onu büyük bir dikkat ve özenle yetiştirip gerek bir oyuncu olmaya teşvik etmeye çalışırlardı.
Ama İtalya'da böyle değildi . Kimse beni aramadı.
Avrupa'nın geri kalanına kıyasla , İtalya'da günümüzde hala gençlerin eğitimine pek önem verilmemekte. Genellikle güvenli sulardan ayrılmamanın , küçük başarılarla yetinemenin öğretildiği bir eğitim alırız. Olsa olsa pazarları veya yaz tatilinde kaçamak yaparsınız . Daha uzun vadeli vizyon sahibi olan da pek rastlanmaz.
Beni, Filipovski, Blatt, Represa ve Djordevic gibi yabancı antrenörlerin desteklemesi de bu durumu çok iyi açıklıyor aslında .
Gençleri ortaya çıkarmak için cesaret gerekir ! Tüm oyuncuların, özellikle küçüklerin zayıf noktaları vardır. Takımdaki bir kişinin işe yaramadığını söyleyip üstünü çözmek kolaya kaçmaktır.
Yarının oyuncularını ortaya koyarken potansiyellerini görerek onları eğitebilmek ve yönetmek için gerekli deneyime sahip olmanız gerekir.
Bizde bazı mükemmellik modelleri beceriksizce taklit ediliyor ,ama kimse sıfırdan başlayarak sporun temellerini atacak cesareti bulamıyor.
Basketboluma yaptığımız en büyük kötülüklerden biri de, statükoyu korumak için kendimizi herkesten üstün görme eğiliminde oluşumuzdur. Bu haliyle her şey yolundadır , çünkü yıllar önce işe yaramıştır ,demeki ki işe yarmak zorundadır. Işık hızında değişen bir dünyada , eski kafalı bir akıl yürütme.




Elinize sağlık hocam...İnşallah daha çok basketbol ve spor adına güzel kitaplar yazılır ve çevrilir.
YanıtlaSil