Biz koçlar antrenman programı yaparken, maçlarda oyuncularımızın öncelikle uygulamalarını istediğimiz konuları ön plana alırız.
Pas, dripling, kat, şut gibi bireysel tekniklerin ardından, bu teknikleri kapsayan kombine çalışmalara geçince işimiz biraz zorlaşır.
Öncelikle kombinasyonun en sık uygulandığı bölgeleri tercih ederiz, ardından oyuncuların karşısında savunma olmadığından onların savunmayı hayal ederek çalışmalarını isteriz.
Teknikleri detaylı bir şekilde anlatıktan sonra uygulama başlar ve sürekli olarak oyuncuları uyararak, hareketin en doğru ve senkronize bir biçimde yapılması sağlarız.
Böylece oyuncularımız teknikleri özümser.
Üçe üç dörde dört gibi kombinasyonlarda istediğimiz teknik, hem bölgeye, hem de rakibe göre çeşitlendiği için, bizler sadece geniş bir şablon oluşturabiliriz.
Çalışmalar sırasında uygulanan teknikleri tek tek baştan tarif etmek zordur, bu nedenle oyuncuların algılamalarına bağlı olarak bazı oyuncular hareketleri çabuk kavrar bazıları ise öğrenmekte zorlanır.
Sanırım basketbol oyununu genç oyunculara öğretirken karşılaşılan en büyük zorluklardan biri bu durumdur.
Örnek vermek gerekirse, çok iyi şut atabilen bir oyuncunun ne zaman şut atması gerektiği ,bu tarz konuların başında gelir.
Bizler uygun bir pozisyonda atılan şut girmediği zaman oyuncuya kızarsak veya uygun olmayan bir pozisyonda atılan şut girince oyuncuyu alkışlarsak oyuncularımıza bu bilgiyi doğru olarak verme imkanımız olmaz.
Bu tarz bilgileri öğretmek için öncelikle değişkenlik gösteren tüm pozisyonları koçun bilmesi gerekir. Bu da araştırmak, danışmak ve tecrübe edinerek olur.
Ve koçlar antrenman sırasında ( pozitif veya negatif ) her duruma reaksiyon vermesi gereklidir.
Bazen oyunu durdurup, ısrarla oyunculara pozisyonların neden böyle olduğunu açıklaması gereklidir. ( Antrenmanın akışından çok daha önemlidir)
Şut konusu dışında diğer bir örnek ise, topsuz adamları savunan dört oyuncunun aldığı ve korumaya çalıştığı pozisyonlardır.



Yorumlar
Yorum Gönder