Ana içeriğe atla

HÜCUM SİSTEMLERİ ÜZERİNE




Uzun zamandır, Instagrama Gelişim Koleji'nin hücum düzenlerinden kesitler koyuyorum.
 
Genç bir arkadaşım bana bazı koçların takımlarının hücum düzenlerini göstermemek için özel maç bile yapmadıklarını söylerken , benim neden bu paylaşımları yaptığımı soruyor. 

Öncelikle artık videolar ile kimin ne yaptığı kısa sürede tespit edilebiliyor. 

İkincisi de, bir maç içinde set düzeninden kaç tane sayı bulduğunuza bir bakın, % 30 buluyorsanız başarılısınız demektir. 

Ancak benim nedenim farklı. 

A takım oyunculuğumdan sonra antrenörlüğüne başladığımda altyapıda A takımlardan farklı olarak flex setinin kulanıldığını gömüştüm. Ve bu dönemde dört numara fiziğine sahip olan Ufuk Sarıca iki numara olarak kendini ispat etti. 

Ancak ilerleyen yıllarda altyapı da, aynı A takımda yapılan setler uygulanmaya başladı. ( Bugün de birçok koç bu yolda devam ediyor ) 

A takımda oynanan setlerin altyapıdaki setlerden farkı, oyuncuların pozisyonları ve o pozisyonda neler yapabildiklerinin üç aşağı beş yukarı belli olmasından kaynaklanıyor.  

Zaten A takımda ,bir numaranın rolünü üç numaraya verdiğiniz an rakip koç bu durumda hemen avantaj ele geçirir.
 
Ancak altyapıda aynı üzenleri kulanmak, oyuncuları belirli pozisyonlara yerleştirmek ,belki koçların işini kolaylaştırıyor ama bana oyunculara karşı yapılan bir haksızlık gibi geliyor.
 
Kazanmak ve kaybetmek açısından bakıldığında bayağı riskli olmasına rağmen gençlerin, farklı pozisyonlarda kendilerini göstermeleri için tek şansları altyapı takımları . 

Bu nedenle ben, altyapıda tüm oyuncuların insiyatif kullanması için devamlı setleri tercih etmenin daha yararlı olabileceğini düşünüyorum


Aşağıda gördüğünüz set çalışmalarında oyuncular her ne kadar bir şablon üzerinde hareket etseler de , her topu eline alan hem savunma oyuncularını, hem de kendi arkadaşlarının durumunu görerek karar vermek durumunda .

Dört oyuncunun her pozisyonu oynadığı, bir oyuncunun da zaman zaman dışarıya kaydığı bu oyunun çalışmalarından bazı video kesitlerini aşağıya koydum. 
Zaten oyuncu antrenmanda neyle karşılaşıyorsa maçta da aynı şeyle karşılaşıyor. 

Bu düzen sayesinde ; "Bu çocuk dört oynayacak fiziğe sahip değil veya beş için boyu kısa, acaba bir oynayabilir mi ? gibi soruların cevabını görme şansını ele geçiriyorsunuz. ( Hem de mücadelenin en zorlu anlarında ) 

Kazanmak ve kaybetmek tabii ki önemli ancak oyuncuların yeteneklerini ortaya çıkarmak, onları doğru yolda geliştirmek için, 
bu tarz düzenlerin daha yararlı olacağını düşünüyorum. 

Bu paylaşımlarımın bir amacı da genç alt yapı koçlarının, pek alışık olmadığımız pas ve cut'a dayan oyun düzenleri ile bilgi sahibi olmalarını sağlamak. 











 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...