Aşağıdaki yazıyı yazdıktan sonra aklıma U16 takımı çalıştırdığım yıllardan bazı örnekler geldi;
herkes için olmasa bile bazı çekingen yapıda olan oyuncular için bir çıkış yolu olabileceğini düşünüyorum.
Öncelikle dışarıdan yapılan telkin ve tavsiyelerin çocuğun kafasını karıştıracağını ve durumu çok daha zor bir duruma sokacağını belirtmeliyim.
Çocuğumuz bile olsa, onun sizin tahmin ettiğiniz gibi olmadığını ve farklı bir dünyası olma ihtimalini göz ardı etmeyin.
Veli için çok kolay olan bir şeyi, çocuğunun yapmasının bazen imkansız olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
Çekingen, ama basketbola tutkulu oyuncular antrenman ve maç içinde farklı dünyalarda yaşıyorlar.
Koçların böyle oyuncuları uyandırmak yerine, aynı heyecan ile ona katılması sorunu çözebilir.
Örneğin, heyecan içinde hareketi yapan çocuğa, yanlışını ikaz ederken, onu heyecan içinde yaşadığı dünyadan çıkaracak alaycı ve rencide edici sözler yerine, yanlışını görünce, onunla hiç ilgilenmeden ,takımda o hareketi en iyi kim yapıyorsa ,ona herkesin önünde hareketi bir daha tekrar ettirmek ve daha sonra yanlış yapan oyuncunun diğerlerinin dikkatini çekmeden yanına gidip, nasıl doğru yapacağını fısıldamak hiç de fena bir yöntem olamayabilir.
WINNING HABITS WE DEMAND FROM PLAYERS IN ALL ON-COURT WORKOUTS:
1) Make eye contact
2) Verbally to feed back
3) Don’t walk in between reps
4) Don’t reack to missed shots
Yukarıda, bir Amerikalı koçun antrenmanlar sırasında oyuncularından istediği dört kural var.
Koçlar konuşurken onunla göz temasında ol.
Yüksek sesle cevap ver.
Tekrarlar sırasında yürüme, koş.
Kaçırılan şutlardan sonra reaksiyon verme.
Kesinlikle tüm koçlar, tüm oyuncularının öğrenmeye aç olmasını ister.
Ancak bazı yetenekli çocuklar, maalesef içlerine kapanık veya utangaç yaradılışta olabiliyorlar.
Ben, bu durumun “kalıtım”, “aile, sosyal çevre” ve “çocuğun “psikolojisine” bağlı olduğunu düşünüyorum.
Ve o kadar da kolay halledilebileceğine inanmıyorum.
Son iki maddedeki konuları, talimatlar ile halletmek kolay, mesela “koşmazsan, tüm takımı depar ile cezalandırırım.”,
“Şut atıldıktan sonra hemen adamının bul ve alırken aldım diye bağır “gibi.
Ancak İlk iki maddeyi, yapı olarak çekingen çocuklara uygulamak çok da kolay değil, sesiz içine kapanık ancak yetenekli bir çocuğa arkadaşlarının arasında sürekli olarak “Konuşurken bana bak.”, “Yüksek sesle cevap ver.” demek bana çok da uygun bir öğretim biçimi gibi gelmiyor.
Eminim aranızda eğitimciler vardır.
Basketbol gibi takım sporlarında, çocukların davranışını nasıl düzeltebiliriz? Bu eğitimi uygulamak için nasıl bir tavsiyede bulunursunuz. Çocuğun yaşının ilerlemesi geri dönüşü zorlaştırır mı? Hangi yaş için çok geç, hangi yaş düzeltilebilir?
Düzeltmek imkânı var mı? Varsa ne kadar süre gerekir?
Bu konuda ne siz düşünüyorsunuz?
Yorumlar
Yorum Gönder