VE TOPU PAYLAŞMANIN ÖNEMİ
Altyapı basketbolunda, daha çok oyuncuya şans vermek ve onları A takıma hazırlamak, aralarından yıldız oyuncular çıkarmak herkesin hayali.
İKİ FARKLI PROGRAM
Bu hedeflere ulaşmak için iki farklı yöntem var. Bazıları fiziksel olarak fark yaratan oyuncular ve “o anda” diğerlerinden daha yetenekli oldukları gözüken oyunculara uygun olan bir program, diğeri ise elinizdeki oyuncuların fizik ve yeteneklerini önemsemeden tüm oyunculara yeterli şansı verecek şekilde yapılan program.
KAZANMAK HER ŞEY
Ancak basketbolda kazanmak her şey. Kaybettiğiniz maçlardan sonra tüm oyuncularınızı oynatmanız, fizik olarak zayıf kalmanız, planlarınızın uzun vadeli olması veya beklentilerinizin yüksek olmaması gibi nedenleriniz olsa da, dış etkenler nedeniyle aynı motivasyonu sürdürmeniz çok zor oluyor.
KISA VADE BAŞARI İÇİN
Yukarıdaki programlardan birincisi kazanmaya yakın olan ve aşağı yukarı ülkemizde imkânı olan çoğu takımın seçtiği yol.
Diğer program ise imkanları fazla olmayan kulüplerin, idealist antrenörlerle geçmişte zaman zaman başarıya ulaştığı ancak bu başarıyı programa değil, o sezon oynayan jenerasyonun kalitesine bağlandığı için fazla dikkat çekmediğini hatırlıyorum.
KALICI OLMAK İÇİN
Oyuncu bazında düşünmeyip sistem bazında düşünmeye başladığınız anda farklı bir yola giriyorsunuz. Oyuncular gelip gidiyor ama sizin sisteminiz sürekli elinizin altında kalıyor.
İşte kalıcı başarılar için bir sisteminiz olmasının iyiliği de böyle. Bir şey.
Bununla birlikte günlük başarılar sistemin bir numaralı düşmanı. Kazanmak için, oyuncuya veya rakibe göre düzenler ile oynamak o oyuncu ve o rakip için geçerli oluyor.
Ve geride size hiçbir şey kalmıyor.
SİSTEM NEDİR?
Birçok sistem mevcut. Bugün internete girdiğinizde, onlarca hücum ve savunma sistemi bulabilirsiniz.
Kazanmaya en uygun olanlar A takımların uyguladıklarıdır.
Çünkü bu düzeyde, oyuncu eğitimi ve genç oyuncu geliştirme gibi bir kaygı yoktur. Ve amaç sadece kazanmaktır.
İYİ KÖTÜ KISA UZUN YAPILAN HER ANTRENMAN YARARLIDIR.
Altyapıda oyunculara öğretilen her şey onlar için bir kazançtır. Antrenmanlarda sadece beşe beş maç yapılsa bile genç oyuncu bundan çok şey kazanır.
Birinci yolu seçenler özellikle imkân sahibi olanlar, muhakkak oyuncu yetiştirecekler hatta yıldız oyuncular bile çıkaracaklarıdır.
Ancak bu tarz organizasyonları örnek almak ne derece doğru?
Daha fazla oyuncuya, daha fazla bilgi vermek için bir program yapmayı denemek yanlış mı?
Ülkemizde örneği yok diye hiç çaba göstermemeliyiz?
EN UYGUN SİSTEM NASIL OLMALI
Bu sorunun cevabını verirken öncelikle oyunun temposunu göz önüne alıyoruz, eskiden yavaş ve kontrollü oyunu tercih eden koçlar vardı. Ancak bugün bütün dünya hızlı basketbol oynuyor. O nedenle sorunun cevabı, savunmada agresiflik ve hücumda yüksek tempolu oynamak olmalı.
Diğer konu, yani yarı saha hücum konusu ise tartışmaya açık, oyuncu yetiştirirken bireysellik mi yoksa takım oyunu ön plana çıkacak.
BİREYSELLİK KOLAY YOLU SEÇMEK Mİ?
Bu konudaki düşüncelerimi çok basit bir örnek ile anlatmaya çalışacağım; Rakip savunmanın yaptığı tam saha baskılı savunmaya çıkmakta zorlandığınız zaman, daha önce topla oynamış ve top hakimiyeti gelişmiş en iyi olan oyuncunuza topu verip sahayı boşaltıyoruz.
Mantıken en iyi çözüm bu olduğu için aynı oyuncu ve aynı düşüncede devam ediyoruz.
İlk bakışta çok bize doğru gibi gelen bu seçim bireyselliğin başladığı nokta oluyor.
Bu düşünce daha sonra iyi şut atana daha çok attırmak, daha iyi çember altında oynayan oyuncuları daha çok oynatmakla devam ediyor.
Daha sonra devam edeceğim…..
Yorumlar
Yorum Gönder