Ana içeriğe atla

ALTYAPIDA FİZİK FARKININ ÖNEMİ



 

Kazanmanın kaybetmenin verdiği heyecan, bazı konuları bize unutturuyor.

 

Bu "vahşi" ortamda birçok çocuğun gerçekleşme ihtimali olan hayallerini yok sayıyoruz.

 

Bir önceki yazımda 15 ile 18 yaşındaki oyuncuların arasındaki fiziksel farkının önemine değinirken, BGL ve U18 organizasyonlarındaki kontenjan konusunun altını çizmeye çalışmıştım.

 

Yine bir önceki yazımda, fiziksel avantajın çok önemli olduğunu ve basketbolun tüm katmanlarını etkilediğini vurgulamaya çalıştım.

 

Örneğin savunma ribaundu konusu; siz ne kadar box etmenin önemini oyuncularınıza anlatsanız da neticede fiziksel avantajın önemini bilen genç koçlar hücum ribaundunda üstünlük sağlayarak, oyuncularının hücumda yaptıkları hataları kolay sayılarla telafi edebiliyorlar.

 

Geçtiğimiz iki sezon boyunca yirmi ve üzerinde hücum ribaundu ile oynayan birçok takım hatırlıyorum.

İleri seviyede oyuncuların böyle bir avantajı yaşayamayacağını hepimiz biliyoruz.

 

Diğer bir konuda tam sahada yapılan baskılı ve sert savunmaların fizik olarak zayıf olan oyuncuların ezilmesine sebep olması. 

 

Bu durumda, fizik olarak zayıf oyunculardan kurulu takımlar hücum da en iyi topla oynayan kısa ve çabuk oyuncularının baskıya karşı tek başına çözüm bulmasını tercih ediyor ve bu oyuncular da tüm maç boyunca sahayı dripling ile geçerek topu çembere atmak veya asist yapmak zorunda kalıyor. 


Buna rağmen yirmi beş, otuza varan top kayıpları oluyor bu da ileri seviyede pek karşılaştığımız gerçekçi bir durum değil. 

 

Ayrıca bu tarz hücumlarda diğer oyuncuları hücuma "kısıtlı olarak" katılmasına sebep oluyor ve basketbol oyununu tam olarak öğrenemiyorlar.

 

Fizik olarak yetersiz olan oyunculardan kurulu takımlar savunmada; “bölge savunmasını” tercih ediyorlar. 

bu durumda da genç oyuncular, antrenmanda çalıştıkları savunma tekniklerini maç içinde tecrübe edemiyorlar. 

 

Maç içinde “süre alarak” edinilen “tecrübe” konusuna girmeden bu kadar sorun yaşanması bile durumun vahametini ortaya koyuyor. 

 

 Bu nedenle yaş farkının basketbolun gelişmesi adına tahmin edilenden çok önemli bir hal aldığını düşünüyorum.  

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...