Türkiye de Guard yetişmiyor diyorlar.....
Peki sizin Oyun kurucunuz Süper Lig seviyesinde yapılan baskıya karşı top getirebilecek mi ?
Onu bu zor duruma hazırlıyor musunuz?
Basketbolla ilgili yabancı web sitelerinin birinde, baskıya karşı top getirmek ile ilgili bir makale gördüm.
Uzun zamandır bloğumda bu tür paylaşımlar yapmak ve koç arkadaşların katılımı ile tüm antrenörlere yardımcı olacak interaktif bir ortam yaratmak istiyorum.
Ancak bu tarz konulara girince okuyanların sayıları binleri geçmesine rağmen, yorum kısmına katkıda bulunacak (ve tecrübelerini, fikrilerini ve sorularını paylaşan) yazılar gelmiyor.
Her neyse şimdi şu baskı konusuna gelelim:
Her altyapı antrenörü muhakkak presle karşılaşmıştır.
Gözlemlerime göre prese karşı maç öncesi yapılan hazırlıklar:
*Top çıkarırken potanın tam altından değil de hemen yanından çıkarmak.
*Top alan oyuncunun çizgilere yakın değil de biraz ortadan alması.
*Ve yine topu alan oyuncunun arkadaşının yaptığı perdeden yardımı alması.
*Yapılacak bir adam değiştirmeye karşı ise perdeyi yapan oyuncunun topu alması.
*Yine baskı çok şiddetli ise, önlem olarak üçüncü bir oyuncunun ortaya girmesi gibi konular çalışılıyor.
Okuduğum makaleyi yazan koç; hangi set hücumu dizilişi, baskıya karşı daha uygun sorusunu da cevaplandırıyor.
Sanırım bizim için böyle bir sorun yok!
Çünkü, baskı çıkışında genellikle topa sahip oyuncu bütün gücü ile çembere giderek kolay basket bulmaya veya boş kalan arkadaşına pası veriyor.
Rakip kendi sahasına geri döndüğünde baskıyı kaldırırsa, kalan kısa zamanda, ani bir içeri dalış ve pas, veya topa yapılacak bir perde ile çabuk bir ikili oynanıyor.
Ve atışın başarısız olması durumunda, koşarak yapılacak hücum ribauntları ile bulunan sayılar baskıya ne kadar iyi hazırlandığımızın göstergesi oluyor!
Burada sorun şu; A takım seviyesinde bir genç oyuncunun topu alması, topu aldıktan sonra karşı sahaya hızla geçmesi, geçtikten sonra içeri dalması ve çabuk bir ceza atışı koçların pek istediği bir şey değil.
Çünkü bu seviyede kaçan bir atışın hücum ribaundunu almak neredeyse imkansız.
Yani acele ve yanlış yapılan atışlarınızı telafi edemiyorsunuz.
A takımdaki koçlar, baskı sırasında oyun kuruculardan, topu alıp (kaybetmeden) kısa sürede karşı sahaya getirmelerini ve setleri başlatmalarını, eğer sıkıştırma varsa en uygun takım arkadaşına zamanın da pas vermelerini ve planladıkların setin uygulanmasını istiyorlar.
Bunlar daha önce altyapıda uygulanan, topu alıp karşı sahaya bir an önce gidip, düzen dışı topu kullanmaktan tamamen farklı olan istekler.
Buradan ortaya çıkan sonuç, altyapıda oyuncularımızı A takım da karşılaşacakları pozisyonlara hazırlamadığımız gerçeği.
Bunu gerçekleştirmek için topa sahip olmayan diğer oyunculara ne yapacaklarını öğretmek ve baskıya karşı gelişi güzel ataklar yerine (bire bir veya pick and roll dışında ) organize hücumlar yaparak oyuncularımızı A takıma hazırlamak.
İşte o zaman palyatif çözümler ile günü kurtarmak yerine oyuncu yetiştirmek için çaba harcamış oluruz.
Hocam dediklerinize harfiyen katılmakla birlikte şunu ifade etmek istiyorum.
YanıtlaSilÖncelikle topun oyuna sokulacağı zaman sakin ve soğuk kanlı olmak lazım. Akabinde baskıya karşı topun oyuna sokulmasının temel tekniğinin yapılması lazım. Bundan sonra ilk baskı şokunun atılması için alınması gereken pozisyonların ardından baskıyı kırma hamleleri bir sıralama içerisinde evrensel teknikle verilmesini düşünüyorum.
Kendimce uzun bir baskı çıkış felsefesini oluşturdum. Dilerseniz sizinle de paylaşabilirim. (Uzun zamandır uyguluyorum ve baskı gördüğümde mola dahi almıyorum. Tabi bunu istanbul altyapı B liginde uygulama fırsatım oldu. henüz A liginde denemişliğim yok)