Ana içeriğe atla

ALTYAPIDA KOÇA GÜVEN VERMEK ŞART




 

Sizce pota altından attığı tüm şutları sokabilen bir çocuğun üç sayı çizgisinin dışından topu potaya yetiştirecek kadar gücü yoksa, bu çocuğun ileride iyi bir şutör olacağını söylemek mümkün mü? 

 

Çoğu kişi çocuk kuvvetlenince iyi bir şutör olabileceğini düşünüyor. 

Sanırım hepimizin yanıldığı nokta bu. 

Hepimiz çocukların biraz yetenekli olduğunun görünce onların ileride bu yeteneklerini gösterebileceklerini hayal ediyoruz.

 

Ancak bizim gördüğümüz, sadece zayıf bir engele karşı ve kısıtlı bir alandaki aksiyon. 

 

Özellikle topa yatkınlık, iyi top hakimiyeti, bire sıfır çalışmalardaki göz kamaştırıcı kıvraklık bizi gerçeklerden uzaklaştırıyor. 

 

Gerçekler ise sert savunmalara karşı, resmi maçlarda süre alabilmek ve bu süre içinde yeteneklerini gösterebilmekle başlıyor.

 

Ölçüsü ise, koçunuza güven vermekten geçiyor. 

 

Bunun için önce rakibin fiziki eksikliğinizden yaralanmasına izin vermemeniz gerekli.

 

Yeterince güçlenene kadar bu eksiğinizi süratiniz ve aklınızla kapatabilirsiniz. Herkesin hayran olduğu yeteneklerinizi ileride gösterebilirsiniz. Ama önce sahada kalmalısınız.

 

Ancak biz koçlar oyuncuların (biraz da çevrenin baskısıyla) bu önemli engeli aşmak için hiç çaba göstermediklerini görüyoruz. ( Sahada kalmak ! ) 


Ve doğal olarak başarısızlıkla karşılaşınca kafalar karışıyor. 

Arkadaşları ile kıyaslanmak, az süre almak, yanlış taktik ile oynamak yanlış pozisyonda oynamak vs... gibi yanlış düşünceler ortaya çıkıyor.


 

Aslında çocuğun önce koça güven vermesi gerekli .

Yoksa koça rağmen başarılı olmayı düşünmek başka denizlere yelken açmaktan farksız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...