Hepimiz kazanmak için oynuyoruz ancak bu kazanmak için her şeyi yapacağımız anlamına gelmemeli.
Altyapı ile uğraşmamızın amacı sadece başarılı olup üst seviyede antrenörlük yapmaksa bu durumda oyuncular bizim için sadece birer araç oluyor.
Biz başarıya ulaşmak için çabalarken tabii ki bu "araçlardan" bazıları doğal olarak kazançlı çıkıyor ve kendilerini gösterme fırsatı buluyor.
Ancak bu bir iki oyuncu ileride karşılaşacakları zorluklara hazır olacak mı? Peki ya diğerleri ....
Bu nedenle, hem kazanmak hem de oyuncu eğitimini içine alacak bir felsefe geliştirmemiz lazım.
Bizim felsefemiz....
Ana prensibimiz daha çok oyuncu ile oynamak ve oyuncuların hem yeteneklerini hem de tüm enerjilerini ortaya çıkarmak.
Tam sahada her defasında hızlı hücum ile kolay basket aramak.
Yarı saha hücumda ise çok paslı topu paylaşarak en uygun atışı bulmak.
Savunmada tam sahadan adam bularak agresif savunma yapmak ve savunma kaynaklı sayılar bulmak.
Hızlı hücum ve agresif savunma artık tüm altyapı koçların oynamak istediği bir tarz.
Oldukça basit gözükmesine rağmen bence bu konularda da bazı düzeltmeler yapmak gerekiyor.
Bu düzeltmeleri daha gerçekçi olan A takım maçlarında gördüğümüz hızlı hücum bitirişleri ve savunmada faulsüz sertlik olarak açıklayabilirim.
Ancak, çok paslı yarı saha hücum hiç alışılmadığımız ve uygulaması çok zor bir oyun tarzı.
Bunun sebebi ise agresif savunmalar karşısında hemen çembere gitmenin daha az risk oluşturması.
Bence çok paslı yarı saha hücumları uygulamak için set hücumuna farklı bakmamız gerekiyor.
Genelde klasik set hücumlarında bir iki hazırlık pasından sonra hedef opsiyona geçiliyor, eğer rakip bu paslara engel olursa bu defa başlangıçtaki paslaşmalardan vaz geçilip direkt hedef opsiyon uygulanıyor.
Biz ise daha fazla oyuncuyu oyuna dahil etmek için “devamlı” dediğimiz set oyunlarını tercih ediyoruz.
Tüm oyuncuların, tüm pozisyonlarda oynadığı bu oyunları uygulamak, normal set hücumlarını uygulamaktan çok daha zor.
Bu nedenle sistemi oyucularımıza öğretirken, onları temel teknik olarak hazırlamadan ileride karşılaşacağı zorlukların içine atmıyoruz.
Rakip yaptığı sıkıştırmalar ile bize paslaşmak için yeterli alan bırakmayacağını düşünerek bu tarz durumlar için hazırlıklı olmamız gerekiyor.
Sistemimizin akışını bozmaya çalışan veya top kapmak için tuzak hazırlayan rakiplere karşı bazı “hileler” hazırlamamız gerekiyor.
Hem hızlı hücumu hem de agresif savunmayı istikrarlı olarak uygulamak da sanıldığı kadar kolay değil.
Yüksek tempoda oynarken oluşan aksiyonlar çok çabuk gerçekleştiği için, önemli teknik detayları ıskalama riski fazla, aynı şekilde, agresif savunmadaki sertlik ve “bilinçsiz saldırganlık” da önemli savunma tekniklerini tespit etmemizi zorlaştırıyor.
Bu baskı ve tempo içinde aksadığımız yerler o kadar basit temel teknikleri kapsıyor ki, bazen küçük takım çalışmalarına geri döndüğümüz bile oluyor.
Hücumda agresif savunma karşısında topu paylaşmaktan vaz geçmeyen, hızlı hücum sırasında kaosa izin vermeden doğru teknikleri doğru zamanda kullan alışkanlıklar üzerine çalışıyoruz.
Savunmada ise sertliğimizden vaz geçmeden agresif savunmaya devam etmek sürekli motivasyonumuzu yukarıda tutmak çabası içindeyiz.
Yorumlar
Yorum Gönder