Ana içeriğe atla

ALTYAPIDA İSTATİSTİKLERi KULLANMAK







Bugün basketbolda çoğunlukla her kategoride aynı istatistik şablonu kullanılıyor.

Dolayısıyla hangi yaştan olursa olsun tüm oyuncuların başarı ölçüsü aynı. 

Kaç dakika oynadım, kaç sayı attım, kaç ribaunt aldım, kaç asist yaptım? 


Ancak biraz derinlemesine incelerseniz bazı antrenörlerin kendilerine ait özel istatistikleri olduğunu görürsünüz.

 

Bu antrenörler, kendileri için önemli olan bu özel istatistikleri takip ederek oyuncularını ve takımlarını yönlendiriyorlar.


Oyuncular bu özel istatistiklerin onların oyun süreleri gibi bazı can alıcı konuları etkilediğini bildikleri için dikkatli hareket ediyorlar. 


Bir iki örnek vermek gerekirse, uzun oyuncu sorunu yaşayan bir takım normal istatistik şablonunda olmayan box için yeni bir bölüm açması veya kısa ve pres yapmak zorunda kalan bir takımın deflect için bir bölüm açması (yani dokunarak topun gidiş yönünü değiştirmek.)


Bu yöntem oyunculara, takımın eksik yönünü kapatmaları için değerli olan istatistiğin ne olduğunu anlatmak için kullanılıyor.

 

Peki neden biz bu yöntemi altyapı oyuncularının gelişmesi için kullanmayalım? 

 

Altyapıya genel olarak baktığımızda, normal istatistikler dışındaki en önemli teknik sorunlarımız; yavaş tempo ile oynamak ,o zaman biz de takımın attığı fastbreak sayısının istatistiğini tutalım.


Ancak bu defa da bilinçsizce hızlı oynayan takımlar ile bilinçli oynayanların farkını anlamamız gerek, bunun için de oyuncuların özellikle "hızlı hücum sırasında ki atış yüzdesini" istatistiklerini tutabiliriz.


Diğer önemli bir sorunumuz ise savunma . Peki neden oyuncularımızın ve takım olarak kaç defa rakibi durdurduğunun sayısını tutmuyoruz? 

Faulsüz doğru teknik ile yapılan savunma parçalarını da ölçme imkanımız var, örneğin kaç pick and roll durdurduk gibi…

 

Ve son olarak da benim çok önem verdiğim "pas sayısı."


 Biliyorsunuz altyapı milli takımları da dahil ,biraz daha becerikli oyucular tüm topları kullanıp mecbur kalınca pas veriyor, bence bu da diğer oyuncuların ortaya çıkmasını etkiliyor. Bence oyuncu ne kadar becerikli olursa olsun belirli bir düzen içinde oynamasını becerebilmeli. Takımı ile ahenk içinde olmalı. 


Eğer pas sayısının istatistiğini tutarsak, daha çok oyuncunun devreye girmesini sağlama imkanımız var.  

 

Aslında yukarıda saydığım istatistikler, artık bizde ve çoğu ülkede özel olmaktan çıkıp klasik istatistik kağıdına yansımaya başladı.

 

Ancak oyuncularımız bunların önemini biliyorlar mı? Yoksa hala kaç dakika oynadım kaç sayı attım ? sorusu onların tek ilgilendikleri konu mu? 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...