Bu yazıyı, lise talebesi olup basketbol oynayan oyuncular ile, liseden mezun olan oyuncuların genel durumlarının tespiti olarak kabul edebilirsiniz.
Yanlış anlaşılma olmaması için tarih olarak belirteyim bu sene 2006 doğumlular artık okula gitmeyecekler 2007 doğumlular ise, lise son sınıf talebesi olacaklar.
Lise talebesi hala saha dışından gelen sübjektif yorumların doğruluğuna inanıyor, ilgiye ve yardıma ihtiyaç hissediyor, diğeri ise artık sahada kendi ile baş başa kaldığını farkında ve dışarıdan gelen objektif olmayan yorumların pek bir değeri olmadığını anlıyor.
Biri, çok yakın zamanda karşısına çıkacak zorlukların farkında değil, diğeri ise ne kadar az zamanı kaldığının ve işinin ne kadar zor olduğunun farkında.
Biri nelerle karşılaşacağını bilmediği için her şey eskisi gibi düşünüyor ve basketbola yaklaşımı aynı eskisi gibi devam ediyor.
Sorunlarla karşılaşınca hemen bir büyüğüne veya velisine dertleniyor, onlardan aldıkları tavsiye ve övgülerle eskisi gibi hayata devam ediyor, sosyal yaşantısından ödün vermiyor.
Ancak hayal gücü onu NBA’ye bile taşıyor.
Diğeri ise tam özgürlüğüne kavuşmuşken, treni kaçırmamak için arkadaşlarının etkisinden kurtularak sosyal yaşantısını ayarlamak için çabalıyor ve gelecek zor günlere kendini hazırlamak için kendini zorluyor.
Çoktan sağdan soldan gelen, gerçekçi olmayan yorumların pek de bir işe yaramayacağının farkına varmış.
( Eğer hala gerçekçi yorumlara inanıyorsa sonucu almak için beş altı ay yeterli olacak )
Lise talebesinin kafası dolu.
Aile, okul, ev, arkadaş, oyun birçok şeyle ilgileniyor, lise mezununun ise ilk günlerde yaşadığı özgürlüğün etkisi yavaş yavaş azalıyor ve tamamı ile basketbola yöneliyor.
(Azalmazsa ve o yaşantı hoşuna gittiyse, kısa süre sonra basketbolu bırakıyor eğer devam ederse her geçen gün daha kötüye gidiyor.)
Vellilerin, çocuğu liseyi bittirdikten sonra basketbolun da "lisesi" bitti sanıyorlar ve karşılarındaki yeni manzarayı anlayamıyorlar. Lisenin bitmediğinin yaşanacak sezonun gerçek imtihan olduğunun farkında değiller.
Diğer çocuklarının yaptıkları transferleri görüp kendilerine göre kıyaslamalara yapıyorlar kafaları karışıyor ve bunları basketbol dışı gelişmelere bağlıyorlar.
Bu nedenle bazıları mantıksız hamleler yapıyorlar.
Yapmayanlar ise çocuklarının daha çok çalışmaya teşvik etmek esas önemli olanın bu sene olduğunu söylemek yerine sürekli sızlanıyorlar.
Ancak en fazla iki sene sonra çocukları için biçilen rolü onlarda kabul etmek zorunda kalıyorlar.
Yorumlar
Yorum Gönder