Altyapı turnuvalarında MVP seçilen, Avrupa şampiyonasında en iyi beşe seçilen ancak bugün BSL değil TBL ‘de bile süre alamayan onlarca oyuncu var.
Neden?
Sanırım altyapıya bakış açımızı değiştirmediğimizden.
Bugün Amerika’da averaj bir çocuğun basketbol hakkındaki bilgisi ile Türkiye’deki basketbol meraklısı çocuğun bilgisini karşılaştırdığımızda ortaya inanılmaz bir fark çıkacaktır.
Amerika’da altyapılarda uygulanan oyun düzenleri ve çalışmalar bu geniş bilginin üzerine yapılırken, bizde ise bu temel bilgiyi vermeden sadece seyret ve kopyala şeklinde ezberci bir eğitim söz konusu.
Eğer bizler altyapıyı A takımın bir taklidi, oyuncuları da acemi basketbolcular gibi görmeye devam edersek, bu kısır döngü devam edecek ve sadece çok yetenekli oyuncular ortaya çıkarken, yan rollerdeki oyuncular basketbol oyununu anlayamadan bu spora veda edecekler.
Bizi aldatan tek şey, kontrol edemediğimiz, ne zaman nereden geleceğini bilemediğimiz yetenekler. Bu örnekler maalesef hepimizi kandırıyor.
Biz koçlar tüm oyuncularımıza basketbol öğrettiğimizi sanıyoruz. Ama yanılıyoruz.
Alınan başarılı sonuçlar sadece koçlarımızın başarılı stratejileri ve bu özel yetenekler sayesinde oluyor.
Yetenekli oyuncuları bulmak ve kadromuza dahil etmek çok önemli ancak daha sonra onlara verdiğimiz katkının derecesini tahmin edebilmemiz çok zor.
Hani derler ya, “su yolunu bulur” diye, işte o özlü söz burada geçerli.
Bu durumda en azından suyun yolunu kesmemek bizim için büyük başarı sayılmalı.
Peki ya diğerleri?
Aşağıda vereceğim örneği biraz düşünmenizi istiyorum.
Takımınızda, topu aldıktan sonra, kaybetmeden tüm sahayı geçebilen ve diğerlerinden çok daha yüzdeli bir şeklide şut atabilen bir oyuncunuz var.
Diğer oyuncularınız topu aldıklarında, dripling yaparken veya pas verirken topu kaybediyorlar.
Bu durumda maç sırasında yaklaşımınız ne olur, oyuncularınıza öğretmeye çalıştığınız düzenin, her defasında kendi potanızda basket ile neticelenmesini seyrederseniz, yoksa en iyi oyuncunuzun topu alıp karşı potaya götürüp atmasını mı tercih edersiniz?
Tabii bu abartılmış bir örnek. Ancak, bir iki iyi oyuncu ve onlardan geride kalmış olan iki üç oyuncu ile oynarken de aynı senaryo ortaya çıkıyor.
Bu durumda belirli bir düzen içinde tüm oyuncularınızın gelişmesini sağlamak için çaba göstermeniz gerekirken, aynı A takım gibi oyuncularınız arasında rol dağılımı yapmak birçok yanlışa yol açıyor.
İşte diğer oyuncuların gelişmesi ve basketbol oyununu öğrenmeleri için yaklaşımımızın A takım oyuncularına yaklaşımımızdan farklı olması gerekiyor.
Bu da altyapıda düzenlerimizi seçerken daha dikkatli olmamızı gerektiriyor.
Yorumlar
Yorum Gönder