Ana içeriğe atla

A TAKIM İLE ALTYAPI ARASINDAKİ FARK



Genelde sezon ortasında takımların uyguladıkları oyun sistemleri hakkında konuşulurken, bir takım için uygun olmayan bir sistemin başka bir takım için uygun olduğu tespit edilince "Basketbolda tek bir doğru yoktur. " denir. 

Ancak sezon sona erip altyapı üst yapı milli takım maçları başladığı zaman da, diğer bir klasik soru ortaya çıkar " Neden bir İspanya bir Litvanya gibi ekolümüz yok ! " 

Bu sorunun cevabı, "basketbolda tek bir doğru yoktur" sözünün sadece kazanmayı hedefleyen A takımlarda geçerli olduğunu, eğitim gibi farklı bir misyonu yüklenen altyapıda ise aynı derecede geçerli olmadığını düşünüyorum. 

Aslında altyapı çok farklı bir mecra. Tabii ki üst yapı ile alt yapının birçok ortak noktası var, ancak birebir taklit etmek hem kolay hem de maç kazandırdığı için tercih ediliyor.

Ve bu nedenle daha fazla ve daha donanımlı oyuncu yetişmesini sağlayacak diğer sistemlerle kimse ilgilenmiyor. 

Altyapıda kuvvetli ve süratli oyuncuların sertliğinden ve bireyseliğinden yararlanarak kazanmak çok kolay. 
 
Ancak, daha fazla ve daha donanımlı oyuncu yetiştirmek için bireysel olmayan ve legal sertlik içerisindeki sistemleri uygulamak gerekiyor. 

Tabii burada en önemli sorunumuz, altyapıda maç idare eden hakem arkadaşlarımızın, genç oyuncuları A takım oyuncusu gibi görmeleri ve aşırı sertliklere izin vermeleri.  

Daha fazla oyuncu yetiştirmek için, hücum ederken top paylaşımı, yani pas ve cut en önemli temel teknikler. 

Ancak pas veren oyuncuya yapılan müdahaleler, cut eden oyuncuya elle kolla sarılmalar top paylaşımını çok etkiliyor. 

Bu da daha çok oyuncunun ortaya çıkması yerine, topu eline alıp karşı potaya gidebilen ve genellikle kısa boylu ,akranlarına nazaran daha kuvvetli ve çabuk oyuncuların oyunu haline dönüyor. 

Neticede tüm bu oyun şekline rağmen iki önemli ligimizde de yabancı ve A milli, takımızda devşirme oyun kurucuları görüyoruz. 

Ve ardından her pozisyonda oyunu domine eden oyuncu yetişmediğinden söz ediyoruz. 

Aşağıda biri İspanya'da diğeri Türkiye'de oynanan U 16 finalindeki ilk hücumları görüyorsunuz. 

Hangisi Türkiye hangisi İspanya olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.





 


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...