Bireysel antrenörlerin reklam amaçlı videoları sayesine herkes kolayca temel teknik ile ilgili bilgilere ulaşırken, yine sosyal medya vasıtası ile NBA ve NCAA takımlarının stratejilerini detaylı bir biçimde izleyerek kolayca kopyalama imkânı doğdu.
Eskiden zorlukla gittiğimiz seminerler, bulduğumuz kitaplar ve daha sonraları ortaya çıkan ücretli video kasetlerinden edindiğimiz bilgileri düşündükçe o zamanlar ne kadar dar bir alan içinde kalmış olduğumuzu anlıyorum.
Ancak gençlerin emrine sunulan bu büyük kolaylık yine de tek bir şeyle taçlanıyor.
O da tecrübe…
Bir konu hakkında ne kadar çok pratik yaparsanız size sunulan teorik bilgileri uygulamak o kadar kolay oluyor.
Hiç unutmam ünlü koç Bobby Knight'ın İtalya'da verdiği seminere bir çok genç antrenör arkadaşımız gitmişti.
Bu arkadaşlar döndükten sonra gördükleri yenilikleri uygulamak için çaba sarf ettiklerinde bekledikleri neticeleri alamadıklarını gördüler.
Ve bir iki küçük değişiklikle eski çalışmalarına geri döndüler.
Bunun sebebi Amerika'daki basketbol kültürü ile Türkiye'deki basketbol kültürünün farkıydı.
O günlerden bu günlere çok şey değişti kültürler iç içe girdi ve nereyse basketbol ile yaşayan herkes aynı dili konuşuyor.
Yine de Amerika'da doğduğu günden bugüne TV 'de basketbol seyreden, evinin damındaki potaya şut atan babasını görerek büyüyen, okula gittiğinde basketbola hayatını vermiş bir koç denetiminde ilk antrenmanını yapan bir çocukla, boyu uzun olduğu için ve ileride çok para kazanacağı düşünüldüğünden ailesi ve çevresi tarafından desteklenen çocukların gelişimi çok farklı olacaktır.
Amerika'daki çocuk boş zamanlarında açık sahalarda antrenman yaparken, Türkiye'deki çocuk arkadaşları ile bilgisayar oyunu oynamayı tercih edecektir.
Amerikada'ki çocuk TV başından kalkmadan maçları izleyecek. Türkiye'deki çocuk kendine dayatılan bu sporu mecbur kalmadıkça yapmayacak ve seyretmeyecektir.
Yorumlar
Yorum Gönder