Bugün antrenmanın başında ortada toplandık ve İngilizce bilen bir arkadaşımız diğerlerine bugün "koşan ayakkabılarınızı getirdiniz mi" diye sordu?
(Annesi İngilizce öğretmeni olduğu için çok güzel öğrenmiş, hatasız söyledi)
Kısa bir konuşma neticesinde, tüm çocuklar basketbolda İngilizce öğrenmenin çok önemli olduğunu anladılar. Hepisi öğrenecek ....
Ardından ilk dirillerimizi yaptık ,her oyuncumuz, koşarak en az yüz tane göğüs pası verdi ve aldı, sıkılmamak için farklı diriller uyguladık.( Özellikle saydık )
Daha sonra bir oyuncumuzun liderliğinde başımızdan başladık ve ayağımıza kadar strech yaptık.
Sonra, atış dirillerine geçtik ve hiç kaçırmadan takım halinde otuz tane sol turnike attık, (kaçırınca sıfıra düştük, ama üç defa sonunda başardık) ardından pota altından hiç kaçırmadan otuz şut atmaya çalıştık ama defalarca denememize rağmen bir türlü olmadı.
Bu atışlar neden girmedi sorusuna cevap aradık ve sonunda hepimiz anladık ki, en az sol turnike kadar bu atışı tekrar etmemiz gerek.
Her atışımıza aynı önemi vermemiz gerektiğini ve tekrar etmenin basketbolda çok önemli olduğunu öğrendik.
Daha sonra sol elimizle dripling yarışları yaptık, üç defa beş defa arka arkaya depar attık.
Çok yorulduk ve dinlenmek için yere yattık.
Elimizi boynumuza koyduk ve nabzımızı bulduk.
Daha sonra ben başla deyince saymaya başladık dur deyince durduk.
Bazılarımız yanlış saydı, ( gülüştük ), bazılarımız doğru saydı ancak böylelikle hepimiz normal nabız, hızlı nabız ve en önemlisi tehlikeli nabız sayılarını öğrendik.
Daha sonra ortaya toplandık.
Ve bir daha ki antrenmanda bol bol tekrar etmek için sözleştik.
Yorumlar
Yorum Gönder