Ana içeriğe atla

Juan Nunez 2004 ACB 20 MAÇ 17 DAKİKA 3.3 ASİST 5.2 SAYI Kerem Kuthan Konan 2004 BSL 20 MAÇ 12 DAKİKA 3.28 SAYI RİBAUND 2.93



Eğer büyük resme bakarsak altyapıda yaşadığımız en büyük sorunun, her geçen gün şiddetle artan kazanma arzusu olduğunu görüyoruz.  

 

Aynı yaşta ve henüz büyüme çağında olan, ancak her biri farklı zamanlarda fiziksel değişim gösteren gençlerin birbirleri ile mücadele etmesi çok ciddi sorunken, bir de BGL ‘de kontenjan olarak üç dört sene büyük gençlerin bu grubun içine dahil edilmesi yaşadığımız sorunları daha da büyüttü.

 

Örnek vermek gerekirse, geçtiğimiz yıl arkadaşları gibi BSL’ de ( veya TBL'de ) süre almayı başaramayan yirmi bir yaşındaki oyuncuların karşısına, bazı takımlar, henüz on yedi, on sekiz yaşındaki oyuncular ile çıkmayı tercih etti. (ve sonuç başta Bahçeşehir, Darüşafaka ve Telekom gibi altyapıya önem veren kulüpler, final gurubuna bile kalamadı ve tüm sezon sadece sekiz maç yapabildiler ) 

 

Bu tarz idari sorunlar dışında diğer bir sorunumuz da teknik ve taktik olarak tüm dünyada değişen basketbolu hala eskisi gibi görmeye devam eden kalabalık bir kitle olması. 

 

Halbuki Avrupa liginde, eski Yugoslav ve Rus hakimiyetini kaybolduğunu görmemek imkânsız. Arvydas Sabonis, Drazen Petroviç gibi kendini Avrupa’da kanıtlayıp NBA giden yıldızlar, Luca Donçiç ile sona erdi.

 

Bugün NBA’in transfer politikalarını değiştirmesi nedeniyle genç Avrupalı yıldızların yükselişine şahit olamıyorduk, bir de üstüne NCAA takımları da olaya dahil oldu. 


Artık sadece kendi kulübünün ümit bağladığı altyapı milli takımlarında bir iki defa oynayan yıldız adayı oyuncuların bile sesiz sedasız ABD’ye gittiğini duyuyoruz.

 

ÇÖZÜM 

 

İdari olarak bir ümitler ligi kurulması önemli bir başlangıç olabilir. 


Diğer bir konu da ABD'ye transfer edilen oyuncuların, aldığı ücret üzerinden (her sene) kulüplerine ödeme yapılabilir. 


Ayrıca oyuncuların tekrar yurda dönüşlerini eski kulüplerine yapmaları için bir madde konulabilir. 


Çok zor olmasına rağmen kaliteli oyuncu havuzumuzu genişletmemiz gerek, maalesef kazanma hırsı önümüze ket vuruyor.



HEMEN YAPABİLECEĞİMİZ ANCAK UZUN VADEDE SONUÇLARI GELECEK OLAN ÇALIŞMA

 

Daha çok oyuncuyla oynamak, daha çok oyuncunun sahada yeteneklerini gösterebileceği, hatta üst yapıda kullanabileceği teknikleri uygulamasını sağlayacak düzenleri uygulamak. 

 

Bunu sağlamak için aynı yaşta olan oyuncuların bir arada olması özellikle kuvvet olarak aralarında ciddi fark olmayan oyuncuların tercih edilmesi gerekiyor.

 

Genç oyuncular, antrenmanlarda öğrendikleri bir tekniği, yeterli kuvvete sahip olmadıkları için maç içinde kullanamıyorlar. 

Ve çoğu bu yüzden ileride kullanılması imkânsız olan bazı teknikler yaratmaya çalışıyor.


GENÇ DEYİP GEÇMEYİN NELER YAPMIŞLAR BİR BAKALIM..

 

 

 

DAVID MUTAF 2002 DOĞUMLU 

(MINESOTA NCAA BİR YIL) GRAND KANARYA 3.LİG TAKIMI İKİNCİ YIL ESAS TAKIM VE DAHA SONRA BURSA

 

Juan Nunez 2004

ACB 20 MAÇ        17 DAKİKA 3.3 ASİST 5.2 SAYI

 

Kerem Kuthan Konan 2004

BSL 20 MAÇ 12 DAKİKA 3.28 SAYI RİBAUND 2.93

 

 

 

 

Özgür Cengiz 2005

BSL 29 MAÇ          10 DAKİKA 1.17 ASİST 1.72 SAYI 

Melih Tunca 2005 

BSL 30 MAÇ          15 DAKİKA 2.23 ASİST 6.73 SAYI

 

 


BUGÜN BEN BJRADAYIM DİYENLER BİR ZAMANLAR ONLARDA GENÇTİ 



Yiğit Aslan 1996, BJK Berkan Durmaz, 1997 Telekom Muhsin Yaşar, 1995 KSK Kenan Sipahi, 1995 Mersin Emre Tanışan, 1999 Ege Demir 2004, Berke Büyük Tuncer 2004, Özgür Cengiz 2005, Cem Küçük Özkan 2005, Efe Postel 2006 ….

 

Görünüşe göre, 18 yaşındaki bir oyuncu, en erken 22- 23 yaşında ortaya çıkıyor. Bu durumda ( TOFAŞ ) Özgür, Cem, Efe gibi oyuncuların üç sene sonunda kendilerini gösterebilmeleri gerekiyor.

 

Oyuncuların kendi geliştirebilecekleri ortamı iki şekilde değerlendirmek, birincisi, bireysel çalışmalar bunlar, temel teknik, beslenme, ağırlık ve atletizm çalışmaları, diğeri ise takım çalışmaları ve katılacak ligler ve organizasyonlar. 

 

Takım çalışmalarını sadece taktik bilgi olarak değerlendirmemek gerek, öncelikle oyuncuların becerilerini “takımın oyununun “içine taşıyabilmesi için uygun ortamın oluşturulması gerekiyor, bu ortamın verilmesi, hücum ve savunma düzenleri içinde oyuncunun rolü ile de sınırlı değil, oyuncunun zihinsel dayanıklılığını artırmak, önüne sınırlar koymadan, kültürünü ve gelişimini sağlamak gibi ciddi emek isteyen bir çalışma.

 

 

 

 

 

 

  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...