Ana içeriğe atla

ALTYAPI ARTIK ÇOK FARKLI (YENİ KRİTERLER)


 



Ne kadar tecrübeli olursanız olun her sezon daha fazla şey öğreniyorsunuz. 

 

Altyapı ile çalıştığım son dört sene içinde öğrendiğim en önemli şey, altyapı ve üstyapı arasındaki farkın her geçen sezon daha da açıldığı oldu.

 

Artık sadece tek bir Türk oyuncunun yer alabildiği ( 4+1 ) ve tüm Avrupa kupalarında ses getiren takımların olduğu Basketbol Süper Ligi’ne, eski günlerin Süper Ligi gibi bakmaya devam etmemeliyiz. 

 

Artık oyuncu profilleri değişti. 

Bir düşünün, eskiden A milli takımımızda ilk beş oynayan bir oyuncu, kendi kulüp takımında beş altı dakika oynasaydı yer yerinden oynardı. O günlerde böyle bir olayı hayal bile edemezdik. 

 

Bu da bize, altyapıya ait eski kriterleri unutup yeni kriterler ile yola çıkmamız gerektiğini anlatıyor. 


Ancak öncelikle Türkiye'de, Alperen, Avrupa'da, Doncic gibi uç örnekleri bir kenara bırakmamız gerekiyor. 

Keşke bu örneklerden daha çok olsaydı...  

 

Günümüzde Türkiye'de A takıma çıkan bir oyunculardan ilk istenen, yabancı oyuncular ile birlikte antrenman yapabilecek seviyede olması.


Tecrübelerime göre bu seviyeye her maç otuz sayı atan BGL'nin yıldızları bile ulaşamıyor.

 

O zaman başka bir yol izlememiz şart diye düşünüyorum.


Oyuncuya hedefe ulaşmak için izleyeceği yolun, sadece bireysel performansla alakalı olmadığını düşündürebilen, takım ile birlikte hedefine daha kolay ulaşabileceğini öğreten bir yol olmalı. 


Yaptığı akıllı, sağlam ve sert savunmayı önemseyen, takım arkadaşına sayı pası vermekten yani paylaşmaktan zevk alan, sosyal medyada gördüğü süslü hareketlerden kendi uzak tutan, koçun istediklerinin bilincinde olan ve basit oynayan oyuncu tipi. 


Oyuncu A takım kadrosuna girdiği zaman, henüz yolun başında olduğunu bilincine sahip olmalı, hem bireysel hem de çalışmalarda maksimum istek göstermeli, hiç süre almadığı zaman, bu süreyi hakettiğini göstermek için duygularını belli etmeden isteklerini antrenmanlarda göstereceği performans ile koçlarına iletebilmeli. 

Ve geçmişte yaşadığı altyapının o şaşalı günlerini sadece bir hatıra olarak anımsamalı. 

 

Tüm bunları yapabilmek için oyuncunun, çevrenin abartılı beklentileri yerine, koçunun sözünü dinleyen ve her ne kadar zor olsa da gerçekleri fark edebilecek akla sahip olması gerekiyor.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...