Ana içeriğe atla

LİDERLER


Basketbolda takım hücumu, oldukça karışık bir konu. Hepimizin aynı fikirde olduğu konu, yani nihayi hedefimiz oyuncularımızın bireysel becerilerini en uygun şekilde kullanmak. Ancak takım oyunu oynamak ,kolektif olmak, topu paylaşmak gibi kavramlar işimizi çok zorlaştırıyor.
 

Takımımıza bir hücum düzeni yerleştirirken, elinizdeki yıldız oyuncu sayısı, bu oyuncuların hangi pozisyonda oynadığı ve kaliteleri önemli veriler, bununla birlikte yıldızlarınızın savunmadaki başarısını da göz önüne almak zorundayız. 
Ancak böyle hassas davranarak tüm oyuncuların rollerinden memnun olduğu bir hücum organizasyonu bulma ihtimalimiz var.  

İki sezon önce Orlando takımında son topları kullanan ve takımın lideri konumuna gelen Hido, iki yıl önce Phoenix Suns takımına transfer olduğunda, en çok sorulan soru” Steve Nash’in olduğu takıma yaratıcı özelliklere sahip ikinci bir liderin gelmesi doğru mu? ” olmuştu.

Coach  Alvin Gentry bu soruya cevap olarak, Hido’nun oyun kurucu özellikleri sayesinde, aslında çok iyi bir şutör olan Steve Nash’i ilk defa şutör guard pozisyonunda kullanmayı hedeflediğini belirtmişti. Ancak hepimizin bildiği gibi bu birliktelik yürümedi ve Hido bir süre sonra başarıyı yakaladığı Orlando’ya tekrar geri döndü.
 
 

 Eğer bir veya iki oyuncunuz sürekli olarak son topları kullanıyorsa o oyuncular takımınızın liderleridir. 
Peki, aynı anda sahada iki veya üç liderin bir arada olmasının ne gibi mahsurları olabilir? İlk bakışta çok cazip gibi gözüken bu durum aslında ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok Miami Heat takımı ve Olympiakos takımı farklı kıtalarda ve farklı kimyalarda olsalar da, iki sene önce lider enflasyonunu yaşayan en yakın örneklerdi. Pozisyonları farklı olmasına rağmen Lebron  James ve Dwayne Vade, Bosh Chris diğer tarafta ise Paploukas, Teodosiç ve Spanulis.
 

 

Bu takımların iki sene önce yaşadıkları sorunları ve aldıkları neticeleri hepimiz biliyoruz. Peki, bu kadar kaliteli oyunculara sahip olmasına rağmen bu takımlar neden sorun yaşadılar?

 Öncelikle yaratıcılık vasfı ile takımlarında lider konumuna ulaşan oyuncular ellerinde top olmadığı zaman bu özelliklerini kullanamamanın rahatsızlığını hissediyorlar ve kısa süre için bile olsa oynamak zorunda kaldıkları” şutör oyuncu” pozisyonunda beklenildiği kadar başarılı olamıyorlar
İkinci ve en önemli sorun ise kafalardaki “ben olsaydım daha iyi şut veya pas seçimi yapardım” düşüncesi, bu da takımın kimyasını ciddi bir şekilde sarsıyor.
 

Liderin diğer liderler ile yarışa girmesi veya bu pozisyonu paylaşması, ne kadar iyi niyetli olursa olsun ters tepiyor. Olympiakos sadece bir yıl sonra Paploukas, Teodosiç gitmesi sonucunda kalan tek lideri Spanulis ile hem Yunanistan da hem de Avrupa da şampiyonluğu kucakladı, diğer tarafta ise biraz mücadele ettikten sonra, Chris Bosh ve Dwayne Vade kenara çekilerek Lebron James’in liderliğinde NBA şampiyonluğuna ulaştılar.
 

Bu açıdan bakarsak aynı düzeyde çok fazla lidere sahip olmak birçok sorunu da yanında getiriyor. Ligimizde mücadele eden Anadolu Efes, Fenerbahçe Ülker, Galatasaray, Beşiktaş, Banvit takımlarında liderlerinin kimler olduğunu ve neler yapacaklarını hep birlikte göreceğiz.

CEM AKDAĞ

 

Yorumlar

  1. coach her maç için farklı bir lider çıkarmaya çalışmak (oyunun iki yönünde de )özellikle altyapıda hayalperestlik midir ? son zamanlarda böyle bir sistemle oynayan takımlar var mı ?can kasaplar

    YanıtlaSil
  2. Son zamanlarda Alt yapı'yı çok yakından takip etmiyorum.Ancak lider oyuncu eninde sonunda kendini belli eder.Sizin özel bir çaba sarf etmenize gerek yoktur.Örneğin sizin bir lider oyuncunuz vardır ama yeni gelen bir başka oyuncu daha fazla bu özelliğe sahipse hemen ön plana çıkar.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...