Çok
farklı bir maç oldu hiç bizim ligimizde seyrettiklerimize pek benzemiyor.
Yorumcular
sürekli olarak pozitif konuştu ve basketbolun güzelliğinden bahsetti. Hakemler
genelde konu dışıydı.
İlk topu
atan oyuncuya ses çıkarılmadı, hatta dört numaralı oyuncu hiç pas vermeden el
üzeri atış yapınca en küçük tenkit bile gelmedi.
Önce,
bir iki oyuncu durunca takım duruyor şeklinde bir yorum yapıldı ama daha sonra
bunlar gibi takımlara önlem almak zor ,sayının nereden geleceği belli olmuyor
şeklinde düzeltildi.
Çok skor
oldu, “savunmalar kötüydü” veya “devrede elli sayı oldu, bu NBA basketboluna
benzedi” diyerek kimse maçı küçümsemedi.
Bu
takımlarda Furkan Korkmaz ve Tolga Geçim ya da Cedi Osman olsaydı kimse
yadırgamazdı. ( Tesadüf bu ya Banvit takımının koçu da Slovenyalı )
Peki
kimleri yadırgardık? Daha doğrusu, takımızdaki
hangi tip oyuncular böyle basketbol oynayamazdı? Objektif düşünelim . Sorunun
cevabı Türk milli takımın geleceğini yakından ilgilendiriyor.
Slovenya 78 Letonya 84 topu potaya göndermiş.
Her iki
takım 9 hücum ribaundu yapmış.
Slovenya
13 Letonya 9 top kaybı yapmış.
Farkı
yaratan ise şut yüzdesi olmuş, Slovenya ikilik atışlarda % 61 – 59 galip gelmiş ancak
en önemli üçlüklerdeki üstünlüğü
% 39 – 33 .....
% 39 – 33 .....

Yorumlar
Yorum Gönder