Aslında geçen hafta Sloukas’ın Spanoulis’in ve Kalatis’in müthiş performanslarından
sonra bu yazıyı yazacaktım ama...
KSK - PAOK maçında ,belirli bir süre Obradoviç ile çalışan Berk Uğurlu, hiç
de atletik bir oyuncu olmamasına rağmen maçın sonunda top ile uçtan uca giderek,
dört beş basket atıp farkı kapatınca bu yazıyı yazmam gerektiğini düşündüm.
Fırsat buldukça dile getirdiğim bir çözümü ! evet yanlış duymadınız ,bir
sorunu değil bir çözümü burada dile getirmek istiyorum.
Hem Nash’i hem Harden’i , hem Diamantidis’i , hem Spanoulis’i, hem Kalatis’i,
hem de Pangos’u hatta Sloukas ‘ı takdir edip, sonra benzer basketbolu oynamaya
çalışan kısalara egoist damgası vurduğumuz sürece o yıllardır beklenen oyun
kurucu bir türlü gelmez.
ABD milli takımı oyun kurucusunu "sadece şut atmadığı zaman pas veriyor " şeklinde suçlarsanız, size şüpheyle bakarlar..
Siz bırakın takım oyununu veya takım kimyasını, onları antrenörleri
düşünsün. Siz yıldız oyuncu var mı, yıldız
oyuncu geliyor mu ? ona bakın , öyle bir oyuncu varsa ve antrenörü oynatılmıyorsa
ona kızın , sahada ise seyretmenin keyfine varın..
DÜNYA BASKETBOLU DEĞİŞİYOR
Belki farkına varmışsınızdır son on yıl içinde bütün dünyada farklı bir
basketbol oynanmaya başladı .
“yüksek tempolu ancak kontrollü basketbol “ Yavaş tempoyu herkes kontrol
edebilir , kontrolsüz yüksek tempoyu da her yerde görebilirsiniz.”
Esas önemli olan yüksek tempolu
basketbolu kontrollü oynayabilmek.
Artık set hücumlarında kolay sayı bulmak neredeyse imkansız bu nedenle
herkes geçiş hücumlarından sayı bulmaya çalışıyor.
Ancak denemeden bunu yapmanız imkansız.
Oyun kurucunuz topu aldığında “yavaş” veya “sakin” dediğiniz sürece sadece
kontrollü basketbol oynayabilirsiniz.
Oyun kurucunuz hızlı gidip hata yaptığında, ona doğru seçimin ne olması
gerektiğini anlatmak ve öğretmek yerine neden acele ettiğinin hesabını
sorarsanız, o beklediğiniz oyun kurucu bir türlü gelmez.
GÜNÜMÜZDE OYUN KURUCUDAN NELER BEKLENİYOR ?
Peki modern basketbolda, iyi oyun kurucu olmak için takip edilecek yol
nedir ;
Aldığın her topu çok süratli bir biçimde karşı sahaya götür, eğer
başarabiliyorsan boyalı alana gir .
Eğer giremezsen sana yardımcı olmak üzere bir perdeleme gelecek ondan
yararlanan .
Seni durdurmak için iki den fazla savunma üzerine gelecek ve bu durumda eğer
(koştularsa) bazı takım arkadaşların muhakkak boş kalacaklar .
Boyalı bölgeye girdiğin zaman karşılaşacağın zorluklara kendini hazırla ,
fiziksel temaslar ve darbeler seni bekliyor olacak .
Sen bunlara hem fiziksel olarak hazırlıklı ( dengeli ) hem de mental ( sinirlenmeden
) olarak hazır olmalısın.
Oraya girerken çok süratli olmalı ama girdikten sonra mümkün olduğunca
yavaş ve dikkatli olmalısın.
Yapılan en önemli hata orada da çabuk olmak, panikleyip kötü bir pas veya
kötü bir şut atamaktır.
Şut ile tehdit edeceksin, pas vereceğin yere bakarsan oraya kollar uzanır potaya bakarsan pas pencereleri
boş kalır.
Temas sonrası “dengen” yerinde olacak topu potaya rahatlıkla atabilmelisin
, bu da ileri doğru değil de yukarı veya yana doğru gitmenle alakalı...
Tavsiyeler ve bu tavsiyelerden türemiş driller böyle sürüp gidiyor ...
Lütfen bunda sonra oyun kurucuları seyrederken ve değerlendirirken bu
kriterleri göz önünde bulundurun.
Pozisyonları yorumlarken bireysel basketbolu ön planda tutalım, müthiş
hareket veya müthiş savunma demeye
çalışalım.
Erken attı kötü attı gibi sorunları bırakın onlarla
antrenörler ilgilensin, zaten işini kaybedecek olanlar da onlar değil mi?
Ömer tüm bu özelliklere sahip bir oyuncu, Gelişim Liginde Anadolu Efes'e 38 sayı atan, son oynadığı maçta 49 sayı atan TBL'de bir maçta 9 ribaunt alabilen 6 asist yapabilen bir oyuncu.
Siz 16 yaşındaki bu genç için ,şu özelliği zayıf ,bu özelliği şöyle diye bakmaya devam ederseniz, kusura bakmayın ama o oyun kurucuyu daha çok beklersiniz.




Yorumlar
Yorum Gönder