Ana içeriğe atla

BASKETBOL YORUMCULARI

 Dinlerken zevk aldığım maça ayrı bir tad katan Tufan Ersöz 

Dün yeni yaşıma girince enteresan bir gerçekle karşılaştım, basketbol ile tanışmamın üzerinde tam yarım asır geçmiş. 

Her gününü basketbolu düşünerek geçiren bir insan olarak, aklıma geldi, bugünlerde kafamı en çok ne kurcalıyor? 

Abartısız her akşam ekranın başına geçtiğimde dinlediğim basketbol yorumcuları .. 

Öncelikle aralarında zevkle dinlediğim bir kaç kişinin olması ,hatta bu işe yeni giren bazılarının her geçen gün kendilerini geliştirmesi beni çok mutlu ediyor.  

 












Derin basketbol bilgisini yakınen bildiğim ve zevkle yorumlarını dinlediğim Kaan Kural.

Umarım yorumcu arkadaşlar " yarım asırdır" basketbolun içinde olan koçun bu kısa yazısını okurlar.

Önce itiraf edeyim kesinlikle yaptığınız işin çok zor olduğunu biliyorum.

Basketbolu sevdirmek ,bilene bilmeyene aynı anda hitap etmek , Türkçesi olmayan yabancı terimleri kullanmak, taraftarı üzmemek vs. kesinlikle çok zor.

Ve herkesin yapabileceği bir şey değil, eminim bu işi yapabilmek için gerçekten çok farklı özellikler gerekiyor.


Benim değinmek istediğim konu ise çok farklı .

Yorum yapanlardan duymaya alıştığımız ve hiç tartışmadan kabullendiğimiz bazı cümleler var. 

Örneğin ; “Doğru basketbol” aslında kolayca ağızdan dökülen bu sözün basit bir tarifini yapabilmek için öncelikle   “doğru” kelimesini detaylı bir açıklaması gerek. 

Ancak bunun yanı sıra bir çok başka bilgiye ihtiyacımız var. 

Şu örnekle başlayabiliriz :  Neye göre doğru ?

Çünkü yine tartışmadan kabul edilen bir söz daha vardır ki, ilk cümleyi kesinlikle ters köşeye yatırır, 
Basketbolda bir tane doğru yoktur”.

Demek ki, her yorumcuya ,her koça, her oyuncuya, hatta basketboldan anlayan herkese göre farklı bir “doğru basketbol” olma ihtimali var. 

Bu karışık durumu açıklayabilmek için önce “doğru” kelimesini neden kullandığımıza bakmak gerekiyor.

Atılan her basket doğru, kaçan her basket yanlış mı?  

Bence bu tartışılır örneğin tempo söz konusu olduğunda; Çabuk atılan bir basket temponun yükselmesine ve maçı kaybetmemize neden olabilir. ( Bu durumda keşke basket atmasaydık top elimizde kalsaydı diyebiliriz ) Veya tam tersi . Uzun süre savunmada kalıp yenilen bir basket rakibe ciddi bir avantaj sağlamayabilir. 

Takımların sistemi ; her topu çabuk potaya atan bir takım, bu sistemi seçtiyse onlar için yapılan her hızlı atak doğrudur. Erken attılar diye bir şey söz konusu değildir. 

Takımların stratejisi ; İyi bir Pivota sahip olan bir takım, dışarıdan şut atıyor ise, içeriye pas veremediği içindir. 
Eğer içeriye pas vermiyorsa, dışarıdan şut atmaları normaldir. Bu yanlış bir hücum değildir. En fazla kime şut attırdıkları bir tenkit nedeni olabilir. 

Eğer içeriye pas verdiklerinde yapılan yardımı dışarıdan değerlendirmeye çalışıyorlarsa bu da yanlış değildir. 
Ancak dışarıdan atılan şut miktarını vurgulayarak, bunların yanlış  hücum olduğunu vurgulamak yanlış bir yorum olacaktır.

Periyot ve maç sonları; burada strateji veya taktik önemli değildir. Burada skor yapmak veya faul aldırmak topu önemlidir. 
Güzel bir basket, sonrası koç övgüyü hak eder. 

 Bunların dışında bahsedilen takımın oyuncularının özellikleri ,kadro derinliği, koçunun kim olduğu da söz konusu.


Bakın, daha kazanmak yerine tecrübe edinmeyi amaçlayan, geleceğe yatırım yapan ve amacı genç oyunculara devreye sokmak olan takımdan bahsetmedik. 


O zaman yorum yaparken, öncelikle her iki takım için doğru basketbolun kısa bir özetini yapmak , okuyucunun veya dinleyicilerin önüne basit bile olsa aydınlatıcı bir resim koymak gerekmiyor mu? 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...