Ana içeriğe atla

YENİ SEZON İÇİN DÜŞÜNDÜKLERİM





Her zaman bilgili, donanımlı, deneyimli koçların altyapılarda çalışması gerektiği konuşulur ama fazlaca örneğini görmeyiz. Bu sezon ise yukarıdaki tanıma uyan iki koç altyapılarda görev yapacak... Biri mezun olduğu okulda çalışacak olan Necati Güler... Diğeri ise Gelişim Koleji ile anlaşan Cem Akdağ...

Cem Akdağ'a katıldığı organizasyonu ve altyapılar için felsefesini sorduk... Şu yanıtları aldık...

* Burası bir eğitim kurumu, oyuncuların hepsi bu okulun öğrencileri, daha büyük yaşta olanların ise neredeyse hepsi bu okuldan mezun. Akademik olarak belirli bir seviyenin üzerinde olmadıkları takdirde burslarını kaybetme ihtimalleri söz konusu. Size bir örnek vereyim, kadroya girebilecek bir oyuncumuz akademik başarısı çok ileri seviyede olduğu için kendi isteği ile takımdan ayrılmak isteğini söyledi ve biz de kabul ettik.

* Okulun sahibi Serdar beyin eğitime ve basketbola bakışı sıra dışı. Namık Yazlar sıfırdan müthiş bir organizasyon yaratmış. Bugün dört oyuncusu altyapı milli takımlarında olan bir organizasyondan bahsediyoruz Bu oluşumda eski antrenör sevgili Cüneyt’in katkılarını ve verdiği emekleri takdir etmek gerek. 
 
* Bana gelince... Kendi adıma çok da farklı bir yol izlemiyorum. Altyapı ile başladım, erkekler Süper Ligi'nde çalışırken aniden Kadınlar Ligi'ne geçtim ardından tekrar BSL'ye ve son olarak bilgi ve birikimimi genç oyunculara aktarmak için altyapıya geri döndüm. Üzerimde kariyer planlaması gibi bir baskı olmadığı için çok daha rahat çalışacağım.

* Bu takıma bir senelik anlaşma ile geldim. 
Amacım BGL’ye ve çok istediğimiz TB2L'ye katılmak, bu yolla A Milli Takımımıza oyuncu vermek. 

* Oyuncuların çok maç oynaması ve güçlü rakiplere karşı mücadele etmesi için, müracaat ettiğimiz TB2L için cevap bekliyoruz.  

* Geçtiğimiz hafta İzmir’de çalışmalara başladık. Henüz milli takımdaki oyuncular ile tanışma fırsatı buladım ancak 2008-2007 ve daha büyük oyuncularla beş gün içinde ona yakın antrenman yaptık. Çalışma şartları harika. 

* Basketbol konuşacak olursak; herkesin inandığı “Savunmada agresif olmak, hücumda yüksek tempo ile oynamak ve yarı sahada topu paylaşmak” anlayışı ile oluşturacağım şablonların içinde, oyuncuları serbest bırakmayı düşünüyorum.

* Bizde, ABD’deki gibi eğitim ve sporun içe içe geçtiği bir sistem yok. Böyle bir kültüre sahip olmadığımız için altyapıdaki koçların önceliği aynı üstyapıda olduğu gibi sadece maç kazanmak. Bu yolla oyuncu yetişmez mi? Tabii yetişir hatta NBA ‘de gider. Ancak sorun her jenerasyonun hatta aynı jenerasyondaki oyuncuların temel bilgi seviyelerinin çok farklı olması... (Bence herkesin bahsettiği “ekolümüz yok” sorunun kaynağı..) 

* Teknik anlamda, eğer hücumdan yola çıkarsak, altyapıda formalite icabı yapılan bir-iki cut pas sonunda, herkes hemen pick and roll veya birebire dönüyor,  bazen o pas cut dahi yapılmıyor.  A takımlarda uygulanan setler taklit ediliyor.  

* Çalıştıracağım takımdaki oyuncuların, yaşları nedeniyle bazı yerleşik alışkanlıkları olsa da, ben o formalite olarak uygulanan pas ve cut ile oynan kısmı ana tema olarak düşünüyorum. Bu da topu paylaşmak anlamına geliyor. (2007-2008 doğumlu oyuncularımızı da aynı tarzda oynatmayı planlıyoruz) Pick and roll ve teke tek kısmı ise yardımcı olarak uygulayacağız. 

* Altyapıyla ilgili şöyle bir tespitim var; “boy, kilo” , “kuvvet”, “atletizm”, “agresiflik”, “basketbol aklı” ve “yetenek.” Bugün çoğu koç, oyunculara (böyle bakmayanları tenzih ederim) yukarıdaki sıralama ile bakıyor. Ancak eskiler bilir, 30-40 sene öncesinde ise bunun tam tersi bir bakış açımız vardı.

* Bence böyle bir sıralama yapmak yerine, her oyuncunun iyi ve geliştirilebilecek özelliklerinden yola çıkmakta yarar var Bunu da sağlayabilmek için düzenlerin geniş şablonlar halinde olması gerekli olduğunu düşünüyorum.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...