Ana içeriğe atla

KONUMUZ YİNE ŞUT

 

 

Şut ile ilgili onlarca makale okudum, onlarca koç dinledim. 

Bazen o kadar farklı fikirler ile karşılaştım ki yanlış mı okudum diye tekrar okumak zorunda kaldım. 


Sonuç olarak şut konusunun temelde iki farklı şekilde incelenmesi gerektiğine karar verdim.


Bunlardan bir tanesi günlük istikrar (bugün şutları iyiydi), diğeri ise tüm sezonları kapsayan, ve size iyi şutör unvanı kazandıran istikrar.

 

Hemen aklınıza günlük istikrarın haftalık, haftalığın daha sonra aylık ve sonunda sezonluk istikrara dönüşebileceği gelebilir. 


Hayır maalesef öyle olmuyor, bir maç şut sokan diğer maç sokamayan, bir sezon şut sokan, diğer sezon şut sokmayan oyuncuların miktarı az değil.

 

Şutun gelişimi için, doğru mekanik ile çok tekrar yapmak ve antrenman ve maçlarda doğru zamanları seçerek korkusuzca atış yapmanın çok önemli bir yol olduğunu duymuşsunuzdur.

 

Gerçekçi olarak düşündüğünüzde, bu tarif her ne doğru gibi gözükse de, doğru mekaniğin kişinin fiziksel yapısına göre değiştiğini, savunmasız yapılan tekrarın pek bir işe yaramadığı, antrenman atmosferi ile maç atmosferinin farklı olduğunu biliyoruz. 


Bu nedenle her sezon istikrarlı şut sokan bir oyuncu ünvanını ele geçirmenin çok zor oluğunu ve bunun için gerçekçi yaklaşımın yeterli olmadığını görüyoruz.

 

Bu durumda, devreye izah etmekte zorlandığımız, yetenek ve psikoloji giriyor. 

 

İzahı zor olan, hissediyor veya yanıyor gibi ifade edilen durumu istikrarlı hale getirmek için çabalamamız gerekiyor.

 

Bu çabayı gösterecek olan da oyuncu olmalı. 

 

 Bu durumda bir koç, aynı bir psikolog veya bir psikiyatrist gibi (oyuncusuna) hastasına, ben sana sadece yol gösterebilirim, ancak her şey sana bağlı demekten başka çaresi yok. 

 

Bu aşamada da, oyuncumuzun nasıl öğrendiğini öğrenmesi ilk aşamayken ikinci aşamada da o duruma nasıl girdiğini anlaması ve sürdürmesi önemli. 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...