Genç oyuncularla yeniden çalışmaya başladığımda tek
gayem, bilgi ve birikimlerimi genç oyuncular ile paylaşarak onları ulaşabilecekleri en üst seviyeye getirmekti.
Bu işe ilk başladığımda, yeni jenerasyonun kesinlikle geçmişte birlikte olduklarımdan çok farklı olduklarını anladım.
Aslında ilk dikkatimi çeken, birbirinden farklı iki oyuncu tipi farklı olmasıydı .
Bunlardan büyük kısmı hatalarını kabul etmiyor ve aynı hataları yapmakta ısrar ediyordu.
( Sezon sonunda, bu konuda aile ve arkadaş çevresinin etkisi olduğu net bir şekilde ortaya çıktı. )
Diğerleri ise bir, iki ikaz sonunda hemen vaz geçiyor ve konsantrasyonunu kaybediyordu. Ancak kısa sürede ,çevresi kendisine yaptıklarının doğru olduğunu ,aslında koçun hatalı olduğu söylüyor ve basketbola devam etmesini sağlıyordu.
Bu nedenle tüm sezon boyunca, oyuncularla toplantılar yaptım, onlara elimden geldiğince bazı gerçekleri anlatmaya çalıştım. Biraz olsun, ileride karşılacakları zorlukları ve nasıl üstesinden gelebileceklerini onlara anlatmaya çalıştım.
Yaptığım bu toplantıların notlarını sakladım ve şimdi bu konuşmaları buradan paylaşmak istiyorum.
Hataları kabul etmeye hazırlık olmak muharebeyi kazandırmaz ama savaşı kazanmaya yardım edebilir.
C. Champell
Hepiniz sağlıklı birer sporcusunuz, biraz çevrenize bakın, biraz empati yapın sağlıklı olmayan bu nedenle spor yapmayan birçok genç var.
Hepiniz diğer sınıf arkadaşlarınızdan daha iyisiniz ve bu sayede takımımızın bir üyesi olmuşsunuz.
Tüm bu şansı emek vererek elde etmediniz.
Fiziki yapınız, kalıtsal.
Elde ettiğiniz imkan, sizi yönlendiren aile ve sosyal çevreniz ile alakalı.
Sizce, bunlarla övünmek ne derece doğru?
Anadolu’da küçük bir köyde doğabilirdiniz, boyunuz çok kısa veya spor yapamayacak bir rahatsızlığınız olabilirdi, bu durumda basketbolcu olamadığınız için kendinizi suçlayabilir miydiniz?
Peki şu andaki mevcut durumunuza neler kattınız?Cevaplarınız çok önemli; yavaşsanız hızlanmak için, zayıfsanız güçlenmek için çalışıyor musunuz?
Zayıfsanız kilo aldınız mı, çok şişmansanız kilo verdiniz mi?
Kaslarınızı geliştirdiniz mi?
Zıplamanız arttı mı?
Şutunuzu geliştirmeyi, savunmada adama geçilmemek için adımlarınızı çabuklaştırıyor musunuz?
Eminim herkes yapabildiği kadarını yapıyor.
Kilo veremeyen, ben böyle iyiyim boş ver demiyor, zayıf olan, böyle süperim demiyor, şutu girmeyen boş ver, olmasa da olur demiyor, ne yapıyor?
çabalıyor en azından çabalıyormuş gibi görünüyor.
Kimse, "koç, haksızsın ben şişman değilim"," koç haksızsın, benim bütün şutlarım giriyor " diyemiyor çünkü her şey ortada, herkes eksik yanını savunmuyor, savunamıyor.
Kimse bu haline sahip çıkmıyor.
Peki sizin hiçbir kabahatiniz olmadan gelişen kötü huylarınızı neden sahipleniyorsunuz neden hatalıyım diyemiyorsunuz?
Neden antrenmana geç geliyorsunuz?
Neden koşmuyorsunuz?
Neden hatayı arkadaşınızda, koçunuzda , hakemde ,rakipte buluyorsunuz?
Neden koç sizi ikaz edilince küsüyorsunuz?
Neden yaptığınız şeye odaklanmıyorsunuz?
Neden su molasında telefonunuza bakıyorsunuz ?
Neden başkası yapınca öyle, ben yapınca böyle diyerek kendinizi koruyorsunuz?
Neden içinizden " ben haklıyım" veya "ben böyleyim kardeşim " deyip işin içinden sıyrılıyorsunuz neden
yanlış yapmaya devam ediyorsunuz?
Huy dediğiniz şey alışkanlıklardır, kendinizi zorlayarak çok çalışarak ,onları da geliştirip değiştirebilirsiniz.
Spor salonunda tekniğinizi, ağırlık salonunda fiziğinizi geliştirdiğiniz gibi, huylarınızı da değiştirmeye çalışın.
Bu çaba sadece basketbolunuz değil hayatınızı iyi yönde değiştirecek bir çabadır.
Unutmayın, hatanızı kabul etmek kabul ilk basamak.
Ayrıca, kimseye söylemeniz şart değil ama, inanın ilk adımınızda başta koçunuz herkes sizdeki bu olumlu gelişmeyi fark edecek....
Yorumlar
Yorum Gönder