Sevgili veliler, sizce çocuğunuzun az veya çok oynaması maç içinde soktuğu bir iki şut veya maç içinde yaptığı bir iki hataya mı bağlı ?
Basketbol geçmişi olan ve bu işe yıllarını veren tecrübeli yöneticilerin, koçların, maçları seyrederken “bu çocuğu antrenörü çok oynatıyor, demek ki bu çocuk iyi, diğerini az oynatıyor bu çocuk kötü” mü diyor ?
Eğer öyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, basketbolun içinden gelen o koçlar ve yöneticiler, herkesi arayarak çocuklar hakkında detaylı bilgi sahibi oluyor.
Özellikle “çocuğun ailesinin işe ne kadar karıştığı” gibi… kriterlerden başlayarak, çocuğun antrenmandaki performansı, vücut dili, oynama arzusu, duygularını kontrol etmesi, yeteneği, fiziği, atletizmi gibi onlarca kriteri inceliyorlar.
Hatta koçlar, her şeyi ile basketbola uygun bir çocuğun, çevresi ve velisi tarafından gelen baskılar nedeni ile iyi oynayamadığını, “eğer transfer edersek, çevresinden ve velisinden uzaklaştırırsak “iyi oynayabilir mi diye düşünüyor.
KULÜPLER
İşe kulüpler açısından bakarsak; sürekli değişen yönetimlere sahip olan kulüplerde altyapıda ciddi sorunlar yaşanıyor, yeni yönetim başa geldiğinde, önce A takımda, oynayacak olan oyuncuları almak için bir çaba başlıyor.
A takım konusu sonlanırken ellerindeki genç oyunculardan yararlanmaya çalışıyorlar.
Ancak altyapıya önem veren ve bu konuda kurumsallaşan bazı kulüpler ise, potansiyel genç oyuncuları A takıma almak planlar yapıyor.
Eğer çocuğunuz altyapıya uzun vadeli bakan bir kulüpteyse ayrıcalıklı olduğunuzu bilin ve çocuğunuz ile gurur duyun.
Altyapıda onlarca idareci ve antrenöre sahip olan bu kulüplerde, çocuklarınıza iyi eğitim vermek için büyük çaba harcanıyor.
Tecrübeli bir koç olarak basketbol eğitiminin dışarıdan bakıldığında çok kolay gibi görüldüğünü ancak sanılanın aksine çok zor olduğunu, daha da kötüsü bunun anlaşılması için ciddi tecrübeler yaşamak gerektiğini söyleyebilirim.
Maalesef her konuda olduğu gibi basketbolda da günlük başarılar büyük resmin görülmesine mâni oluyor.
Maalesef basketbol hala herkesin kolaylıkla anlayacağı ve hakkında rahatlıkla yorum yapabileceği bir oyun gibi düşünülüyor.
Bu durumda, çocuklar için “istatistikler”, genç koçlar için “neticeler” hayati önem taşıyor.
Belki de bu nedenle çocuğu kurumsallaşmış ve planlı hareket eden bir kulüpte oynayan veli, çıkıp çocuğunun az oynamasını veya başka bir çocuğa verilen sürenin çocuğuna verilmemesini sorun haline getirebiliyor.
Bir doktora, bir matematik öğretmenine karışmayı aklına getirmeyen veli, antrenöre işini nasıl yapması gerektiğini anlatıyor.
Tabii konunun bu kadar vahim bir hale gelmesinde basketbolun içinden gelmeyen “gelip geçici yöneticilerin” etkisi çok fazla oluyor.
Ancak plan ve program ile hareket eden kulüplerde, altyapıda şampiyonluktan önce gelen tek şey, oyuncunun kulübün A takımda oynaması.
Hedefleri Avrupa şampiyonluğu olan A takımlarda, yabancı oyuncu sayısı arttıkça, genç oyuncuların A takıma çıkma ihtimali her geçen gün azalıyor.
Ayrıca bu tarz kulüpler, her kategoride şampiyon olmak amacı ile kısa vade hedeflerle hareket ediyorlar.
Ancak orta sıraları hedefleyen takımların altyapılarında yetenekleri değerlendirmek için ciddi çabalar veriliyor.
Oyuncu güçsüzse güçlendirmek, tecrübesizse tecrübe kazandırmak. Bireysel teknik yönünden ihtiyaçları varsa özel koçlarla özel antrenmanlar yapılıyor.
Bu durumda velilerden beklenen, çocuklarının antrenmanlarda maçlarda, tüm enerjilerini ve tüm konsantrasyonlarını sahaya koymalarına engel olmamaları.
Eğer günlük hayatınızda yaşayacağınız heyecan çocuğunuzun ileride basketbolcu olmasından önemliyse, karışmaya devam...
Yorumlar
Yorum Gönder