Basketbolcu arkadaşlar, hepiniz sağlıklı birer sporcusunuz, biraz çevrenize bakın, biraz empati yapın sağlıklı olmayan birçok genç var.
Hepiniz diğer sınıf arkadaşlarınızdan daha kabiliyetlisiniz, atletiksiniz ve bu sayede takımın bir üyesi olmuşsunuz.
Ancak tüm bunları emek vererek elde etmediniz.
Fiziki yapınız kalıtsal.
Elde ettiğiniz bu pozisyon aile ve sosyal çevreniz ile alakalı.
Sizce bunlarla övünmek ne derece doğru?
Anadolu’da küçük bir köyde doğabilirdiniz, boyunuz çok kısa veya spor yapamayacak bir rahatsızlığınız olabilirdi, bu durumda kendinizi suçlayabilir miydiniz?
Düşünmeniz gerek şeyler, şu andaki durumunuza ne kattığınız?
Yavaşsanız hızlanmak için, zayıfsanız güçlenmek için çalışıyor musunuz?
Kilo alıp verdiniz mi?
Kaslarınızı geliştirdiniz mi?
Hızınız, kuvvetiniz, zıplamanız arttı mı?
Şutunuzu geliştirdiniz mi, savunmada adama geçilmemek için adımlarınızı çabuklaştırıyor musunuz?
Top kayıplarınızı azaltmak için çaba gösteriyor musunuz?
Eminim herkesin farklı bir cevabı vardır.
Kilo veremeyen, böyle iyiyim boş ver demiyordur, , zayıf olan böyle süperim demiyordur, şutu girmeyen boş ver olmasa da olur demiyordur, peki ne yapıyor?
Elinden geldiğince çabalıyordur, bazıları en azından çabalıyormuş gibi görünüyordur!
Kimse zayıf veya şişmanlığına, razı olmuyordur.
Bunun bir disiplin ve irade işi olduğunu hepimiz biliyoruz ve hepimiz yapabilenlerin kazandığını görüyoruz.
Peki huylarınız?
Çoğu genç bilmez ama bir oyuncu transfer edilecekse, antrenörlerin ilk sorduğu soru, "nasıl bir karakter" sorusudur ?
Bu sorusu karşısında "Zor çocuk", "Tembel çocuk", "Asi çocuk" gibi cevaplar geleceğinizi çok etkileyecektir.
Çoğu zaman, neden beni tercih etmediler? diye kendi kendinize sorduğunuzda, işin bu yönü hiç aklınıza gelemez.
Ancak sizin hiçbir kabahatiniz olmadan, genlerinizden ve sosyal çevreniz yüzünden gelişen kötü huylarınızı neden sahipleniyorsunuz?
Neden değişmem diye düşünüyorsun?
Huy dediğiniz şey alışkanlıklardır, kendinizi zorlayarak onları da değiştirebilirsiniz.
Spor salonunda fiziğinizi ve tekniğinizi geliştirmek için çalıştığınız gibi huylarınızı da değiştirmeye çalışın.
Kapıdan girdiğinizde arkadaşınıza gülerek merhaba denemeyi deneyin, antrenmanda koç sizi çağırdığında koşarak yanına gidin, size kızdığında cevap vermeyin, aynı arzu ile çalışmaya devam edin, neden kızdığını anlamaya çalışın, daha az bilen arkadaşlarınıza yardımcı olun, sürekli pozitif olmaya çalışın.
Unutmayın çevrenizdeki herkes sizin daha iyi olmanız için çabalıyor.
Böyle düşünürseniz. Yapabildiğinizi göreceksiniz.
Belki zaman zaman eski halinize döneceksiniz. Düşünün kimse bir günde on kilo alamaz veya veremez bu irade işidir.
Vaz geçmeyin aynı istekle değişmek için çaba harcayın.
Çabalayın hiçbir zaman pes etmeyin.
Bu çaba belki sizi iyi bir basketbolcu yapmaya yetmeyecek ama topluma yararlı ve herkes tarafından saygı duyulacak, imrenilecek bir insan yapacaktır.
Ama bana sorarsanız değişmek istediğinizi kimseye söylemeyin, bırakın çevrenizdekiler sizdeki bu değişikliklerin farkına varsın.
Farklı olduğunuz size söylenildiğinde, içinizden “doğru yoldayım” deyin ve kendinizle mücadeleye devam edin.
Yorumlar
Yorum Gönder