Ana içeriğe atla

KAYBOLMASIN ( ESKİ NOTLARIM )



Altyapı konusunda üç önemli tespitim var; Kesinlikle alt yapı (küçük yıldız genç takımlar) A takımdan bağımsız hareket etmeli. 

Takımın genç oyuncu ihtiyacı, Ümit takım hüviyetindeki, üçüncü veya ikinci ligde oynayan “pilot” veya “kardeş kulüp” vasıtası ile sağlanmalı. 

Altyapı programları bu konuda tecrübe sahibi antrenörler ve istatistikçiler tarafından yapılmalı. 

A takım da oynanan basketbol yerine, oyuncu yetiştirmeyi amaçlayan bir sistem uygulanmalı. 

Ortaya konan program üç aşamadan oluşmalı kısa vadeli, uzun vadeli ve orta vadeli ve kısa vadeli program (Zaman kaybına mani olmak amacı ile) ikinci senenin sonunda muhakkak netice vermeli. 

Ve alınan sonuca göre programın başarısı ölçülmeli.

Eldeki malzemenin yetersizliği sorun edilmemeli, doğru işleyen program kısa sürede kendini gösterir ve kaliteli malzemeyi çeker.

Sonunda tüm çabalar üç kelimeyle özetlenebilir; ekip, ortaya konulanlar ve alınan netice. 

Eğer ekibiniz iyi değilse, diğer ikisi için bir şey yapamazsınız.

Fazla detaya girerseniz oyuncu sizin dediklerinizi uygulamak için çabalarken, maçı kazanmak için gerekli olan en basit hareketleri bile yapmaz.

Bir bakıma sizin uygulatmaya çalıştığınız düzenler ve kurallar savunmanın işine yarıyor.

Yakaladığınız her fırsatta hızlı oynarsanız, kısa sürede yaptığınız hataları azalır, telaşlı oynamakla suçlanmaktan kurtulursunuz. 

Oyunun akması için geniş bir sınır çiz bırak, oyuncular rahatça hünerlerini göstersin.

Bir coach için oyuncularını kontrol edebilmek çok önemlidir.

Oyuncular ön plana çıkabilmek için istedikleri gibi oynamayı tercih ederler. 

Siz ne kadar zorlarsanız zorlayın oyuncu kontrol dışına çıkmak için fırsat kollar. 

Bu nedenle, en azından başlangıçta oyuncuya kontrol altına girdiğini hissettirmeden belirli bir düzen içinde oynatmak önemlidir. 

İlerleyen süreçte kazanmaya başlarsanız oyuncu kendiliğinden rolünü kabul edecektir.

 YÖNTEM

Alt yapılarda herkes yıldız oyuncu bulmak için çabalıyor. Yıldız oyuncu yetiştirmek düşüncesi gerçekten çok etkileyici ancak sanıldığı kadar kolay değil, bu konu biraz şansa biraz da tecrübeye bağlı.

Yıldız oyuncu yetiştirmek isterken, para verip aldığınız “rol” oyuncularının yerine oynatabileceğiniz genç oyuncularınızı kaybediyorsunuz. 

Her şeyden önce alt yapınızda idari ve teknik anlamda düzgün işleyen bir sisteminizin olması gerek. Eğer kulübünüzün geçmişten gelen bir basketbol kültürü yoksa yıldız oyuncu aramak yerine önce alt yapınıza bir sistem yerleştirmeniz gerekli.

 Ancak son zamanlarda bazı kulüpler yıldız olacağını umdukları oyuncular için, hem idari hem de teknik anlamda yeni sistemler geliştiriyorlar.

Bugün BEKO liginde şampiyonluğa oynayan beş takımın kadrolarına bakarsanız basketbol kültürü olan kulüplerle sistem yerleştiren kulüplerin bu konuda nasıl bir avantaj yakaladığını görürsünüz.

 

 

Bazıları bundan rahatsız ama ben güllerin dikenleri olduğu için şükrediyorum. 

Alphonse Karr

Şöyle düşün hayat insanlara verilen bir fırsattır.

 

PNR sırasında Spanoulis ve Teodosic gibi oyuncuların perdeyi kullanıp dripling haklarını kaybettikten sonra ve üzerlerinde baskı artmışken, Roll eden uzuna yardıma gelen oyuncunun tekrar kendi adamına döneceğini bilerek, sabırla beklemesi ve pota altında boş kalan uzuna pas vermesi gerçekten çok etkileyici.

Alçak post hücumları hep aynı düzen ile uygulanırsa, savunulması o kadar kolay olur.

Geniş rotasyon kullanarak yüksek tempo ile oynamak için, topa yön veren oyuncular ile diğer oyuncuların birbirlerine alışması zaman alır.

Brian Tracy: I've found that luck is quite predictable. If you want more luck, take more chances. Be more active. Show up more often.



Hızlı hücumların başlangıç bölümü çok önemlidir ancak orta sahayı çabuk geçemiyorsanız bitiriş bölümünde savunmayı eksik veya dengesiz yakalayamazsınız.   


Yıldız oyuncu çıkarabilmek, biraz şans biraz beceri istiyor ancak yıldız olmayan ve sadece ligde oynayabilecek kalitede oyuncular yetiştirebilmek için, daha farklı bir motivasyona ihtiyacımız var. 

Bu nedenle öğretim metotlarını yeniden gözden geçirmek gerekiyor, ben bu seviyede ve bu kalitede oyuncu yetiştirmek için alt yapılardaki teknik çalışmalarla birlikte alt yapılarda ki maç yönetiminin çok daha önemli olduğuna inanıyorum. 

Setlerin ana opsiyonu üzerine detaylı çalışma yapmak çok set yapmaktan daha akıllıca. 

Topu alma şekli, topu aldığımız anda savunmanın konumu ve bu duruma göre hücum şekli diğer oyuncuların yerleri ve hareketleri gibi…..

Basketbolda yazılı olmayan kurallar vardır; orijinal pozisyonunda oynatamadığınız oyuncuya, aynı maç içinde, kısa bile olsa, gerçek pozisyonunda süre vermelisiniz.

Tempoyu ele geçirmek için ilk şart ribaunt almak, ikinci şart rakibin ivme kazanmasına mani olmak.  

 

ENERJİ

Doping, sporcuların illegal yollarla enerji, güç ve dayanıklılık kazanmaları anlamına gelir. 

Bir an için tüm oyuncuların bu özellikleri legal yollardan kazandıklarını düşünürsek, enerjisini en verimli şekilde sahaya yansıtan takım başarılı olur.

Dar veya geniş rotasyonun içinde takım kimyasının oluşmasına yardım eden oyuncular olduğu gibi, takım kimyasını bozan oyuncular da olabilir.

Çok oyuncu ile oynayan takımlar tempoyu yükselterek, az oyuncu ile oynayan takımları daha kolay yenebilir.

Tecrübeli ve yavaş oyuncuların sürüklediği takımlara karşı, hızlı hücum ederseniz avantaj sağlarsınız.

Yüksek tempoyu tercih etmeyen takımlar, antrenmanlarda çalışmadıkları için daha kolay hızlı hücum sayısı yerler.

Çok hata yaptığımız için yüksek tempoyu tercih etmeyiz, ancak maçın temposu yükselince, alışık olmadığımız için daha çok hata yaparız.

 

 

 

SORUN YARIŞMANIN VERDİĞİ HEYECAN

Geçtiğimiz ay basketbol okulları ile ilgili önemli tecrübeler edindim. Basketbolun yaygınlaşması ile her yerde açılan bu okullarda, verilen eğitim gerçekten şaşırtıcı.

Bence en önemli soru bir basketbol okulunda çocuklara maç yaptırmadan ne kadar süre antrenman yaptırılıyor.

Hiçbir kuralı öğrenmeden, topu çemberden geçirmeye çalışan çocukların yaptıkları maçları spor olarak kabul etmek son derece yanlış.

Basketbolu oyun olarak kabul eden kişi ile spor olarak kabul eden kişinin arasındaki fark antrenman konusundaki görüşüdür. 

Her ikisi de antrenmanın yararına inanır ancak oyun olarak görenler antrenman yapmak istemez bunun yerine sürekli olarak oyun oynamak ister. 

Bu durumda küçük yaştaki oyuncuların basketbolu bir oyun olarak gördüklerini söyleyebiliriz. Ancak velilere bu durum anlatılmalıdır.

 Basketbol eğitiminin en zor kısmı daha önce maç yapmanın zevkini tatmış küçük oyunculara antrenman yaptırmaktır.

Maç yapmanın oyuncuların eğitimine katkısını tartışmak aklıma bile gelmez ancak yeteri kadar hazırlık yapmadan maç yaptırmanın takıma ve oyunculara yararına inanmıyorum.

Bugün altyapı maçlarında, antrenmanda çalışmayan teknikleri ve taktikleri maçta uygulamaya çalışmak bazılarına çok normal geliyor. 

Bir antrenör çalışmalar sırasında karşısında rakip olmayan oyuncunun kafasında maç atmosferi yaratabiliyorsa o antrenör gerçekten çok özel bir yeteneğe sahiptir.

Oyunculuk hayatımda bende diğer arkadaşlarım gibi beşe beş maç yapmak için can atardım, ancak antrenör gelemeden yarı sahada üçe üç tek pota maç yapmak çok hoşumuza giderdi.

Ancak beşe beş resmi maça çıkınca tek pota maçlarda yaptıklarımın hiçbirini yapmadım böylece oyun ile sporun, maç ile antrenmanın arasındaki farkı anladım.

Basketbol eğitiminin en zor taraflarından biri antrenmanlarda çalışan teknikleri ve taktikleri maç içinde uygulamaktır. Bu nedenle sıkılmadan defalarca ve maç atmosferi yaratarak antrenmanlarda tekrar şarttır.

Eğer antrenmanda defalarca tekrar ettiklerinizi maç içinde oyuncularınızdan istemezseniz, onlar yeni teknikler yerine daha önceden alışmış olduğu hareketleri tekrarlarlar. Bu nedenle ısrarlı olmalısınız.

Bir oyuncuya saatlerce bireysel teknik antrenmanı yaptıran ve maç içinde bir defa bile antrenmanda çalıştırdıklarını yaptıramayan çalıştırıcılar görüyorum.

Alt yapılarda bazı antrenörler, oyuncuların doğuştan 2-1-2 Alan savunmasını 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...