Ana içeriğe atla

TÜRK BASKETBOLU VE ALTYAPI KOÇLARI





Basketbol ile tanıştığım 1960’ların sonunda, kulüplerin altyapısında çalışan koçlarının çoğu eski basketbol oyuncularıydı. 

 

Bu oyuncular A takımda oyuncu olarak yaşadıkları tecrübeleri gençlere aktararak onları geleceğe hazırlardı. 


O dönemde bugünkü gibi fazla taktik yoktu, genellikle basit hücum setleri, gömülü adam adama veya alan savunması yapılır, bir iki takım ise baskılı savunmayı tercih ederdi.

 

Takımlar en fazla altı yedi oyuncuyla oynadığı için çok fazla hızlı hücum yapılmazdı. 

 

Bu dönemde bireysel gelişim her şeyin üzerindeydi.

 

Altyapı oyuncuları akşam seyrettikleri Lig maçlarından sonra ertesi gün salona koşup A takım oyuncularının hareketlerini taklit etmek için birbirleri ile yarışırdı.

 

A takım antrenmanlarından sonra geç saate gençler sahaya girdiğinde, tecrübeli oyuncular yorgun olmalarına rağmen antrenman başlayana kadar, onlara kendi hareketlerini öğretirlerdi.



Bir süre sonra A takım koçları büyük ücretler almaya başlayınca işler değişti. 


Bahsettiğim eski oyuncuların talebeleri, oyunculukları sırasında altyapıda antrenörlük yapmaya başladılar. 


Çoğunun hedefi, altyapıda başarılı olarak kendilerini ispat etmek ve A takım antrenörü olmaktı.  




 

TEKNİK VE TAKTİK DEĞİŞİM  

  

Bu dönemde basketbol değişmeye başladı, oyuncuların temel tekniklerine dayanan ve daha çok birebir ağırlıklı oyun şekli yerine. 

Daha gelişmiş taktikler kulanılmaya başladı. 

 

Artık yurt dışı seminerlere giden, çoğu İngilizce bilen, üniversite talebesi genç koçlar, çeşitli hücum setleri ve farklı presler sayesinde altyapıda şampiyonluklar alıyor ve çok değil bir iki sene sonunda A takım koçu oluyorlardı. 

 

Bu dönemde altyapıdan gelen koçlar kendi yetiştirdikleri genç oyuncuları da A takıma taşıyorlardı. 

 

Hala koçluğa devam eden eski koçlar ise, temel teknik ve temel prensipler sayesinde, zaman zaman taktisyen genç koçlara üstünlük sağlaması, çok kişinin gözünden kaçsa bile, bazıları için temel prensiplerin ne kadar önemli olduğunu hatırlatan bir uyarıydı. 

 

Ancak genç koçlar taktik konusunda çok ısrarcıydı basketbolun içine çok fazla “akıl” karıştırdıkları için, zamanla kuvvet, temel teknik ve atletizmi ikinci plana attılar.

 

Belki o yüzden, belirli bir süre Avrupa’da başarılı olmadık.

 

Ancak yine eski koçların inandığı temel tekniğe dayalı makul seviyede basketbol aklı ve taktik unsurlarının bir araya geldiği önemli bir dönem yaşandı. 

 

Bu dönemde çalışmaların karşılığını, hem kulüpler, hem de milli takımlar seviyesinde alırken, bireysel olarak NBA’ye giden ve orada ses getiren oyuncularımız oldu.

 

YABANCI OYUNCULAR VE HAZIR MALZEME

 

Ancak bir süre sonra, yabancı oyuncuların artması koçları tecrübesiz altyapı oyuncuları ile uğraşmak yerine, iyi temel tekniğe sahip, iyi fizikli ve güçlü yabancı oyuncuları tercih etmelerine neden oldu. 

 


Değişen format yoğun maç temposu altyapı koçları ile üst yapı koçlarının yabancılaşmasına neden oldu.

A takım koçları, altyapı ile tanışmadan kulüp değiştirir hale geldiler.

  

Altyapı koçunun, A takım koçu olması neredeyse imkansız hale geldi. 


Artık çoğu altyapı koçu, kendi liginde mücadele edip başarılı olmayı hedeflerken, genç oyuncuların yukarıda karşılaşacağı zorlukların neler olabileceği hakkında hiçbir fikre sahip değil.


Görünüşe göre artık eskisi gibi Türkiye Şampiyonaları'nda A takım koçlarını görmek imkansız.


Ancak kulüplerin A takım tecrübesi yaşamış bazı tecrübeli gözleri şampiyonalara göndererek bu eksikliği kapatması mümkün. 


OYUNCULAR 


Bugün en büyük özlemimiz hem kuvvet ,atletizm ve basketbol aklı olan oyuncular.


Bu konuda daha fazla gelişme olması için kulüplerin önemli hamleler yapması gerekiyor; öncelikle altyapıda bilinçli kuvvet çalışmaları yapmak ,oyuncu geliştirme koçlarını bünyelerine almak ve son olarak da ,altyapıdaki  oyun sistemlerini gözden geçirmek. 



 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...