Ana içeriğe atla

İLK TEKNİK BİLGİ AKTARIMI SIRASINDA DİKKAT EDİLECEK KONULAR ( eski bir makale )



Oyunculara verilecek teknik bilgileri silah olarak görürsek (Larry Bird’ün bu konudaki benzetmeleri, şut tabanca, pas mızrak, dripling ise bıçak.) oyuncumuza bu silahları zamanında kullanmasını öğretmek de en az bu silahları vermek kadar önemlidir.

Dripling oyuncuların sahada topla birlikte hareket etmesini sağlayan bir ehliyettir.

 Bunu iyi kullanabilmek için önce dış etkenler size mani olmadan hızlanıp yavaşlamaya, sağa sola dönmeye, süratli başlama ani durma gibi varyasyonları mükemmel seviyeye getirmeniz lazımdır. 

Dripling görme değil dokunma duyusu ile ilgili bir konudur. 

Bu nedenle çok zaman alacak çok sabır ister. 

Dış etkenler diye tabir ettiğimiz savunmanın karşısına çıkıldığında top artık vücudun bir parçası olmalı ve hâkimiyet konusunda hiç sorunumuz kalmamalıdır.

Klasik dripling çalışmalarına geçmeden, İstanbul da yapılan minik maçlarına gittiğimde, yaptığım bir tespiti sizinle paylaşmalıyım; 

oyuncuların çok süratli bir şekilde potaya giderken yanlarındaki savunmayı geçemediklerinde, (çok hızlı gittikleri için) durmak veya yön değiştirmeyi akıllarına bile getirmeyip uzaktan ve çok kötü atış yaptıklarını gördüm. 

Böylelikle antrenmanlarda bu pozisyonlarda uygulamak için çalışılan yön değiştirmeler ve ani stopların, maç atmosferi ve hızı sırasında işe yaramadığı da ortaya çıktı. 

Sanırım minik takım antrenörlerinin, oyunculara bu tip pozisyonlarda yön değiştirmeyi öğretmek için klasik yöntemler dışına çıkması ve yaratıcılıklarını kullanmaları gerek. 

Temel teknik öğretiminde sıralama şöyle olmalıdır. 

Oyunculara önce savunmasız temel teknik hareketinin nasıl uygulanacağı gösterilmeli. 

Daha sonra oyuncuların bu hareketleri kullanabilecekleri driller uygulayıp, hareketi kullanıp kullanmadıklarına bakılmalı, kullanmayanlara cesaret verilmeli kullananların ise savunma verdiği reaksiyona göre hareketi daha iyi uygulamaları sağlanmaları. 

Kalabalık takım çalışmalarında her oyuncunun birbirinden eksik ve farklı yanlışları olması çok doğaldır. 

Bu durumda sık tekrarlanan hataları kodlamak ve oyunculara eksik olan taraflarını bu kodlar ile anlatmak gereklidir.

Temel teknik öğretiminde, önemsiz gibi gözüken ancak tüm teknikler kadar önemli bir konu ihmal edilmektedir; 

Amerikalıların “OKUMAK” dediği takım arkadaşının hangi hareketi yapacağı ve savunmanın bu harekete nasıl karşılık vereceğini daha önceden anlayabilmek.

 Genelde Amerika dışındaki ülkelerde, basketbol öğretiminde kişisel gelişimin üzerinde fazla durulmaması ve biran önce takım düzenlerine geçilmesi nedeniyle ihmal edilmektedir. 

Aslında takım düzenlerdeki bazı kalıpları kısa sürede oturtmak için oyuncuya seçim şansı verilmemesi, bu eksiğin gerçek nedenidir. 

Benim hatırlayabildiğim kadarıyla, Efes Pilsen’nin uygulamaya başladığı, kısanın ya yüksek posttun, ya da dip postun pickinden çıkması şeklindeki set, Türkiye de ilk defa oyuncuya gideceği yer konusunda seçim şansı veren setti. 

Pick and roll oyununda perdeleme yapan oyuncunun pop out veya roll etmesi konusunda verilen kesin talimatlar bu konuda ki örneklerdir. 

Okumak, saha balansı, pozisyon bilgisi gibi konuları ihmal etmemeliyiz.

Ezbercilik yerine pozisyonları izah etmek oyuncunun gelişimini sağlamak açısından çok daha yararlıdır. 

Örneğin; drive eden bir takım arkadaşımıza bizi tutan oyuncu yardıma gittiğinde şut için bulunmamız gereken yeri izah etmek doğru bir yaklaşım iken, gidilecek noktayı x noktası olarak göstermek hatadır. 

Bu kadar basit bir hareketin bile önemli bir eğitim malzemesi olması işimizin ne kadar zor ve kapsamlı olduğunu göstermektedir.

Maçlar başladığında, temel teknik öğrettiğiniz oyuncularınızla aranızda özel bir iletişim özel bir bağ olmalı. 

Öğrettiğiniz bir temel teknik hareketini oyuncu yapmaya çalıştığı zaman başarısız bile olsa, en azından denendiği için tüm bench’in tezahürat yapması böylelikle tüm oyuncuların bu konuda cesaretlendirilmesi gereklidir. 

Belki seyirciler ve diğer takım bu tezahürata bir anlam veremeyeceklerdir ama bu hareket o anda çok değer kazanmış olacaktır. 

Buna benzer bir konuda bir post up hareketini tüm antrenmanlarda defalarca çalışıyorsanız ve maç içinde oyuncularınız bu hareketi sadece iki defa uyguluyorsa yanlış yoldasınız demektir. 

Başarısız bile olunsa bu hareketin daha çok uygulanmasını sağlamasınız. Antrenmanlarda çalışılanlar maçlarda sizin kontrolünüz altında olduğuna emin olmalısınız, böylelikle hedeflerinize kısa yoldan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...