Ana içeriğe atla

ALTYAPIDAKİ MEVCUT DURUM




 


Yıllarca Anadolu’nun çeşitli illerine giderek antrenör adaylarına kurslar verdim. 


Aydın (Örs) abinin eğitim kurulunun başına geçmesi ile önemli bir reform yapıldığını net bir şekilde söyleyebilirim.


Ancak sorunları çözmek için eğitim kurulu elinden gelen her şeyi yapıyor ama seminerler ve kursların ardından, kulüplerine geri dönen genç antrenörler kısa zamanda tekrar kör döğüşünün içine giriyorlar. Ve kurulun da koçları takip etme imkânı olmadığı için, oyuncu eğitimindeki problemler hala devam ediyor.

 

Aslında sorun ortada; bildiğiniz gibi A takım seviyesindeki tüm oyuncuların rolleri bellidir.

 (Yıldız oyuncular, rol oyuncuları vb. Gibi.)  

Ancak altyapı çok farklı; takımınızda eğer çok özel bir yetenek yoksa, oyuncuların basketbol kimlikleri U16 yaşına kadar henüz belli olmaz. 

Ve bu nedenle altyapılarda tüm oyuncuları kucaklayan bir eğitim tercih edilmelidir.

 

Ancak bazı tecrübesiz genç koçlar, kısa yoldan başarıya ulaşmak amacıyla, TV ‘de seyrettikleri A takım düzenlerini, altyapıda uygulamaya çalışıyorlar ve bu nedenle erkenden eliminasyona başlıyorlar.


Koçlar, çok erken yaşta, okul dahil her türlü kültürel aktivitede den uzak, ancak erkenden topa aşina olan oyuncuları tercih ederken, basketbola yeni başlamış oyuncuları ikinci plana atıyorlar.

 

Biz eski basketbolcular, çoğumuz duayen koçlar tarafından çalıştırıldığımız için, bugünki genç koçların durumunu anlamakta zorlanıyoruz. 

Basketbolun değişmesi nedeniyle usta çırak metodu artık pek kalmadı. Ve çoğu koç basketbolun altyapıda da, TV ‘de seyrettikleri NBA ve  Euroleague’deki gibi olduğunu düşünüyor.

 

Şaka değil, çok ünlü kulüplerimizin altyapı menecerleri bile, neden böyle oynuyorsunuz? diye sorunca, “bunlar ileride Euroleague de oynayacak, biz de oraya hazırlıyoruz” cevabını verebiliyorlar.

 

Bugün, on iki yaş grubundaki bir takımın bile, yıldızı oyuncusu ve rol oyuncuları var.

Birçok potansiyel yetenek kenarda oturuyor. 

Ve kısa süre sonra basketbolu bırakmak zorunda kalıyor.  


Basketbolun para dışındaki getirilerinden habersiz olan veliler ise, tribünde yumruk yumruğa kavga ediyorlar.


Neden değişmesin?

 

Neden, bu kadar çaba bu kadar gayret boşa gitsin diye düşünmekten vaz geçemiyorum. 


Hem yarışa devam edelim hem de çocukları eğitelim, daha az kavga daha fazla saygılı ve


mücadele ....



 



 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...