Ana içeriğe atla

TECRÜBE, CESARET, SİSTEM VE DAHA BİRÇOK DETAY ÜZERİNE ...






Antrenörlükte tecrübe çok önemli bir faktör, bunun için birçok örnek verilebilir. 
Maçın kritik dakikalarında sezon istatistiklerine göre aynı yüzdelere sahip iki rakip oyuncudan birini risk etmek durumunda kaldığınızda, sadece o maç içindeki gözlemleriniz tecrübeniz ile birleşerek size doğru tercihi yapmanızı sağlayabilir.




Basketbol geliştikçe oyuncuların fizik ve teknik becerileri de değişebilir ancak sonuçta kazanmak ve kaybetmek olduğu sürece basketbol oyununda agresiflik ve cesaret hiçbir zaman önemini kaybetmeyecektir.



Her ne kadar koçunuz sizi daha önceden uyarılmış olsa da zone savunma yaparken, sizin bölgenize oyuncunun nasıl ve nereden girdiğini tam olarak ancak 1 veya 2 pozisyon sonunda öğrenirsiniz, bu durumda topu kapabilir hatta topu aldırmayacak savunma yapabilirsiniz. Topu sizin bölgenizden alınca ise adam adama savunmada olduğu gibi ,isterseniz şuta izin verir ya da istediğiniz yöne sürükleyebilirsiniz.






Basketbolda bir sistemin oturması dışarıdan gözüktüğü kadar kolay değildir. İşin en zor tarafı sistem oturana kadar geçen sürede verdiğiniz mücadeledir. Yöneticinizin vizyonu, çalıştırdığınız takımın bütçesi ve coach tecrübesi bu süreyi belirler.





Çok paslaşmalı bol opsiyonlu set offenceleriuygulamak iyi savunmalar karşısında daha risklidir. 
Oyuncular uygun olmalarına rağmen opsiyonları atlayabilir, paslaşmalar sırasında kolaylıkla top kaybı yapabilirler. Eğer böyle bir sorun olmasaydı maç sonlarındaki hücumlar birebir ve ikili olarak değerlendirilmezdi.




Adam adama savunmaya karşı, şut sorunu yaşamayan takımların zone savunmaya karşı sorun yaşamasının tamamen psikolojik olduğunu düşünüyorum. “Zone var yerleşelim” sinyali ve kısa bir duraksama, o zamana kadar oluşan ivmeyi veya ritmi tamamen bozuyor. 
Eğer hem adam adamaya hem de zona karşı çabuk tereddütsüz başlayan bir hücumunuz varsa bunun sayesinde savunma değişikliğini hiç önemsemeden hatta oyuncularınızı uyarmadan uygulayabilirsiniz. 
Yıllar önce geçiş hücumu ile oynadığımız ve çok iyi hücum ettiğimiz böyle bir maçtan sonra, ertesi gün yaptığımız toplantıda oyuncularımız rakibin hangi sürede zone ve kombine savunma yaptığını anlamadan hücum etmiş olduklarını tespit etmiştim.




Şimdi tam olarak hatırlamıyorum ancak 10-15 sene önce bir milli maçta daha önce hiç yenemediğimiz bir rakibi yirmi sayı farkla yenerek o zamanlar için inanılmaz bir sonuç almıştık. Maçtan sonra şimdi çok başarılı olan oyunculardan birinin meneceri  şansını denemek için maçın kasetini Amerika’ya yollamış gelen cevap; “elinizde koşarak oynanan başka bir maçın kaseti yok mu?” Olmuş.





Basketbolda hücum ederken en önemli konulardan biri de hem savunmanın hem de takım arkadaşlarınızın nerede olduğunu bilmektir.
Set hücumlarında ve özellikle hızlı hücumlarda bu durum çok önem kazanır. Bu özellik, oyuncular harekete başladıktan sonra karşılaşacakları engelleri ve bu engelleri nasıl aşabilecekleri konusunda hazırlıklı olmalarını sağlar
Bazı koçlar bu durumu fotoğraf çekmek olarak tanımlar. Hareketin her safhasına fotoğrafı yenilemek ve kadraja yeni giren oyuncuyu tespit edebilmek önemli bir özelliktir.




Özellikle maçlar sırasında Alt yapı antrenörleri sonu olumlu neticelense bile oyuncuların yaptığı teknik yanlışları düzeltmeye devam etmelidir. Genelde motivasyon kaybına neden olur düşüncesi ile maç içinde bu tarz uyarmalardan kaçınmak yanlıştır. Oyuncu sizin uyarılarınızın çok da önemli olmadığını düşünerek aynı hatayı tekararlamaya devam edebilir.

Örneğin kötü zamanda atılan bir şutu tenkit edip düzeltmek veya kötü bir teknikle yapılan atışın tesadüfen basket olması koçları hareketin doğru şeklini öğretmekten alıkoymamalı.
Antrenörlük savunmada oyuncuları motive etmek ve hücumda istatistiklere göre oyuncuları yargılamak olmamalı.







Son saniye atışı için bir oyun çizerken, şutu atacak oyuncunun ismini sürekli olarak tekrar etmek ve atışı o oyuncunun yapacağını özellikle belirtmek şutun girme ihtimalini artırabilir.




Eğer rakipten daha çok enerjiniz varsa daha çok enerji harcanacak bir ortam hazırlamanız lehinize olur. Özellikle geniş kadrolu takımların, az sayıda oyuncuyla mücadele eden takımlara karşı bu yolu denemeleri gerekir.






Bir maç oynanırken iki önemli faktör devrededir birincisi teknik, ikincisi fizik kondisyon. Teknik konu oyuncuların form durumundan koçların taktiğine, sistemlerden, takım kimyasına hatta oyuncu rotasyonuna kadar uzanır gider.
Herkes bu geniş yelpaze içinden önemli gördüğü parça ile uğraşırken fizik kondisyon konusu sadece maç sonlarında KAYBEDEN takımın oyuncularının yorulması ile akıllara gelir. 

Bunun sebebi basketbolun çoğu kişi tarafından zekâ oyunu olarak kabul edilmesidir. Hatta zeki koçların takımlarına az enerji ile çok iş yaptırması önemli bir meziyet olarak kabul edilir. 
Bu nedenle bir çok koç takımının kondisyon durumunu çok fazla önemsemez ve vereceği akıllı taktiklerle kolaylıkla üstünlük sağlayacağını düşünür.




Bugün durumun farkında olan ve çok oyuncuyla oynayan birçok takım, maç içinde ne kadar inişler ve çıkışlar yaşasa da, oyunun temposunu yükselterek maçları kazanabiliyor. 

Aslında dikkatli izleyecek olursanız bazı maçlarda takımların tempoyu artırma ve tempoyu düşürme savaşı sürdürmekte olduğunu görürsünüz.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...