Ana içeriğe atla

BUGÜN MAÇI KAYBEDERKEN YARINKİ MAÇI KAZANMAK

Farklı mağlup olacağınız bir maçta, daha az farkla yenileceğinizi umarak kontrol dışına çıkmış tecrübeli oyuncularınızı sahada tutmaya devam ediyorsanız bu yazıyı hiç okumayın..






Çok eskiden bir antrenör arkadaşımdan öğrendiğim ve benim de bazen uyguladığım bir eğitim metodudur.
Bu yazıyı altyapı antrenörleri ve kadrolarında gelişime açık genç oyuncu bulunduran takımları çalıştıran koçlar için paylaşıyorum.

 
















Eğer uzun süredir koçluk yapıyorsanız, muhakkak bitime beş dakika kala veya çok daha önceden hem gidişatı hem de sonucu değiştirme imkanı olmayan maçlar yönetmişsinizdir.

Ümitsizce yapılan baskılı savunmalar ve erken kullanılan üçlüklerden netice alamayınca oyuncularınıza kızarak, küserek veya hakemlere itiraz ederek maçın sonunu getirmeye çalışırsınız.



Aslında bu bitmek bilmeyen tatsız ve anlamsız beş altı dakikayı değerlendirmek ve ilerideki günler için avantaja çevirmek tamamen  sizin elinizdedir.

 Bu gibi durumlarda yapmanız gereken ilk hamle, sinirine yenilen ona buna saldıran veya artık sadece kendi istatistikleri için oynamaya başlayan oyuncuları dışarı almaktır. 


Sık sık yapılan diğer büyük yanlış ise, moral bozukluğunun tavan yaptığı bu gibi durumlarda “haydi oyuna girin” diyerek, tecrübesiz bir iki genci kaosun içine atmaktır. 



Öncelikle muhakkak bir mola alıp bu dağınıklığa son vermeli ve oyuncularınıza skordan bağımsız antrenmanda çalıştığınız, bir veya iki hedefi  hatırlatmalısınız 
( çünkü o sırada oyuncularınız panik halinde, antrenmanda hiç  çalışmadığınız saçma sapan hareketleri yapılmaktadır )

Sisteminizin temel felsefesini hatırlatıp ardından takımınızın uyguladığı düzenlerden birer tanesini seçip, sanki skor board yokmuş gibi uygulamaya koymalısınız.

Bununla birlikte, bireysel gelişim için oyuncularınızdan savunma, ribaunt, asist vs .. gibi istatistik hedefleri istemelisiniz.

Bu moladan sonraki kısımda yapılanlar, (istatistikler) size oyuncularınızın  baskı altında ne yaptıklarını gösterirken ayrıca sizinle olan iletişimleri hakkında fikir verir. 

Böylelikle moral bozucu bu maçın sonunda, soyunma odasında bağırıp çağırmak yerine, oyuncularınızla sakin sakin konuşabileceğiniz ve onların gelişimine katkıda bulunacak somut bir konunuz olur


Ancak daha önce bahsettiğim gibi maçın gidişatından etkilenip yeterli eforu ortaya koymayan, koşmayan savunma yapmayan -ona buna saldıran tecrübeli ve tecrübesiz – tüm oyuncuları çıkarıp, yerlerine “düzenleri uygulamak için” mücadele eden oyuncuları sokmanız gerekir.



Böyle bir yaklaşım, hem size, hem de oyuncularınıza hiç bir antrenmanda elde edemeyeceğiniz kazanımlar sağlar.

Örneğin sinirlenip daha sonra telafisi zor hatalar yapmanızı engellediği gibi, oyuncularınıza zor şartlar altında neler yapabileceklerini görme imkanı sağlamış olursunuz.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...