Ana içeriğe atla

U12 MAÇINDAN İZLENİMLER




Dün akşam uzun zamandır bu yaş gurubunda çalışan bir antrenörün tavsiyesi üzerine Fenerbahçe - Darüşşafaka U12 maçına gittim . 
Ve ilk devrenin sonuna kadar seyrettim . 
Maçla ilgili düşüncelerim şöyle;


Biraz bekledikten sonra takımlar sahaya çıktılar ve birden bir karışıklık yaşandı ,daha sonra bu karışıklığın turnike sırasında yer kapmak için amansız bir yarış olduğunu anladım. 
Bazıları ,ön tarafa kaynak yapmak için ciddi savaş verdiler . 


Kısa süre sonra sahada başka bir gariplik olduğunun farkına vardım, 
her iki tarafta da ısınan oyuncu sayısını yaklaşık 20’yi buluyordu . 

Arkamda oturan delikanlıya kaç kişi sahaya çıkabiliyor diye sordum , sanırım beni basketboldan anlamayan bir veli sanmış olacak ki biraz küçümsercesine on iki dedi . 

Ben de, ama sahada en az 20 tane oyuncu var dedim, bunun üzerine, bana onlar birazdan sahadan çıkacaklar dedi.   

Sanırım yönetmelikte, yedek kalan oyuncular için böyle hoş bir uygulama yapmışlar. 





Bir de faul atışları sırasında oyuncular zıplıyorlar ve çizgiye düşüyorlardı ancak hakemler buna göz yumuyorlardı .
Gerçi dışarıda karşılaştığım Fehmi abiye ( Sadıkoğlu ) bu durumu sorduğum da o da şaşırdı ve bize çalıyorlar dedi.  

Isınmalar sırasında hakemin sohbet ettiği oyunculardan birinin yanaklarını sıkması  , koçların  ve velilerin suratındaki gülümsemeler , çocukların heyecanını izlemek harikaydı. 

Tabii maç başladıktan sonra işler ciddileşti  , koçlar fast- break’de oyuncular ile birlikte koşmaya ,savunmada birlikte stance yapmaya başladı . 

Ancak itirazlar seviyeliydi ve en azından ilk devre çok eğlenceli bir maç oldu.  

Maçla ilgili fikirlerimi söylemeden maçın başında tespit ettiğim bir pozisyonunu anlatmalıyım. 

Bir kenar oyunu sırasında , sahadaki uzun oyuncu hakem topu kenardaki arkadaşına vermeden , aşağıda bekleyen kısa oyuncuya perdeleme yaptı ve kısa oyunca da hemen o perdeyi kullandı , pası almak için kenardaki arkadaşına döndüğünde topun halen hakemde olduğunu gördü . 

O sırada koç kenardan “bekle bekle! ” diye bağırıyordu...

Bu küçük örnek , bu yaş gurubundaki oyuncuların tek bir hareketi yapabildiklerini ( pas ver ,perde yap , perdeyi kullan) ancak bunların koordine etmekte zorlandıklarının göstergesiydi. 

SİSTEMLER 

İki tarafta tam sahadan baskı yaptı. Bu sebeple topu alan oyuncu rakibini geçmek için bütün sürati ile karşı potaya gidiyordu. ( hedefe ) daha sonra, ya kendi topu kullanıyor veya boş kalan adama pas veriyordu . ( mecburi pas )

Hızlı gidip skor çıkmayınca düzene geçecek zaman kalmıyor, birebir hücumlar ile sayı bulmaya çalışıyorlardı. 

Burada da yine aynı şekilde içeri dalış ve mecbur kalınca pas veya şut ile neticeleniyordu.

Bazı oyuncular çembere doğru serbest katlar yaparken onlara verilen pasların başarılı olması bu konuda çalışma yapıldığının göstergesiydi. 

Oyun durduğu veya savunma yarı sahaya çekilince, genelde beş dışarıda , 
( back door ve hand off ) kata dayalı başlangıçlardan sonra spontane atışlar yapılıyordu.

Uzunu fazla olan takım hücum ribaundu alarak daha avantajlı oluyordu. 

Dripling ve atışların çok çalışıldığı belli oluyordu.

Tavsiye ; Tam sahaya baskıya karşı pas ve kat ile çıkış çalışılmalı . Sadece tek bir oyuncu değil takım tüm sahayı kullanabilmeli.

Oyunculara atak etikten sonra aniden durmalarını ( stop ) ve vakit kaybetmeden( avantaj kaybetmeden ) pas vermesini öğretmek gerekli. 

Her hareketten sonra oyun duruyor ve yeniden başlıyor halbuki hareketlerin birbirine bağlanması gerekli, bu da  çalışarak öğretilebilecek bir şey. 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...