Ana içeriğe atla

BEN CEMAL / 1976/ 1977 TAKIM KADROLARI

Geçtiğimiz yıl hayatımıza dokunan bir çok abimizi kaybettik. Bu defa da bizlerden biri olarak kabul ettiğimiz Ben Cemal aramızdan ayrıldı. 
Hepimizin başı sağolsun. 


1976-1977 Eczacıbaşı'nın üst üste şampiyonluk kazandığı bir dönemdir. İleride iddialı kadrolar kurarak Eczacıbaşı'na rakip olacak Tofaş'ın birinci ligdeki ilk senesi..

Daha sonra Türkiye'de büyük işler başaracak Efes Pilsen o zamanlar birinci ligde yok . Ve Efes Pilsen ile büyük başarılara imza atacak olan Aydın Örs ise, o sezon Şeker Spor'da oynuyor.






İki sene önce Türkiye Kupası'nı Beşiktaşa kaptıran Galatasaray bir sene önceki gibi eski gücünden çok şey yitirmiş. 

Bu dönemde sanırım bir yabancıya izin var ve yabancı oyuncular genelde ligler başladıktan sonra ihtiyaca göre geliyor.

Ancak Galatasaray yeni bir arayışa girmiş ve Fransa'da basketbol oynayan iki oyuncu transfer etmişti .
Bu oyunculardan bir tanesi oyuncu - antrenör John Gidding, diğeri ise daha sonra bizden biri olan Benjamin McGilmer'di.,





16 yaşında genç takımda oynarken Galatasaray'da oynayan Sidney Jame Nance ve 17 yaşında A takıma çıktığım sene takım arkadaşım Willie Willimas'dan sonra 18 yaşına gelip artık az bile olsa süre almaya başladığım yıl Benjamin ile tanıştım.

Benjamin, Türkiye'ye, Fransa'dan açık mavi renkli kaplumbağa Wolksvagen'i ve sarışın bir bayanla gelmişti. 
( Tam hatırlayamıyorum ama büyük ihtimalle eşiydi. ) 

Ben, İlginç bir kişilikti . Açıkçası Jazz ile ilgilenmesi gitar çalması, meditasyon yapması, beni çok etkilemişti. Bir genç oyuncu olarak ondan çok şey öğrendiğimi hatırlıyorum ; örneğin pas … eskiden atmaktan başka bir şey düşünmeyen ben , o seneden sonra asist yapmaya başladım . 
Ben Cemal' i her gördüğümde veya adı her geçtiğinde aklıma asist yapmak gelir.  

Ben Cemal ile sadece bir sene birlikte oynadık, bir sonraki sene o Yenişehir Meysu'ya ben de Eczacıbaşı'na transfer olduk.

Daha sonra Beşiktaşa transfer oldu ve hep Beşiktaşlı Ben Cemal olarak kaldı . 

Huzur içinde yatsın. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...