Ana içeriğe atla

BİZ DE ÇOCUKTUK ( 1969-1970 GALATASARAY ALTYAPISI )


Hayrettin Bahtoğlu, Tunç Turna, Can Tengizman , Koray Mincinozlu, Ali Zibel, Ahmet Yolalan ,Cem gökçe,Cem Akdağ Sedat .. Salon İTÜ 





Ben Galatasaray kulübüne gelmeden bir yıl önce Simenov adlı bir Romen çalıştırıcı varmış . 
Sanırım koç hem altyapı hem de A takım ile ilgilenirmiş. 

Ben altyapı antrenmanlarına katıldığımda oyuncular iki de bir mösyö "şöyle söylerdi, böyle söylerdi" diye kendi aralarında konuşurlardı. 

O zamanlar mösyö kelimesi benim için kafasında leon şapka ağzında pipo ve keçi sakalı olan, redingot giyen bir adamdı.  

Henüz bu sene fotoğrafını görebildiğim Simenov'u her ne kadar modern kıyafetlerle içinde hayal etsem de basketbol sahasında bir koç olarak canlandırmakta zorluk çekerdim. 

Bugün herkesin forvet dedikleri pozisyona benim kulübümde "Ekstrem" derlerdi. 
Sanırım oyuncuların çoğu Galatasaray Lisesi'nde Fransızca eğitim gördükleri için bu terimi tercih etmişlerdi. 

Daha sonra dışarıda bu pozisyona forvet denildiğini duyduğumda ," ya olur mu öyle şey, bu basketbol kardeşim futbol değil ki ", diye düşündüğümü hatırlıyorum.

Galatasaray da, açık sahalarda geçen ilk minik takım sezonumdan sonra yıldız takım geçtim. Ve o sene tüm antrenmanları Galatasaray Lisesi'nde yaptık . 

Ve tüm sezon başımızda Hayri abimiz vardı. Bahtoğlu kulübün bütün takımlarının, hem idarecesi hem de antrenörü idi. 

Sanırım o sene Simenov gittiği için böyle bir boşluk doğmuştu. 


Bizler yeterli saat bulursak genç takımdan sonra antrenman yapardık, ama çoğunlukla sahayı paylaşarak birlikte çalışırdık. 

Çalışmak denilince aklınıza bildiğiniz antrenman gelmesin, tek pota maç yapar ardından üçlü örme ve son olarakta çift pota maçla çalışmanın sonunu getirdik.
  
Şimdi bu tarz antrenmanların oyuncuların karar mekanizmasını geliştirdiğini gayet iyi anlıyorum. 

Genç takımdan çok fazla oyuncu hatırlamıyorum ama abisi Fenerbahçe ve milli takımda oynayan Ferhan Baras'ın kardeşi Berkan Baras'ın çok iyi bir şutör olduğunu hatırlıyorum. 

Bizim takımda ise, yanılmıyorsam , benden iki yaş büyük tecrübeli !oyuncular Can Tengizman, Koray Mincinozlu ve Ahmet Yolalan antrenmanları idare ederdi. 

Küçük salonun ortasında duran biraz daha alçak bir  pota daha vardı. 

Eğer gerçek potalardaki, üçe üçe maçlara katılamamışsak bu potanın altına doluşur şut atmaya çalışırdık. 

Ancak hiç aklımdan çıkmayan başka potalar da vardı; biraz zorlayarak smaç yapabildiğimiz bahçedeki mini potalar. 

Eğer hava güzelse ve etüt hocaları kızmazsa, bu potalarda maç yapmaktan büyük zevk alırdık. 
O kadar ki top bulmazsak top yerine çantamızla oynadığımı hatırlıyorum. 


Aslında ilk idarecim ve antrenörüm Hayrettin abi çok ilginç bir kişilikti, açıkçası ne işi olduğunu tam olarak bilemiyorum ama , yaz aylarında Dolmabahçe Stadı'nın hemen karşısındaki arsaya kurulan İtalyan lunaparkında, çarpışan otomobiller için jeton sattığını çok iyi hatırlıyorum. 

Hiç unutmam, utana sıkıla ben bile bedava jeton almıştım. 

Hayri abi Kadıköy yakasında Halk Eğitim Spor Salonun'daki maçlar için takımın gidişini organize eder, küçük yaşta olanların başlarına çaktırmadan bir abi koyardı. 

Bizler ( en küçükleri bendim ) Karaköy'de buluşup birlikte gemiye biner oradan da dolmuşla Salona giderdik.

Halk Eğitim Salonu'na  seyirici olarak gelenler yukarıdaki dar balkonda maçı seyrederlerdi ve sahanın tamamını görmek için biraz uzandıkları zaman aşağıya düşme tehlikesi yaşarlardı. 

Hayri abi ,maç bittikten sonra kazansak da kaybetsek de bizi lahmacuncuya götürürdü . 

Hayatımda ilk profesyonelliği Lahmacun ve ayran olarak tattım desem yeridir. 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...