Ana içeriğe atla

ONLARIN OYNADIKLARI BAŞKA BİR OYUN



Bugün her hangi bir basketbol maçı seyrettiğimizde, sürekli olarak aynı savunma ve hücum şablonları içinde uygulanan aksiyonlar izliyoruz.


Tabii maçların başında savunmanın dengesini bozmak amacı ile uygulanan ama artık pek de fazla önemsenmeyen set girişlerindeki pas ve cutları saymazsak...


Artık klasikleşen ve herkes tarafından bilinen bu şablonu bir cümle ile tarif etmek gerekirse, kısaca ; " tepede ve yanda oynanan pick and rolller ve bundan doğan ters eşleşme birebirlerleri" diyebiliriz. 


Peki basketbol nasıl bu hale geldi ? 

Bu sorunun cevabını bize savunmanın temel felsefesi veriyor. 

Savunmanın ana gayesi basket yememektir, bunun için de için de "  hücumdaki dörtlü, üçlü, ikili gibi tüm kombinasyonları avantaj sağlayamadan potadan uzakta bir yerde, birebir durumuna düşürmeyi amaçlar. 


Modern basketbol da savunmanın bu amacına hizmet etmiş ; "sizi fazla uğraştırmayalım, böylece biz de gereksiz yere top kayıpları yapmayız" diyerek, dörtlü üçlü kombinasyonları minimize etmiş.  





Takımın en iyi pick and roll oynayan oyuncusuna topu teslim ederek, diğer oyunculara da ( eskiden çakılı batarya derlerdi )  neredeyse bir kukla gibi kullanmaya başlamış.


Bu düşünceyi, hergeçen gün yeni yıldızlar arayan ve kısa yoldan başarıyı hedefleyen, başta NBA olmak üzere  tüm üst ligler için normal karşılayabiliriz. ( Bu arada kuklaların milyonlarca dolar aldıklarını unutmayalım ) 






Ancak ben bu durumu daha yeni basketbol oyununu öğrenen altyapı oyuncuları için son derece zararlı buluyorum.

 

Eminim basketbolla yeni tanışan bir çok veli, bugüne kadar basketbol oyununun en zevkli kısmı olan topsuz oyun ve onun yarattığı onlarca aksiyonu görme imkanı bulamamıştır.


Benim oğlan çok iyi cut ediyor veya benim kızımın saha görüşü  ve pası harika diyen çok fazla veli olduğunu sanmıyorum. 


Bu nedenle de çoğu veli çocuğunun daha çok topla oynamasını istiyor.  Bu da tek bir pozisyon ile sınırlı olduğundan koçları zor duruma sokuyor.


Her geçen gün unutulan basketbol oyununu genç oyunculara ve genç koçlara hatırlatmak amacı ile kendime göre bir senaryo yazdım . 

Bundan sonraki yazım da bu senaryoyu paylaşacağım. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...