Ana içeriğe atla

SAVUNMA PARADOKSU ( BİREYSELLİĞİN VE SİSTEMİN ÇATIŞMASI )




Bireysellik konusunu sürekli olarak hücumda ele alıyoruz ,"tüm topları atıyor", "çok egoist" , "takım oyununa uymuyor " şeklinde..


Ancak çoğumuzun gözünden kaçırdığı , "savunma da bireysellik" diye bir konu var. 


Aslında, şans eseri yakından şahit olduğum, adama adama savunmadaki, genel kuralların değişimi oldukça ilginç.  



HERKES KENDİ ADAMINDAN MESUL ! 

 

Basketbola başladığım 1970'li senelerde , alt yapılarda maçlardan önce her oyuncu kimi tutacağını bilirdi. 


O zamanlar çoğu oyuncu birbirini tanıdığı için ; "oğlum, önümüzdeki maç bir sayı bile atarsan şükret !" şeklinde sohbetlere bile girerlerdi.


Bu durumda bireysel olarak, rakibin silahları ezberlenir, sağı ,solu, şutu, pası , içeri dalışları nasıl yaptığı incelenir ve ona sayı attırmamak için hazır vaziyette sahaya çıkılırdı. 


Tek bir sloganımız vardı " herkes kendi adamından sorumlu". 


O dönemde takım savunmasından tek anladığımız, adamınızı kaçırdığınız zaman arkada blok yapmayı bekleyen bir uzun oyuncunun size yardımı olurdu ,yani iki kişilik bir kombinasyon . 


O, size yardım ederken, siz de onu adamına atılacak pasa mani olmak için o zamanki tabiri ile, ayağına düşerdiniz.






ORTAYA SÜR !


Daha sonraki yıllarda, antrenörler adamınızı savunmayı size bıraksalar bile ;  " Çizgiden geçilmemeye çalış " demeye başladılar. 


Bunun nedeni; dip çizgiden geçen bir oyuncunun, savunmanın  dengesini kolayca altüst etmesi ve kolay bir atış veya sayı pası bulma şansı olmasıydı.


Eğer oyuncuyu ortaya sürerseniz  orası genelde kalabalık olurdu. 

 Ayrıca o dönemlerde ( özellikle zone savunmaların ortasındaki ) uzunlara ortayı kapattırmak için ciddi çalışmalar yapılırdı. 



DİP ÇİZİGİYE SÜR !



Daha sonraki yıllarla birlikte antrenörler, oyunculardan tam tersini istemeye başladılar .


Takımlar uzun oyuncularını dip çizgiye yardıma götürüyor ve çizginin yardımıyla dalış yapan oyuncuyu sıkıştırıyorlardı. 


Bugün takımların büyük kısmı bu anlayışta oynamaya devam ediyor. 


Yani, 1970'lerden sonra, oyunculardan, adamına göre değil de takımın sistemine göre savunma istenmeye başladı.


Örneğin, savunduğunuz rakip sahanın sağ tarafında olsa ve bu oyuncu sağ elini çok iyi kullanan ancak sol elini hiç kullanamasa da  yine de ortayı ,yani sol tarafını kapatmak zorundaydınız. 

Çünkü sisteminiz böyleydi.


Şunu yapamıyordunuz..  "O adam hariç hepsini çizgiye yönlendirin ,sadece bir tek o adamı ortaya yönlendirin…. 

Böyle bir taktik verdiğiniz takdirde, işler karışıyor ve takım savunmasında kaçınılmaz olarak açıklar veriyordunuz. 







ADAMINA ATTIRMA AMA SİSTEMİN DIŞINA DA ÇIKMA !



Artık oyuncular tuttukları adamın özelliklerinin yanı sıra takımın savunma sistemini de göz önüne alarak savunma yapmalılar. 

Özgür değiller! 


Yukarıdaki örnek sadece, kenardaki adamın hangi taraftan geçeceği ile ilgili .


Ancak bir basketbol maçında bu tarz ikilemlerle karşılaştığımız bir çok pozisyon oluyor. 






Örnek vermek gerekirse;  rakip takımda , perdenin altından geçerek savunmamız gereken bir oyuncu, perdeyi iterek savunmamız gerken bir oyuncu ve yüksek show- up yaparak savunmamız gerek bir başka oyuncu var . 


Sizce uzun oyuncularınız maç içinde hatasız olarak bu tercihleri yapabilirler mi ? 


Bence çok zor ! o zaman nasıl bir yol izlemek gerek ? 


Bunun cevabı koçlara göre değişiyor, bazıları sistem konusunda ısrarlı, bazıları ise savunmada fake ( aldatma ) kullanmaya yeşil ışık yakıyor. 


Ancak bu da elinizdeki oyuncuların, ( alt yapıdayeken)  savunmayı ezberleyerek mi, yoksa temel mantığı anlayarak mı eğitilmiş olmasına bağlı.  


Yorumlar

  1. Koç, modern basketbol döneminde en çok kullanılan switch savunma sistemi üzerine de bir yazı yazmanızı bekliyorum. Saygılar...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...