Ana içeriğe atla

OYUN KURUCULAR / DON'T HURRY BE HUPPPPY...






Üç dört sene önce, ABD’de sadece oyun kurucular için tertiplenen, POİNT GUARD CAMP ile ilgili birçok videoyu seyrettim ve tercüme ettim. 

 

Ve oyun kurucu kampı yaparken bu bilgilerden çok yararlanmıştım. 

 

Bu bilgiler, hepimizin bildiği temel teknik hareketlerden çok daha fazlasını anlatıyordu. 

 

Ancak maalesef bu kampın daha sonra yozlaşarak iyice ticari bir hal aldı. 

 

Oldukça uzun zamanımı alan ve beni uğraştıran bu notların defterimin bir kenarında durması çok anlamsız geldi. 

Ve genç antrenörlerle paylaşmaya karar verdim.  



OYUN KURUCU 

 

 

İyi bir oyun kurucu boyalı bölgeye girmek için can atmalıdır.

Eğer bunu yapmazsa özel bir oyuncu olamaz.

Boyalı alan savunma için en tehlikeli bölgedir. 

Bu bölge, hücumda bir şeyler yaratmak için en uygun yerdir.

Örneğin: Steve Nash her istediğinde bu bölgeye girer. 

Ve hücumda takımı için harika işler yapar.

(İsterseniz utube’da biraz Steve Nash’i seyredebilirsiniz.) 

 

Ancak bu bölgeye girmeden önce ne yapacağınızı bilmeniz gerekir. 

Bu bölge hücum için en iyi yerdir ancak aynı zamanda burada kolayca kontrolden çıkabilirsiniz.

İçeriye girdiğinizde boş bir turnike atışı yoksa yapmanız gereken. 

 

DİNAMİK DENGELİ BİR STOP olmalıdır.

Ancak biz maç içinde genellikle kısaları boyalı alan içinde hareketli olarak görürüz. 

Çabuk bir atış veya çabuk bir pas vermek için çalışırlar. 

İyi savunmalara karşı bu hücum tarzı pek işlemez.

 

 

 

ACELE ETMEYİN: DONT HURRY BE HUPPPPY …

 

Acele etmeyin! Acele etmenin karşılığı için bir kelime uyduralım… HUPPPPY…

İlk iki harf Hurry yani “acele” anlamına geliyor.

 

Birinci P : Power (kuvvetli ) : Fiziksel ve mental olarak güçlü olun ( bunun için hazırlanın ) çünkü içeri girince savunma ile çarpışacaksınız darbe yiyeceksiniz bunlara hazırlıklı olmanız gerekecektir. 

 

Savunma üzerinize kapanacak ve siz bu durumda istemeden (doğal olarak) hem fiziksel olarak hem de mental olarak küçüleceksiniz.  (Büzüleceksiniz) 

 

Bu duruma düşmemek için hem fiziksel hem de kafaca hazırlıklı bir dinamik bir stop yapmak lazım. 

 

Dizler bükülü bacaklar açık yere sağlam basar vaziyette ve topu sıkıca kavramış bir şeklide, gelecek darbelere hazırlıklı olmanız lazım.

 

İkinci P: Peek : (dikizlemek, çevrenizi saran savunmaların arasından bakmak. ) İçeriye girdiğinizde gözlerinizi potaya dikmelisiniz ancak aynı zamanda sezdirmeden savunmaların arasından boştaki arkadaşlarınızı görmeye çalışmalısınız.

Bu durum size birçok pozisyon yaratmanızı sağlar. 

Boyları kısa oyuncular içeriye girdiklerinde görüşleri iyice sınırlanır. Bu durumda topu korumak için kafalarını öne eğmek veya bakılmayacak yerlere, örneğin yere bakmak boş bir pozisyonu kaçırmalarına neden olabilir. 

Potaya bakar gibi yapmak savunmada oyuncuların topu potaya atacağınızı düşünmelerine dolayısıyla yukarı doğru uzanmalarına dizlerinin düzleşmesine (hareket edemeyecek duruma girmelerine) neden olur. 

Ayrıca elleri ve kolları da yukarıda olduğundan daha kolay pas verebilir.

 

Üçüncü P: Passion ( Sabır ) Kötü tercihlerin sebebi genelde telaş ve acele etmektir. Üç saniye gibi kısa sürede ne kadar sabredebiliriz diye düşünmeyin, sadece on salise fazla beklemek, size çok daha uygun bir pozisyon verebilir. 

 

Dördüncü P Purposeful (Amaca yönelik, niyetli) 

İçeriye girmek için içeri girmeyin, girmeden önce bir planınız olsun, kararlı olmalısınız. Siz içeri girdiğinizde muhtemelen üzerinize gelecek savunmaları görünce boş pozisyona girecek takım arkadaşlarınızın olması, üzerinize dengesiz gelenlere faul yaptırma veya üzerinize gelemeyince sayı atmak gibi planlarınız olması lazım.

Çevrede hiçbir takım arkadaşınızın olmadığı bir pozisyonda içeriye girmek atış yapamadığınız zaman anlamsız bir teşebbüs olacaktır. 

 

Unutmayın basketbol hatalar oyunu ve hata yapmadan oynayamazsınız bundan daha kötü olan nedir daha fazla hata yapmak o yüzden kararlı olun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...