Ana içeriğe atla

ZONE SAVUNMAYA KARŞI HÜCUM ( GEBAD SUNUMU )


 Antrenörlüğe başladığım ilk yıllarda savunma konusunda şöyle bir genel inanış vardı:  Maça Adam adama müdafaa ile başlarız, işler kötü giderse o zaman zone savunmaya döneriz, bir iki rakip oyuncu şut sokmaya başlarsa o zaman ya "box and one" ya da "üç iki kombine" savunma yaparız. 

Bu inanış daha sonra işlerin kötü gitmesinden, eşeleşme sorununa evrildi. Yani hücumda etkin bir oyuncunuz savunmada yeniliyorsa onu değiştirmek yerine takımın savunmasını değiştirmeye...

Bir sonraki aşama Zone savunmayı ana takım savunması olarak kullanmak oldu.

Ve en son durum da, bu savunmaların  ( Match-up zone kombine savunmalar, değişken ( Junk defence ) savunmalar )  kafa karıştırmasından yararlanılmaya başlandı.  

Genç antrenörler bana zone hücumu ile ilgili bir sunum yapmamı istediklerinde, hatırlayabildiğim tüm bilgileri onlarla paylaştım 40 dakika süren bu sunum benimde bilgilerimi pekiştirmem açısından çok yayarlı oldu.




Batur abinin bu sözünü asla unutmam. Bu söz bana zone savunmayı yapmak neden zor?  sorusunu sordurdu. Ve zone savunmalara böyle bakarak nasıl hücum edileceğini düşündüm. Aşağıda açıklayacaklarım hep bu sorunun cevaplarından kaynaklandı.


Zone Savunma'nın Türkçe karşılığı alan savunması demektir . Yani tüm oyuncuların sorumlu olduğu belirli bir alan vardır . oyuncular kendi alanlarına giren hücum oyuncularında sorumludur. Bu bölgelerin belirli sınırları mevcuttur savunmacı topa ve adamına göre bu bölgenin sınırları içinde hareket eder. 

Bölgelerin bir sınırından diğer sınırına yetişmek zor olduğu için ,bir kenaradan diğer kenara pas vermek  savunmanın işini zorlaştırır.

 ( Aynı adam adama da Close out pozisyonu gibi..)



Yine, hem uzaklık hem de savunmaya ters gelen açılarda olması bakımından içeriden dışarıya pas vermek savunmanı işini zorlaştıran diğer bir konudur. 

Topun içeriye verilmesi de çok etkin bir hamledir ancak içeriden dışarıya verilen paslar kadar kolay değildir risk içerir. Daha sonra bu konuya değineceğiz.


Zone savunmanın ne kadar zor bir savunma olduğunu anlamamı gösteren diğer çarpıcı bir örnek de, yaklaşık yirmi sene önce Efes Pisen takımının yaptığı ünlü 2-1-2 savunmasıydı. Tüm Avrupa'da günden olan bu savunmayı rahmetli Aydan Siyavuş " Bu savunma için ne 2-1-2 diyebiliriz ne de 2-3 bu savunma, iki farkılı savunmanın kuralları ile oluşturulmuş bir savunma demişti. 

Aydın abi ile bu zone savunmayı konuşma fırsatım oldu ve bu konuşmadan sonra , bu savunmanın daha önce hiç bir zone da görmediğim bir kaç özelliğini öğrendim. Örneğin ; yukarıdaki pozisyonda top dışarıya çıktıktan sonra artık zone devam etmiyor ve savunmaya "adam adama" şeklinde devam ediyor. 

ALTYAPI DA ZONE SAVUNMANIN PSİKOLOJİK ETKİSİ







Devamını diğer postta yayımlayacağım...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...