Efe Özenç'in harika tercümesi ile yeni çıkan bu kitapta ACIMASIZ ŞAMPİYON (Kevin Durant) iki ilginç konu var.
Her ne kadar NBA ayarında olmasa bile Avrupa'da ve özellikle Türkiye'de de buna benzer durumları yaşıyoruz.
KÖKLÜ BİR KULÜPTEN DİĞER KÖKLÜ BİR KULÜBE GEÇMEK
Takıma ve taraftarlara sadık olmayı gerektiren kuralı kim yaratmıştı?
Belki de o sahada oynamaya gelen herkes aslında aynı tayfanın bir parçasıydı ve sadece şans eseri karşılıklı, yani farklı takımlarda oynuyorlardı, bunu kim bilebilirdi?
Peki ya, konum, saha dışı olanaklar ve diğer ilişkiler, bir oyuncunun nerede oynamak istediğine etki edebilir miydi?
Neden en iyi oyuncular, daha alt düzeydeki oyuncuların özgürce ve kınanmadan yapabildikleri şeylerden, yani diledikleri gibi başka takımlara transfer olabilme imkanından mahrum bırakılıyordu?
Yüreğinizi basketbolun yazılı olmayan kurallarına yeğ tutabilme hakkını ne vakit meşrutiyet kazandı.
KAVAK YELLERİ
Muhtemelen yetişkin bir erkeğin beynin 25 yaşına varana dek tamamen olgunlaşmaz. Bu süre kadınlar için görece daha erken tamamlanır.
Yetişkinlik ön ve temporal beyin loblarının yani beyin duygu, vizyon muhakeme idrak sorun çözme ve hatta cinsel davranışlar gibi konuları düzenleyen bölümlerini tamamen gelişmesine dek başlayamazdı.
25’ten 30’a giden süreç, bir aydınlanma evresi olurdu. Hatta bazı bilimsel araştırmalar 40’lı yaşların başına dek tamamen olgunlaşmadığı iddia ediliyordu.
Cüzdanları ne denli geniş , endamları ve prestijleri ne kadar büyük, vaziyetleri ve unvanları ne ölçüde iyi olursa olsun ,profesyonel sporcular da aslında yetişkinliğe geçiş yapmaya çalışan genç erkeklerdi.
Duyguları arzuları ve mantıkları değişkendi.
Gece hayatı gitgide onların nezdindeki cazibesini yitiriyordu. Pek çok kadınla yüzeysel ilişki kurmak yerine, tek bir kadınla güçlü bir ilişkiye sahip olmayı yeğler hale geliyorlardı.
Para, “mutluluk” için bazı şartları hazırlıyordu.
Alemcilik yapmak ve birikimlerini saçıp savurmak yerine artık yatırımlar yapmayı ve girişimciliği tercih etmeye yöneliyorlardı.
Ve hayatta o vakte dek zaten başarılı oldukları için artık sahada kazanacakları başarıları daha çok önemsemeye, bu uğurda daha çok şeyi göze alabilmeye başlıyorlardı.
LeBron James’in Clevland’dan ayrılıp Miami’ye gitme kararını 25 yaşındayken , Miami’den ayrılıp Clevland’a geri dönme kararını ise 29 yaşında vermiş olması bir tesadüf değildi.
Kyrie Irving de Clevland’dan itildiği ve böylelikle sembolik açıdan kendi ayakları üzerinde duran bir adam olmayı denemeye başladığında 25 yaşındaydı .
Sesiz vakur ve duygudan yoksunmuş gibi görünen Kawhi Leonard da 26 yaşında bastığında birdenbire hareketlenmiş ve San Antonio’dan takas olmayı istemişti.
Micahel Jordan da ilk emeklilik kararı verdiğinde 29 yaşındaydı.

Yorumlar
Yorum Gönder