Duvara astığınız madalyayı gördüğünüzde, o turnuvayı hatırlar ve kısa bir nostaljik an yaşarsınız ancak o madalyayı kazanırken yaşadıklarınızın, hayatınızın birçok evresinde size yol gösterdiği aklınıza bile gelmez.
Dolayısıyla böyle bir madalyanızın olmaması, sizi sadece kısa süren bir mutluluk anından mahrum edecektir.
Ancak o, ulaşmaya çalıştığınız madalya için yaşadıklarınız, bugün geldiğiniz noktaya düşündüğünüzden daha fazla etki etmiştir.
Bu süreçte neyi nasıl kazanıyorsunuz? Nedir bu yaşarken aklınıza gelemeyen dersler?
Önce birlikte bir şeyler yapmayı öğreniyorsunuz.
Aileniz dışındaki bireylerle bir amaç uğruna, bir araya gelmeye, bir hedefe doğru yol almanın nasıl bir şey olduğunu yaşayarak öğreniyorsunuz.
Paylaşmayı, yardımlaşmayı, sabretmeyi ,sevmeyi, kızmayı hatta nefret etmeyi bile bu takım dediğimiz grup içinde öğreniyorsunuz.
Son saniyede attığı bir basket ile maçı kazandıran, o nefret ettiğiniz arkadaşınızla maç sonunda sevinçle birbirinize sarıldığınızı anı düşününce, o nefretin nasıl yok olup sevgiye dönüştüğünü hatırlayıp şaşırıyorsunuz.
Bir gün antrenman geldiğinizde hep şikayet eden arkadaşınızın ayrıldığını bir daha gelmeyeceğini duyunca üzülüyorsunuz.
Onu farklı bir takım ile saha da gördüğünüzde, yine aynı olduğunu ,yine hiç bir şeyden memnun olmadığını görüyor ve takımınıza daha çok bağlanıyorsunuz.

Yorumlar
Yorum Gönder