Son iki sezon, büyük çoğunluğu 16-17 ve 18 yaşındaki çocuklarla çalıştım.
Fiziksel olarak, “altı aylık” bir sürenin bile çok büyük fark yarattığı bu kritik dönemde, iki hatta, üç senenin hiçbir farkı yokmuş gibi, sadece maç sonuçlarına ve istatistiklere odaklananları görünce gerçekten çok üzülüyorum.
Ayrıca bu yaş grupları arasındaki farkın, alınan süre ile orantılı olarak tecrübeye yansımasının da gözden kaçırılması çok üzücü.
Arada hiç bir fark yokmuş, tüm oyuncular aynı çizgideymiş gibi neticeyi konuşmak birçok oyucunun motivasyonunu düşürdüğü gibi bazen de basketbolu bırakmalarına neden oluyor.
Sanırım bu yanlış yaklaşımın nedeni, bir iki tane, üst düzey teknik yeteneğe sahip olan oyuncunun normal karşılanması ve tüm çocuklardan aynı performansın beklenmesi.
Hepimiz biliyoruz ki, geçmişte çok erken göze batan ancak kısa bir süre sonra ortadan kaybolan, buna mukabil hiç dikkat çekmeyen ancak daha sonra sivrilen birçok genç oyuncu var.
Bugüne kadar "gerçekten" basketbolun içinden gelen ve tecrübe sahibi kişilerin, bazı 16-17 yaşındaki çocuklar için “ileride oyuncu olur “dediği tüm oyuncuların bir şekilde oyuncu olduğunu söyleyebilirim.
Ancak basketbolda, yetenek, fizik, basketbol zekâsı ve şansız sakatlıklar başta olmak üzere o kadar çok parametre var ki, genç oyuncuların ulaşacağı profesyonel seviyenin derecesini erkenden tahmin etmek o kadar kolay değil. ( Alperen NBA, Şehmuz Eurolauge, Sadık Eurocup, Cem BSL, İzzet TBL,...TB2L )
Tecrübelerime dayanarak, sonradan ortaya çıkan oyuncuların bunu, on sekiz yaşından sonra fiziksel ve teknik anlamda iyi oldukları özelliklerini geliştirerek ve bu özelliklerini oyunun içinde nasıl kullanacaklarını öğrenerek başardıklarına inanıyorum.
Sakin kalmak, bilinçli olmak ve duruma gerçekçi yaklaşmak son derece önemli.
Bu sebeple velilerin, çocuklarına pozitif yaklaşmalarını ve bazı konuları zamana bırakmalarının yararlı olacağına eminim.
Yorumlar
Yorum Gönder