Ana içeriğe atla

GELECEĞİN BASKETBOLCULARINA ŞİMDİDEN ANLATILMALI





Oyunculara ; Kilo almak ve kilo vermeyi başarmanın hem zihinsel hem de fiziksel bir mücadele olduğunu anlatmalıyız. 


Koçlara ; Daha çok pozisyonla oynamanın daha çok top kullanmak olduğunu, daha fazla top kullanmanın da oyunculara daha fazla atış tecrübesi kazandırdığı anlatılmalı. 


Koçlara daha fazla paslaşmanın takım oyunu olduğunu ve bu sayede daha fazla oyuncuyu oyuna dahil ettiklerini anlatmalı. 

 

Oyuncular hangi hareketi A takım seviyesinde yapabileceklerini, hangilerini yapamayacaklarını anlatmalı. 

 

Oyunculara A takım koçlarının onlardan neler isteyeceğini anlatmalı


Bugün taraftarların ve arkadaşlarının alkışladığı hareketlerin onları kandırdığını, ileride böyle oynamalarının imkânsız olduğu izah edilmeli. 

 

A takım maçlarında bir takımın otuz hücum ribaundu alarak maç kazanmasının imkansız olduğunu anlatmalı . Bu tarz maçların sadece altyapıda olduğunu belirtmeli. 








ileride, oyuncuların savunmada top çalmak için hamle yapıp kolayca eksilmelerine hiçbir A takım koçun izin vermeyeceği anlatılmalı.  






İleride, boş pozisyondaki arkadaşına pas vermedikleri takdirde A takım koçu tarafından kenara alınacağını anlatılmalı. 


Oyunculara içlerinden geldiği gibi değil bir düzen içinde oynamalarının gerektiğini anlatmalıyız. 

 

Oyunculara hızlı hücumda nereden koşmaları gerektiğini sürekli tekrarlamalı. 


Çember altındaki kalabalığa girmenin yanlış olduğu vurgulanmalı.


Onlara set hücumlarında bulundukların yerin sadece on santim yanlış olmasının bile büyük sorunlar yarattığını anlatmalıyız. 


Savunmada oyunculara nerede durmaları gerektiğini sürekli tekrar etmeli onlara hücumun ve savunmanın çıkış noktasının temelini anlatmalıyız.







Duruş şeklinin, beden dilinin çok önemli olduğunu bu durumun geçiştirilecek bir şey olmadığı anlatmalıyız

 

Ezberletmekten kaçınmalı ve onların düşünmelerini sağlamalıyız. 

 

Kazanmak ve kaybetme heyecanı içinde (ahlaki davranışlar da dahil ) yanlış alışkanlıklar edinmelerine mâni olmalı, amaçlarının, en iyisini yapmaya çalışmak olduğunu ve hiçbir zaman mücadeleyi bırakmamaları gerektiğini anlatmalıyız.

 

Başarısızlığın sadece bir ders olduğunu, başarısızlıklardan sonra düşmek yerine daha da iyi motive olmaları gerektiğini öğretmeliyiz. 

 

Basketbola her zaman aç olmaları gerektiğini salondan içeri girdiklerinde tüm enerjilerini sahaya yansıtmalarını, dışarıdan gelen yanlış bilgiler nedeni ile kafalarının karışmamasını sağlamalıyız.  


Oyunculara ,İngilizce öğrenmenin önemini anlatmalıyız. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...