Yaklaşık beş altı sene önce koç Krzyzewski’nin Amerika’da verdiği bir seminerin videosunu izlemiştim.
Koç bu seminerde, Amerikalı koçlara, Avrupa basketbolunu sertliğinden bahsederken, “Biz kolej Liginin sert bir lig olduğunu sanıyorduk ancak Avrupa’da hayal edemeyeceğiniz kadar sert bir basketbol oynanıyor bu nedenle hazırlık maçları için Avrupa’dan hakem getirdik” demişti.
O zaman koçun biraz abarttığını düşünmüştüm ancak bugün, koçu daha o günlerde Avrupa basketbolunun gidişatını gördüğü için tebrik etmek lazım.
Türkiye Süper Ligi, Avrupa’nın en sert liglerinden biri olduğu kesin.
Ve bu sertlik içinde kalabilecek istikrarı yakalayan Türk veya yabancı tüm oyuncular için değerli oyuncu diyebiliyoruz.
ALTYAPI
Öncelikli hedefi BSL'ye oyuncu yetiştirmek olan altyapıda sert ve faullü geçen maçlardan sonra oyuncuları ve hakemleri değerlendirirken daha dikkatli olmalıyız.
Legal ve illegal sertliğin farkı o kadar azaldı ki, duygularımıza yenilmeden, oyuncularımızın ileride karşılaşacakları sertliği görüp onları ileride yaşayacakları mücadeleye hazırlamalıyız.
Örneğin; Çok iyi olduğunu düşündüğünüz gelecek vadeden bir oyun kurucunuz var, ancak bu oyun kurucu sert bir maçta yarı sahayı geçmekte zorlanıyor.
Top kaybı, yanlış kararlar artarda geliyor.
Bu durumda hakeme kızmak, oyuncunuzun tarafını tutmak, vakit kaybetmeden başka bir şey değil.
Acilen oyuncunuzu bu baskı karşısında oynayabilmesi için eğitmeye başlamalısınız.
Bu da genelde antrenmanlarda sertlik düzeyini artırmak ile oluyor, ancak böyle bir değişiklik yaptığınızda oyuncularınız yeni düzene alışana kadar, tatsız olaylara kendinizi hazırlayın.
Tabii sorun yalnız oyun kurucunuz ile ilgili değil Oyuncularınızdan biri çok iyi şutör olabilir ancak sert bir maçta yeteri kadar şut bulabiliyor mu?
Çok yüzdeli şut atan bir oyuncu olsanız bile, yakanızdan düşmeyen bir savunma karşısında perdeyi kullanabilmek, topu çabuk alabilmek, çabuk denge bulmak ve çabuk şut atabilmek gerekli. Yoksa iyi veya kötü şut atmanızın bir önemi yok.
Uzun oyuncunuz pota altından arakası dönük çok iyi hücum edebilir? Ancak sert bir, savuma karşısında, serbest atış çizgisine kaç kere gidiyor?
Kaç tane basket faul ile neticelenen atışı var?
Asist yapabiliyor mu?
Ribaunt aldıktan sonra topu elinden kaçırıyor mu?
İlk yaptığı skor ve asist sayısı nedir?
Tüm bunlardan daha da önemlisi oyuncularınız sakatlanarak maç kaçırıyor mu?
Artık bunları düşünmek gerek…
Yorumlar
Yorum Gönder